öyle ölürsünüz!
Evliyâ zâtlardan
Ahmed bin Harb hazretlerini,
“rahmetullahi teâlâ aleyh”
bir gün, bir müslüman evine çağırıp;
- Efendim, hastamız ölmek üzeredir.
Kendisine Kelime-i şehâdeti telkin
etseniz. Biz bir türlü söyletemedik,
diye arzetti.
Mübârek zât hastanın yanına geldi
ve kendisine şehâdeti telkîn etti:
- Haydi, bir kere Allah de!
………………
- Haydi, Lâ ilâhe illâllah de!
………………
Üçüncüde, hasta gözlerini açıp;
- Boşuna uğraşmayın, o kelimeleri
söylemeye dilim dönmüyor,
dedi ve öylece öldü.
Büyük Velî yakınlarına dönüp sordu:
- Önceki hayatı nasıldı hastanızın?
- Her gün şarap içerdi efendim,
dediler.
- Beş vakit namazını kılar mıydı?
- Hayır efendim, kılmazdı.
- Peki, tövbe eder miydi?
- Maalesef hocam, etmezdi.
O zaman buyurdu ki:
- Hepimiz, bu kötü hâlden ibret almalı
ve dâima dînimize uygun yaşamalıyız.
Zîra Peygamberimiz “aleyhisselâm”
(Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz!)
buyuruyorlar.