Anlayana her şey rahmet…
Bir şeyh efendi müritlerini imtihan etmiş.
Sormuş ki, “Kaderi yazan sen olsaydın ne yapardın?”
Müritlerden biri cevap vermiş; “Gayrimüslimleri yok ederdim.”
Öbürü demiş ki, “Âlimleri himaye ederdim.”
Diğeri demiş ki, “Müslümanların kalkınmasını temin ederdim.”
...Sıra diğer talebeye gelmiş, demiş ki, “Efendim her şey merkez-i maksudundadır. Değiştirilecek, ilave edilecek, eksiltecek, düzeltecek hiçbir şey yoktur!” ...
Bu şahıs imtihanı kazanmış. İsmi de Merkez Efendi olmuş… Dikkat edilirse, diğerleri Allah’ı beğenmemişler ki, haşa, onun noksan işlerini tamamlamaya niyet etmişler. Bu hal, Allah’ı tenkittir. Her şeye nizam veren, o nizamı ettiren Allah’tır. Hayatı istediği gibi tanzim ve tertip eder. Öyleyse Allah’ın işine karışmayalım, kaderi tenkit etmeyelim.
Mesela bende 50 senedir ülser var. Onunla arkadaş olduk. Canım sıkıldığı zamanlarda ülser nüksediyor. Sonra diyorum ki, perişaniyetinden müteessir olduğumuz ve düzeltemediğimiz şu dünya, bir Kadir-i Rahim’in mülküdür.
Mülkü sahibine teslim et, cefasını değil, sefasını çek…
...Hekimoğlu İsmail...
...Öyle garip bir dünya...
...Olmaz dediğin ne varsa olur...
...Düşmem der düşersin...
...Şaşmam der şaşarsın...
...En garibi de budur ya;...
...Öldüm der durur yine de Yaşarsın...