(Kasten [mazeretsiz] namaz kılmayanın diğer amellerini Allahü teala kabul etmez. Tevbe edinceye kadar da Allah'ın himayesinden uzak olur.) [İsfehani]
(Beş vakit namazı terk eden, Allahü Teala'nın hıfz ve emanından mahrum olur.) [İbni Mace]
(Namaz kılmayanın Müslümanlığı, abdest almayanın namazı yoktur.)
[Bezzar]
(İman ile küfür arasındaki fark, namazı kılıp kılmamaktır.) [Tirmizi]
(Namaz, imanın başı ve Cehennemden kurtarıcıdır.) [Miftah-ul-Cennet]
Peki namaz kılmayanın zararı nedir?
Zararı elbette çoktur. Seyyid Abdülhakim efendi hazretleri buyurdu ki: Namaz kılmayan, her şeyden önce bütün müminlere zulmetmiş olur; çünkü her namazda (Esselamu aleyna ve ala ibadillahis salihin) demekle bütün müminlere dua ediliyor. Namaz kılmayan, her gün beş vakit namazda sünnetlerle beraber 21 kere tekrarlanan bu duadan Müslümanları mahrum bırakıyor. Kıyamette bütün müminler bu haklarını namaz kılmayanlardan alacaktır.
Namaza gevşeklik gösteren, kıymetini bilmeyen birçok cezaya uğrar:
Ömründe hayır ve menfaat görmez. Çeşitli aşağılık, hakaret ve zilletler içinde yaşamını sürükler. Çeşitli sıkıntılara maruz kalır. Genelde kötü yerlerde çalışanlar, namazlarını kılmayanlar veya gevşeklik gösterenlerdir. Namazı dosdoğru kılan elbette insanlar arasında saygın bir kişi olacaktır.
Namaz kılan kimsenin verdiği his kimsede yoktur. Namazda bir güzellik vardır ve bu güzellik diğer insanlara da yansır.
Namaz kılanın yüzü de güzeldir., uzun zaman yıkanmasa da günlerce çamaşır değiştirmese de pis kokmaz. Namaz kılmayan her gün yıkansa bu güzelliğe sahip olamaz. Günde defalarca sadaka verse, yetimleri sevindirse, Kur'an okusa, her yıl hacca gitse ve buna benzer her türlü işi yapsa da ibadetleri kabul olmaz. Yaptığı her işinde hayır ve bereket kalkar ve duası da kabul olmaz.
Namaz kılan Ya Rabbi dediği zaman, Allahü Teala (Lebbeyk=söyle yapılsın) buyurur. Namaz kılmayana lebbeyk, işittim demez. Ancak namazı doğru kılan hayır ve bereket sahibi olur. Namazda, Hazreti Adem'den itibaren bütün müminlerin ve bütün mahlukatın hakları vardır. Namaz terk edilince, Hakkın rahmeti örtülü kalır. Namazı kılmazsa bütün müslümanların dualarından, bereketinden mahrum kalır.
Namaz kılmayan, görünüşü bozularak yatağa düşer. Öyle olur ki ölse dahi herkes ondan nefret eder. Nefretle gömerler. Nefretle anarlar.
Namaz kılmayanın ölümünde, gözlerinde korku alametleri, telaş ve hüzün eserleri görülür. Korkulu bir şekilde ölür.
Namaz kılmamakla iman zayıflar. Bir kimse namaza saygı göstermezse melekler dahi ona saygı göstermez.
Namaz kılan, güler yüzlü, parlak ve nurani yüzlü olur. Sevinç ve neşe dağıtır. Kendi kusurlarını ve Hak tealanın lütuf ve ihsanını görür. Renginde güzellik olur. Hem manevi güç saçar hem de sevinçle dolar.
İbadetler imandan parça değildir. Yani inandığı halde bir ibadeti yapmayan veya bir haramı işleyen kafir olmaz. Ancak namazda sözbirliği olmadı. Hanbeli'de namazı özürsüz terk eden kafir olduğu için öldürülür. Yıkanmaz, kefene sarılmaz, namazı kılınmaz ve Müslümanların kabristanlarına konulmaz. Ayağına ip bağlanır, murdar bir it gibi, bir çukur kazıp içine konur. Üzerine toprak atılır. Üzerine kabir alameti de yapılmaz. Şafii ve Maliki'de büyük günah işlediği için ceza olarak öldürülür. Hanefi'de namaza başlayana kadar dövülür ve hapse atılır. Namaz kılmamak imansız ölmeye, kılmak ise iki cihan saadetine sebep olur.
Peki namaz kılmadan dindar olmak mümkün değil midir?
Namaz kılmadan dindar olmak mümkün değildir. Namaz kılmayanın hayır hasenatına sevap verilmez. Peygamber efendimiz, (Namaz kılmayanın ibadetlerine sevap verilmez.) buyurdu. (Ebu Nuaym)
Namaz, dinin direğidir diye boşuna söylenmemiş. Namaz kılan dinini düzeltmiş olur. Namaz kılmayanın dini yıkılır. Namazları mümkünse edepleri ve müstehablarınca kılmalıdır. Hatta cemaatle kılınmalıdır. Muhammed Masum Hazretleri (Bunlardan biri yapılmazsa, yas tutulsa yeridir.) buyuruyor. Bir hadis-i şerif mealinde şöyle yazıyor:
(Bir mümin namaz kılmaya başlayınca, Cennet kapıları açılır. Rabbiyle arasındaki perdeler kalkar. Bu hal, namaz bitinceye kadar devam eder.) [Taberani]
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Kıyamette önce, namazdan sorulacaktır. Namaz doğruysa, diğerlerinin hesabı, Allahü Tealanın yardımıyla kolay geçecektir. (2/67)
Ne yazık ki bazı kimselerde şöyle bir düşünce yer almaktadır: (Ben namaz kılmam ama fakirlere yardım ederim, hayvanlara acırım. Bunlar da ibadettir. Sadece namazı kılmakla olmaz.) diyorlar. Şu ifadeye dikkat: "Sadece namazla olmaz." bu namazı hafife almak olur. Namaz sanki iman gibidir. Namaz kılmayanın, hiçbir ibadetine sevap verilmez.
(Namaz kılmayanın ibadetleri kabul olmaz.) [Ebu Nuaym]
Namaz kılmak işi aksatmaz, aksine işi daha gayretli yapmamızı sağlar. Namazı kılan kul hakkından, haram yemekten korkar. Hadis-i şerifte: (Bir kimse, namazını kasten, mazeretsiz kılmazsa, Allahü Teala onun diğer ibadetlerini faydasız kılar.) buyuruldu. (İ.Gazali)
Allahü Teala namaz kılmayanın iyiliklerine sevap vermez. (Sefer-i ahiret)
Namaz işi aksatamaz. Her iş yerinde mescit varsa o mescide gidip namazı kılmalıdır. Bu işine de olumlu yansır. Yansımasa bile namaz her zaman daha önemlidir. Peygamber efendimiz, (Namaz dinin direğidir) buyuruyor. (Taberani,Beyheki)
Namazsız müslümanlık olmaz.
Peki namazı kazaya bırakmalı mıyız?
Namazı, kazaya bırakmak büyük günah olduğu gibi, kazasını geciktirmek de büyük günahtır. En büyük günah, kaza kılacak kadar zaman geçince, bir misli artar. Kaza etmeyi geciktirince de, tevbe etmek farz olur. (S.Ebediyye)
