Erdem ve fazilet, bir hareketin sahip olması gereken ahlakî ilkeler ve ilkesel ahlak, ne zamana göre değişir ne de coğrafyaya göre.
Karşındaki güç zalim de olsa merhametli de olsa, sen kendin kuvvetli de olsan aciz de olsan, bu ahlakî ilkeleri ve ilkesel ahlakı asla ve asla terk etmeyeceksin.
Muktedir de olsan mustaz’âf da, güçlü de olsan aciz de, her hal û kârda erdemli olmak zorundasın. Erdem, senin hiçbir koşulda terk etmeyeceğin asıl özelliğin olmalıdır.
Zûlme uğraman, sana zalim olma hakkını vermez. Katliama uğraman, sana katil olma hakkını vermez. Baskı ve diktatörlüğün hışmına uğraman, sana baskıcı ve diktatör olma hakkını vermez. İftiraya uğraman, sana iftira atma hakkını vermez. Irkçılığın ve mezhepçiliğin kurbanı olman, sana ırkçılık ve mezhepçilik yapma hakkını vermez.
Düşmanına benzemeye çalışarak, ülkeni de dünyayı de değiştiremezsin. Düşmanına benzeyerek, ancak kendi kendini bozarsın.
Bu konu ile ilgili hadis de ne buyuruluyor:
Enes radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Din kardeşin zalim de mazlum da olsa ona yardım et.”
Bir adam:
Ya Resûlallah! Kardeşim mazlumsa ona yardım edeyim. Ama zâlimse nasıl yardım edeyim, söyler misiniz? dedi.
Peygamberimiz:
Onu zulümden alıkoyar, zulmüne engel olursun. Şüphesiz ki bu ona yardım etmektir” buyurdu.
Hadis-i şerif: Buhârî, Tirmizî

![[Resim: sems-i-tebrizi-sozleri-ii.jpg]](http://4.bp.blogspot.com/-xGAoZcgkZ7A/UbuBlKhTrxI/AAAAAAAABSI/MhYEJHQBGl4/s1600/sems-i-tebrizi-sozleri-ii.jpg)