Allah Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de “Evlenin” diye hüküm koymuş. Bu hükme karşı gelirseniz 10-15 sene şahsiyet yıkımı yaşarsınız.
20 yaşına kadar sevdiğinizle evlenirsiniz. 30 yaşına kadar beğendinizle evlenirsiniz. 30 yaşından sonra bulduğunuzla evlenirsiniz. Erken evlenmenin bereketi sevgidir. Yaş ilerledikçe insanlar rasyonalist oluyor ve akılcı düşünmeye başlıyor. Erken yaşlarda ise duygusal oluyor. Genç yaşlardaki o duygusallıkla evlenmek daha iyidir.
İlk öğretmen kadındır. Bu sebeple annenin hakkı üç, babanın hakkı ise birdir.
“Çocuk dört sene, dört ay, dört gün olduğu zaman çocuğa Kur’an-ı Kerim öğretiniz” buyuruyor Peygamber Efendimiz. “Çocuklarınıza yüzmeyi, atıcılığı ve biniciliği öğretin” buyuruyor.
Evliliğin mesuliyetini ilk kavrayanlar, kadınlardır. Kadının evlilikte çektiği çile, erkeğin çektiği çileye göre en az üç misli fazladır.
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: “Erkeğik eve girdiğinde kadını korkup titriyorsa, o erkekte hayat yoktur.”
Efendimiz –sallâllâhu aleyhi ve sellem- yemek pişirmiştir, bulaşık yıkamıştır, sökük dikmiştir, çocuk bakmıştır, ev süpürmüştür. Bunları yapan erkeklere kılıbık diyorlar. Kılıbık değil “kalbi ılık.”
120 bin sahabe içerisinde hanımını döven bir tane dahi sahabe yok.
Bunların birileri tarafından söylenmesi lazım. Kur’an açısından, Peygamberimiz ve hadisler açısından, İslam dini açısından vs. yabancıların da hasretini çektiği evlilik hayatı aslında bu: Saygı, sevgi, muhabbet, kadının kocasını aldatmaması, kocanın karısını aldatmaması, sadakat, merhamet, vefakârlık, diğerkâmlık, tahammül etmek…
Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu