Kapıdaki minikler mahçup bir edayla 'eski gazeteniz var mı, bayan?' diye sordu. Kadın önce hayır deyip başından savmak istedi minikleri; ama ayaklarına gözü ilişince sustu. Miniklerin ikisinin de ayaklarında eski sandaletler vardı ve ayakları su içindeydi.
İçeri girin de size kakao yapayım, dedi kadın aniden. Şöminenin yanına geçerken çocukların ıslak ayakları halıda iz bırakmıştı. Kadın kendi sıkıntılarını bir an için unuttu ve belki açlıklarını da giderebilir, azıcık da olsa sevindirebilirim minikleri düşüncesiyle kakaonun yanında reçel ekmek de hazırladı.
Çocuklar şöminenin önünde ekmeklerini yerken kadın bir an küçük kızın elindeki reçelli ekmeğe hayranlıkla baktığını gördü. Erkek çocuk kadına döndü ve b[u]ayan, siz zengin misiniz? diye sordu. Kadın şaşkın bir şekilde cevapladı, zengin mi? Yo hayır! Neden sordun yavrum?
Küçük kız elindeki fincanı tabağına dikkatle yerleştirirken, 'sizin kakaonuz ve reçelli ekmeğiniz var da onun için'... diyebildi. Reçelli ekmeklerini yedikten sonra gazetelerini alıp, kadına gülücükler dağıtarak çıktılar dışarıya... Çocuklar o gün teşekkür bile etmemişlerdi; ama teşekkürden binlerce kat daha değerli bir şey öğretmişlerdi kadına: Kendisinin şikayet ettiği imkanları, birçok insan bulamıyordu. Kendisi de bu nimetlere şükretmiyordu.
Evet çocukların söylediği gibiydi: Evlerinde kakao da vardı reçelli ekmek de... Kadın çocukların arkasından bakarken tekrar düşündü halini; başımızı sokacak bir evimiz var. Bir eşim var, eşimin de bir işi. Aslında şikayet edecek hiçbir sebep yok...
Kadın, çocukların oturduğu sandalyeleri şöminenin önünden kaldırıp, yerlerine yerleştirdi. Çocukların çamurlu ayaklarının izleri halının üzerindeydi hâlâ. Kadın o ayak izlerini hiç silmedi. Olur ya; unutuveririm ne denli zengin olduğumu... diyerek. Kadın olanları akşam eşine anlattı ve Allaha binlerce teşekkür ettiler verdiği nimetler için...
Hep bizden daha iyi imkanlara sahip olanları örnek gösteriyoruz. Hep benim niye yok, mantığındayız. Halbuki, bizim yerimizde olmak isteyen milyonlarca insan var öyle değil mi? Şükredecek o kadar çok şeyimiz var ki:
Kira bile olsa bir evimiz, eşimiz, çocuklarımız, annemiz, babamız, dostlarımız, işimiz, sağlığımız... Hatta kakao ile reçelli ekmeğimiz bile var değil mi? Haydi gülücükler dağıtalım çevremize ve şükredelim Rabbimize...
Rabbim nefsimizi terbiye etmeyi öğretsin bize inşALLAH