You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Muhammed İkbal'den Anekdotlar

Muhammed İkbal'den Anekdotlar

Forumcu
Muhammed İkbal'den Anekdotlar

ben bu dünyada mıyım yoksa ayrı mıyım
dünyayı gören biri miyim tepeden tırnağa dünya mıyım
o tanrı kendi mekansızlığında sürekli durur
yeter ki söyleyin artık bana: ben neredeyim
...
Mevlânâ, aşkın rehberidir;
sözleri susuzlara çeşme,
vücudu vecd-ü heyecandır
...
Kendi nefsine hükmünü geçiremeyen insan, başkalarına kul olur
Başkalarının istediği gibi yaşayan insan,
nefes alır, lâkin canı yoktur
...
Düşmanın seni korkak gördü mü,
bir bahçeden gül toplar gibi kolaylıkla seni ele geçirir
Düşman kılıcı başına daha kuvvetle iner
Onun bir bakışı, sana hançer gibi korkunç görünür
...
damarlarda akan o tükenmiştir artık
o yürek o aşk da yitip gitmiştir artık
namaz oruç hac kurban hepsi var da
ama sen tanrısal aşk, bir sen yoksun artık
...
Nereli olduğumu soruyorsun bana
Ben, ömrümce kendi içine kıvrılan adam;
Başıboş bir dalgayım ki okyanusta
Yokum, kendime kıvrılmasam
...
İtiraf etmem gerekir ki;
metafizikten biraz sıkılmış durumdayım
Fakat ne zaman birileriyle bu konuda konuşmak durumunda kalsam,
onların sunduğu delillerin,
her zaman, eleştirmeden kabullendikleri ifadelere dayandığını görürüm
Bu nedenle o ifadelerin önem ve değerlerini tartmaya mecbur olurum
Meselelerin tüm formlarında giriştiğim deneyim,
beni, tekrar kuramsallığa başvurmaya itmektedir
Sanırım metafizik ile ilgili konulardan tamamen sıyrılmak imkânsız
...
Ümitsizlik seni mezar gibi sıkar
Elvent dağı dahi olsan seni temelinden yıkar
...
Fakr, dünyaya kalben bağlanmamak,
dünyayı kendi başına değerli görmemektir
Fakr sıfatına sahip kişi, dünya malına ehemmiyet vermez
Geçici olan dünyanın rahatlık ve zevklerinden kendini uzak tutar
...
Ne zamana kadar rütbe ve mansıp dileneceksin;
çocuklar gibi sopadan ata bineceksin?
...
yurdunu terk etmişti mecnun, çölü de terk etsin
söyleyin, görme hevesinde ise Leyla'yı da terk etsin
ey derviş, burada, olgunluğa erişince elde edilir erek
sen dünyayı terk etmişsin bir tek, öte dünyayı da terk et
öykünmekten daha iyidir kendini yok etmek
kendin ara yolunu, Hızır'ı beklemeyi terk et
sanki kalemsin dilin ellerin sözleriyle dolu
elin sözüyle gereksiz övünmeyi terk et
...
Hayat, arayıp tarama içinde gizlenmiştir; onun aslı arzu içine gizlenmiştir
Kalbinde arzuyu yaşat
Ta ki, bir avuç toprak olan bu varlığın bir mezar haline gelmesin
Arzu, renk ve koku cihanın canıdır, her şeyin yaradılışında arzu mevcuttur
...
Bir avuç topraktan cayır cayır yanan ateş vücuda getirmek,
ancak benliğin terbiyesi ile mümkündür
...
Bir avuç topraktan kimya vücuda getir
Bir kamil mürşidin eşiğini öp!
Mevlana gibi mumunu uyandır;
Tebriz ateşi içinde Rum’u yak
...
Ömer gibi deveden kendin in
Sakın başkasına minnettar olma sakın
...
Eğer Hakk’ı tanıyorsan gamdan kurtul
Şu az, bu çok endişesinden kurtul
...
Ne zamana hayat libasını yırtacaksın?
Ne vakte kadar karıncalar gibi toprak içinde yuva yapacaksın?
Kanatlan, şahinlik öğren;
ne zamana kadar çör çöp içindeki dane peşinde koşacaksın?
...
Kendine Türk, Afgan adını vermişsin
Yazık sana ki olduğun yerde kalmışsın;
bir adım ileri gidememişsin Müsemmayı isimden kurtar
Kadehlerden geç, küp ile meşgul ol
...
Lâ ilâhe illallah asası elinde bulundukça,
bütün korku tılsımlarını bozar, parçalarsın
...
Acımasız bir gerçeği açıkladığım için sizden özür dilerim
Girişiminizde başarısız oldunuz ve evinizden uzak
yabancı bir diyarda kısmetinizi denemek istiyorsunuz
Bu, başarısızlığın, sizin kararlılığınızı arttırmasından değil
başarısızlığınızı gören insanlardan gizlenmek istemenizdendir
...
Hristiyanlık Tanrı’yı sevgi, İslâm ise Tanrı’yı güç olarak tanımlar
Bu iki görüşün hangisinin doğru olduğuna nasıl karar vereceğiz?
Bence, evren ve insanlık tarihi, bize hangi görüşün doğru olduğunu söylüyor
Ben, tarihte, Tann’nın sevgisinden ziyade,
gücünün yansımalarını görüyorum
Tann’nın sevgi yönünü inkar etmiyorum,
benim buradaki kastım, tarihsel tecrübelerimize dayanarak
Tanrı'nın Mutlak Güç şeklinde tanımlanabilir olduğudur
...
Adalet, değeri ölçülemeyecek bir hazinedir,
ancak onu merhamet duygusunun çapulculuğundan korumak gerekir
...
Güç simgesi olan sen! Mehdi’yi beklemeyi bırak,
git ve kendi Mehdi’ni yarat!
...
Rûmî’yi takip ediniz,
o nereye giderse siz de gidiniz ve
bir müddet başkalıkları terkediniz
...
Dosttan ayrılan gönül,
medreseden, mektepten aldığı bilgilerle asla huzura ermez
...
Haşa ben ölümden korkmuyorum
Çünkü ben Müslümanım
Her Müslümana yakışan da ölümü tebessümle karşılamaktır
Hakikaten ölüm ebedîyet alemine açılan ilk perdedir
...
Ey genç,
böyle bir gönlün (Allah sarhoşu bir gönül)
eteğine yapış; köle doğmuş iken hür öl
...
Pîrlerin hırkaları altındaki testiler şimdi boşalmış gitmiş
Yazık ki gençlere has o şarabın yerini hiç kimseler bilmiyor
...
Soruyorsun, göğsün içindeki gönül ne demek
Soruna yanıtım şudur,
Gönül aklın tutuşmasıdır ve acı çeken yürek
Bunlarsız o sadece çamurdur
...
dinle kendini gösterme keyfinden yakınmamı
kendin çıktın ortaya açıkladın gizlerimi
alevden ayrılan kıvılcım gibi başıboş olma
git dertli gönüllerde ara çile evini
...
toprağın derinliğinde tohuma can veren kim
deniz dalgalarından bulutları göğerten kim
...
ufuklardan bitkilere yaşam sunan rüzgârı estiren kim
yeryüzü kimindir, o baktığın güneşin ışığını gönderen kim
...
buğday başağının gözelerini inci ile dolduran kim
mevsimleri sırasıyla değişme özelliği veren kim
...
ey toprak ağası bu topraklara bir bak senin mi ki, değil
babanın tapulu malı değil, benim değil, bilirim kimdir kim
...
Deliye her gün  bayram...
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.