RE: Müslüman olmayan cennete girer mi?
Kim kimi bölüyor. Ne bu çekingenlik. Yüzden fazla misyonerlen ateistlen yazışmışım, yüzyüze konuşmuşum, örgüt lider kadrosuyla gkonuşmuşum, her çeşit ortama girmişim. neymiş. bu beni şaşırtacak.Bu mu bizi bölecek. Bölse bölse kendini böler. :D
Yahu Allah var olduğuna göre Allah'ın sevdiği kullarını kendisi istemeden yolundan çevirebilecek varmı ki. ... :D
Neymiş. Bildiğim doğruyu söylemiyimmi yani. Öyle yapıcaksam yazıklar olsun . Allah bunun hesabını sormazmı. "Biliyordun da neden doğruyu söylemedin "demez mi. diyebilir. ya derse? o riske giremem. ama yanılmış bile olsam "kendi rızamla yanılmış olmam". Halbuki yazmazsam, kendi rızamla hata yapmış olabilirim.
neyse işte. Bu işte ben şöyle düşünüyorum.
Tabiyki cennete girebilir. Giremez diye bir şey yok. Cennetin sahibi kim? Kime hesap verecek? Hiç kimseye. Dolayısıyla, o giremez bu girer diye "kesin" bir hüküm verilemez. Verilen aleyhte sözlerin bağlayıcılığı bir yere kadardır. Allah'ın affediciliğinin üzerinde bir güç hayal edemiyorum.
Hesap sorucu olarak ne kadar güçlüyse, hesap sorma işinden sonraki affediciliğinde de onun üstüne yoktur.
Bakın meseleye kuran çerçevesinde yaklaşırsak, bazı ayetler var, bunları hepimiz biliyoruz zaten. Açık kapı vardır. Ancak ben o açıdan yaklaşmıyorum. Şu açıdan yaklaşıyorum.
Dinin manevi anlamı nedir, cennetin cehennemden kastedilen nedir. neyi temsil eder. Ben bunlara bakıyorum:
- İbadet nedir: "İbadet teslimiyettir". benim bakış açma göre, ibadet, görevden ve diğer tanımlarından daha önce, teslimiyettir. Şudur yani: "Sen benden güçlüsün, ne istersen yaparsın, ben acizim, önünde eğiliyorum, önünde secde edecek kadar kendimi küçültüyorum". -tamam. burada siz secdeye başka bir mana verebilirsiniz. tamam, o manaya da gelir de, evrensel açıdan bu manaya gelir: ben sana teslim oldum". islam nedir? islam da teslimiyettir.
her 3 semavi dinin birbirinden farklı bir felsefi anlamı vardır.
örneğin yahudilik, bağlılıktır. hristiyanlığı yazmıyorum. biliyorum ama yazmayacam, nefsime karşı azıcık zalim olacağım onu yazmıyorum. olmaz, yazmam lazım. hakkı engelleyemem. tamam hristiyanlığın semavi anlamı "hoşluk" tur. tamam, beğenmediniz. beğenmeyin. ben manevi olarak genel anlamını anlattım. size hristiyanlık daha güzeldir demiyorum, öyle değil. değişmiş ve bozulmuş bir dindir, ama bu haliyle o manaya gelir: hoşluktur. islam ise, "teslimiyettir."
islam'ın "teslim" anlayışı, namazda vücut bulur. hristiyan ve yahudiler namaz kılmaz, ancak teslimiyet fikri onlarda bulunur. eğer bir yahudi ya da hristiyan, "teslimiyet" ruhuna göre ibadet ediyor ve güzel ameller işliyorsa, zaten müslümandır. diliyle ne dediğinin ne derece önemli olduğunun kararını Allah verir. Ama kitaba göre verir, ama kendisi başka bir çözüm üretir. Sonuçta islamın ruhuna göre yaşayan insanları tabiyki bir şekilde affetmesini beklemek gerekir.
Ancak;
bir müslüman, diğer dinler daha kolay diye onlardan birisine geçerse, "mürted" olarak tanımlanır.
"Doğrusu inanıp sonra inkar edenleri, sonra tekrar inanıp tekrar inkar edenleri sonra da inkarları artmış olanları Allah bağışlamaz; onları doğru yola eriştirmez."
Burda şöyle bir şey var: yahudiler incili de kabul etmezler. Bu yüzden, hristiyanlara göre dini açıdan daha fazla inkarcıdır.
Şöyle bir şey var: Allah kimin hangi dinde doğacağını, ne amel işleyeceğini zaten önceden biliyor. Burda ince bir detay var: mürted olmamak. Eğer din değişimi olacaksa, doğru yönde olması lazım. Örneğin bir yahudi, hristiyan olursa, mürted olmaz. Geriye gidiş olmaz çünkü, ileriye gidiş olur. Ancak bir hristiyan yahudi olursa, mürted olur. Çünkü önceden kabul ettiği "İsa aleyhisselamı", -eksik bilgiyle de olsa-, artık inkar ediyor demektir, o durumda bir kat daha inkarcı durumuna düştüğü için, mürted olur.
Bir müslüman din değiştirdiğinde her halukarda mürteddir. Mürtedlerin durumu , diğer din mensuplarından daha faciadır.
Allah'ın affetmeyeceğini beyan ettiği günahlar, şirk. kul hakkı. Kul hakkının hristiyanlıkla alakası yok. Geriye kalıyor şirk:
-Yahudilerde -genellikle- şirk olmadığını varsayabiliriz. inkar var, başka şeyler var. ama şirk dediğimizde, yani Allah'a ortak koşma açısından, yahudilik zaten "Allahın birliği esasına dayalı olması nedeniyle" , -şirk olarak görülmeyebilir-.
Hristiyanların ise , peygamberlerine bakış açılarına göre şirk içinde olanı var, olmayanı var.
"Duasını isaya göre yapanlar elbette şirk suçunu işlerken, "isa Allahın sesidir" diye düşünenler, pek de şirk suçlusu görülmez herhalde.
Yani 2 tane suç yokmu. şirk ve kul hakkı. Bunun hangi dinle olmasıyla ne alakası var. İnsan her dinde şirk suçunu işleyebilir. Mesele ne: "mesele tüm kainatların alemlerin yaratıcısına karşı kafa tutup, isyan etmemek". Bunu yaparsan şirk. bunu yapmayan adam hangi dinden olursa olsun daima bir kurtulma ümidi vardır. Şirke kimse bir şey yapamaz. Çünkü -kitapta verilen vaatlerin tamamen dışında ve bundan hariç olmak üzere- öyle bir kafa tutuşun karşısında , o kul ile Allah arasında aracı olmaya cesaret edebilecek birisini hayal edemiyorum.
Onun dışında her şeyin çözümü vardır. Kul hakkını affedemeyeceğini belirtmiş ama, isterse o işin çözümüyle alakalı çok şey anlatılmıştır. Üstünde kul hakkı olsa dahi, bir kulu affetmek isterse, diğer kula pazarlıkla, hakkından çevirebilir. Ama şirkin bu şekilde affedilmesi şansı yoktur, çünkü senden davacı olan zaten Allah'ın zatı kendisi. ee. böyle bir şeyin çözümü yokki. kim araya girebilir?
Bunu ilk beğenen sen ol.