O nasıl ekmek ki sadece kanla yenen
Tanrı'nın almaya kıymadığı canları,
Ellerimizle çıkardık... işte kanları!
Salt, katık olsun diye özgürlüğümüze. Topal kıs kıs gülüyordu karşıdan, bize
Adamdan kurbanlar veriyorduk dağlara,
.............................çekiyorduk sehpalara
................................mavi bayraklar gibi.
İşte, Ahmet'ler, Mehmet'ler ve de Durmuş'lar
El ele, üçlü --ya tek-- çarmıha vurmuşlar Karşı kıyıya geçecek gemicileri.
....................................
"Su..." ama boşunadır avuntu aramak! Mümkün mü, kan susamışlığını suvarmak?
Ahmet Muhip Dıranas | Şiirler