You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

muhavvil (halleri oluşturanın) nazarı

muhavvil (halleri oluşturanın) nazarı

General
muhavvil (halleri oluşturanın) nazarı
Bâyezid Bistâmî (ks) bir grup müridi ile tevekkül üzere oturmuşlardı. Bir süre geçti ama (yiyecek olarak) bir hediye gelmedi. Hiç kimseden iyilik ve yardım da göremediler, güçsüz kaldılar. Müridleri: “Ey şeyh, eğer izin verirsen rızık aramaya gidelim.” dediler. Şeyh: “Eğer rızkınızın nerede olduğunu biliyorsanız gidin ve isteyin.” dedi. Onlar: “O halde Allâh’a duâ edelim de bu ihtiyaç ve sıkıntı hâlini bizden gidersin.” dediler. Şeyh: “Eğer O’nun sizi unuttuğunu düşünüyorsanız duâ edin.” dedi.
İhtiyaç sâhibiyiz ama isteyecek dilimiz yok,
Cömert olan Kerîm’in huzurunda istemeye ne gerek var.
Müridler: “O halde tevekkül üzere oturalım ve konuşmayalım.” dediler. Şeyh onlara cevâben: “Allâh’ı denemeye kalkmayın.” dedi. Müridler: “Ey şeyh, o halde çâre nedir, ne yapalım?” dediler. Şeyh: “Çâre, çâreyi terk etmektir.” dedi. Yâni çözüm, kendi tercihini terk etmektir, takdir neyse o olur. Ey yiğit! Tevekkülün hakîkati, kişinin kendi tercih yolundan kalkıp gitmesi, işleri yapıp etme gözüne mil çekmesi (amelini görmemesi), rızâ ve teslim çadırını kazâ ve kader mahallesi üzerine germesi, Allâh’ın izzet perdesinden ne zuhûr edecek diye gözünü ilâhî kader hükümlerinin akışına çevirmesidir. Meydana gelen her şeye hâl nazarıyla değil, muhavvil (halleri oluşturanın) nazarıyla bakar. (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân, 15. Cilt, Erkam Yay.)
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.