Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
namazın kazası var mı ?
namazın kazası var mı ?
peygamberimizin(ona selam olsun) sahih bir hadisinde geçtiği üzere Allah kıyamet gününde amellerden öncelikle farz namazdan soracaktır, farz namazı eksik olanın da bu eksiği nafilelerle tamamlanacaktır(kaynağını hatırlayamadım araştırın mutlaka). dolayısıyla bu hadis kıldığımız nafilelerin kaza yerine geçebileceğini gösterebilir Allahu alem. farzlar dışındaki nafileleri terketmeyip düzeninizi korursanız ve geçmiştekinden dolayı da tövbe etmişseniz pişmansanız Allah merhametlidir nice günahkarları ufak bir adımından ötürü bağışlamıştır umarım ki o merhameti sizi de beni de kaplasın. İhtilafın kökenini uzunca araştırıp gitmeniz bence faydalı olmayacaktır, yani öğrenmek istiyorsanız öğrenin fakat en azından sünnet namazlar olarak bildiğimiz vakit sünnetlerini terketmemeye elinizden geldiğince dikkat edin, ve dikkat edelim.
Akıl yürütüyorum diye sınırları vahiyle çizilmiş meselelerde delilsiz fazlaca akıl yürütmek bizi doğru sonuca götürmez.
Namaz için aklın yürüyebileceği yerlerde mezhepler vahiy terbiyesi çerçevesinde akıl ile yürümüşler, içtihat etmişlerdir. Ama vahyi, yani ana kaynağı incitmemişlerdir.
Kaza namazı dört mezhepte de vardır. Çünkü ana kaynakta kaza namazı vardır. Kaza namazı için akıl yürüterek farklı bir yola girenler, meselâ “Kaza namazı yok” diyenler beşinci batıl bir mezhebe sapmış olurlar.
EDASI FARZ OLAN NAMAZIN KAZASI DA FARZDIR
Vakti içinde kılmayarak vaktini geçirdiğimiz her farz namazı “kaza etmek” üzerimize farzdır. Namazı ister sehven, ister unutarak, ister uykuda, ister kasten, isterse başka bir sebeple geçirmiş olalım, fark etmez, üzerimizden farziyeti düşmez. Edâsı farz olan namazın kazası da farzdır. Ayrıca günahından Allah’a sığınmak için tövbe etmek lâzımdır.
Ebû Katâde’nin (ra) anlattığına göre Peygamber Efendimiz (asm), uyku sebebiyle namazını vaktinde kılamadıklarından şikâyet edenlere şöyle buyurdu: “Uykuda iken namazı geçirmek kusur değildir. Uyanık iken kılmamak kusurdur. Sizden biriniz unutursa veya uykuda namazını geçirirse hatırlayınca hemen kaza etsin.”1
Farz namazı bilerek kazaya bırakmaktan sakınmalıdır; çünkü günahtır. Vakti giren farz namazı kılmak, bizim Allah’a karşı borcumuzdur. Bu borcu ödemek zorundayız. Bunu, şartlarımız ne olursa olsun gündemimizin ilk sırasına almalıyız. Bu konudaki duyarlılığımız, bizim Allah’a karşı olan takvamızın da, sevgimizin de, haşyetimizin de bir alâmetidir.
Kaza namazlarını mümkün mertebe geciktirmemek, her ne suretle ve sebeple olursa olsun, vaktinde kılınmayan bir namazı ilk fırsatta kaza etmek farzdır. Kaza namazı borcunun çok olması, yeni kazaları da meçhulde bırakmamızı gerektirmez.
HER VAKİT, KAZA NAMAZININ EN EŞREF VAKTİDİR
Kaza namazı kılmanın hiçbir şekilde belirli bir vakti, saati ve şekli yoktur. Üç kerahet vaktinin dışında her vakitte, her şartta, her durumda, her vaktin kaza namazı kılınabilir.
Hatta Şafiilere göre kerahet vakitlerinde de kaza namazı kılınabilir. Yani kişi müsait olunca her vakit, her türlü kaza namazı kılmak için en eşref ve en mümtaz vakittir. Vakit namazından önce dilediği vaktin kazası kılınabileceği gibi, vakit namazı kılındıktan sonra da dilediği vaktin kazası kılınabilir. Bir defada bir günlük veya birkaç günlük namazın kazası da kılınabilir.
Namazın kazasında önemli olan, namaz borcu olan kişinin karar vermesi ve azmetmesidir. Kaza namazı kılmaya niyet, karar ve azim olduktan sonra, hiç vakit kaybetmeksizin ve hiç kayıt, kural ve şart aramaksızın kaza kılmaya başlamalıdır.
Zaten kaza borcu altı vakitten fazla olanlar için hiçbir kayıt, kural ve şart yoktur. Tek kayıt, şart ve kural, bir an önce kaza namazı kılmaya başlamaktır.
Kaza namazı kılmaya başlarken erkekler kamet ederler. Bir defada birden fazla kaza namazı kılacak olanlar, her namaz için kamet ederler. Kametten sonra, “Niyet ettim Allah rızası için vaktinde kılamamış olduğum ve üzerimde borç olan ilk (veya son) öğle namazının farzını kaza etmeye” diye niyet edilir ve namaza durulur. Vakit namazının farzı nasıl kılınıyorsa, kazası da aynı şekilde kılınır.
Süleyman KÖSMENE
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.
üstünde vahyin olduğu bir konuda akıl ile tersi yönde hüküm vermek caiz değildir. yazar da bunu ifade ediyorsa niye hadiste uykuda veya unutursa kaza etsin demesine rağmen biz bunu "keyfen terkettiyse o da kaza eder" diye anlaması akıl yürütme olmuyor anlamıyorum. bu gayet bir akıl yürütmedir, kıyastır. ibadette kıyas olmaz, Allah unuttu mu ki bu hükmü birisi tamamlıyor?
Kaza borcu sadece mazeretli olarak ibadetlerini terketmiş/yapamamış kimseler için geçerlidir hükmü buna zıt olan hükümden daha vahye yakın gözüküyor, bununla birlikte illa ki böyledir diyebilecek bir delilimiz olmadığından dolayı da bu meselenin problemli ve ihtilaflı olduğunu belirtmek lazım.
Yoksa nafıle namaz kılmıs olur yıne Allahın sevgısını kazanırsın

varlıgında da yoklugunda da senın bır zararın olmuyor.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi