You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Müslümanca yaşa/mamak...

Müslümanca yaşa/mamak...

هل أنا حقاً أنا ؟
Müslümanca yaşa/mamak...
“Sonra bir teselli niteliğinde olan gece sohbetleri!.. Ne oluyor, ne konuşuluyor bu gece sohbetlerinde? Geceleri bir araya gelen bu müslümanlar, gündüzleri yaptıkları ve yapacakları Rabbani eylemleri mi konuşuyorlar? Oysa bunların gündüzleri ve gündüzlerde İslam’a ayıra­bilecekleri zamanları yoktur ki!.
Bunlar ne yazık ki oturma odası veya gece yarısı mü­cahitleridir. Geceleri oturup, gündüzlerden dert yanarlar. Gündüzlerde İslam’ı yaşamak ve yansıtmak çaresiz bir dert­tir bunlar için. Çünkü vakitleri yoktur. Çünkü işçi olanların devamlı çalışması, işveren olanların devamlı çalıştırması gereklidir. Tatil günlerinde ise koca bir haftanın yorgunlu­ğunu çıkartabilmek haklarını kullanırlar. Velhasıl içinde bulundukları şartlarda zordur İslam’ı yaşamaları ve yansıtma­ları!.
Sonra bir kartpostalla karşılaşırlar. Kartpostalın üze­rindeki “Müslümanca yaşamanın mümkün olmadığı bir yerde, müslümanca ölmenin elbetteki bir yolu vardır.” ifa­desini tebessüm ederek okurlar.
Hoşlanmışlardır, hoşlarına gitmiştir bu ifade. Sanki kendi durumlalarını ifade ediyordur.
Ve alırlar bu kartları ve duvarlara asarlar ve gönderirler diğer kardeşlerine ve onların da sevin­melerini isterler. Çünkü sevinmişlerdir kendileri, çünkü kartpostalda müslümanca yaşamanın mümkün olmadığı yerden bahsedilmektedir ve bu yer, müslümanca yaşa(ya)mayan bu kimselerin bulundukları yerdir
.
Müslümanca yaşa(ya)mama nedenleri gün gibi orta­dadır artık!. Çünkü bulundukları yer, müslümanca yaşama­nın mümkün olmadığı bir yerdir!..
Anlıyamıyorum, anlayamıyorum bütün bunları!..
Müslümanın müslümanca yaşamasının mümkün ol­madığı bir yer var mıdır?
Müslümanlık sadece dar’ul İslam’da yaşanabilecek bir kimlik midir? Müslüman, her şartta ve her zeminde müslüman olmakla yükümlü değil midir?
Kim?
Hangi tağut?
Hangi firavun, müslümanı müslümanca yaşamaktan engelleyebilir?
Müslümanlık, bulunduğumuz şartlarda yapmakla mü­kellef olduğumuz Rabbani hükümlere teslim olmak ve bu hükümleri yaşamak değil midir?
Bizi bundan kim engelliyebilir?
Hapsedilen ve hapishane şartlarındaki İslami yüküm­lülüğünü yerine getiren kardeşimiz, müslümanca kimlikten ve yaşantısından uzaklaşmış mıdır?
Ayaklarından tavana asılı bulunduğu halde gözleriyle namaz kılan kardeşimiz, gözlerimizi ve gönüllerimizi aydın­latan bir güneş değil midir?”
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.