DOĞU EDEBİYATI (KÜLTÜR, SANAT VE EDEBİYAT DERGİSİ), YIL: 1, SAYI: 1,
İLKBAHAR-YAZ 2007
47
MUHAMMED İKBAL’DEN ŞİİRLER
Türkçesi: Prof. Dr. Halil Toker
Pakistanlı şair ve yazar Muhammed İkbal (1873-1938)
EĞİTİM
Yaşam başka bir şey, ilim ise bambaşka
Yaşam cismin ciğeri, ilim zihni aydınlatmakta
İlimde zenginlik, güz ve zevk varsa da
Bir soru var ki hâla kafamı kurcalamakta
Şaşılacak ne var senin kadehin boş kalmışsa
Görüş sahipleri az da, âlimler çok ortada
Medrese şeyhinin tarzında gönül ferahlığı ne arar
Kibrit ne işe yarar ampulü tutuşturmakta!
(Zarb-ı Kelîm, s.79, Külliyât-i İkbâl (Urdu), s.
541)
GÖRÜŞ ZEVKİ
Şu ölüme mahkûm Çinlinin ne yüce idi benliği
Ki idam ânı geldiğinde şöyle dedi cellâda:
Dur! Biraz dur da bakayım kılıcın güzelliğine
Çünkü cezp ediyor gönlümü bu hoş manzara!
(Zarb-ı Kelîm, s. 132, Külliyât-i İkbâl (Urdu), s.
594)
ŞAİR
Kavim vücutsa eğer, onun azaları fertler
Kavmin sanatkârları kavme el ayaklık eder
Onlarla düzeni kaim hükümetin, onlar güzel
yüzü kavmin
Kavmin gözünü aydınlatır güzel sözlü şu şairler
Bir uzuv ağrırsa eğer, gözler her dem yaş akıtır
Tüm vücudun dert ortağıdır kavmin gözü şu
şairler
(Bâng-ı Derâ, s. 61, Külliyât-i İkbâl (Urdu), s.
61)
Sen ne yeryüzü, ne gökyüzü içinsin
Dünya senin içindir sen dünya için değil
Bu akıl ve gönül de aşk ateşinin kıvılcımı
Akıl çerçöp, gönül sazlık ateşinden başka bir şey
değil
Ah ile feryat makamıdır şu çimenlik ve çayır
Gül bahçesi değil o, yuva yeri hiç değil
Engin denizlere açılmak için yaratılmıştır gemin
Ravi, Nil ve Fırat’ta oyalanmak için değil
Zamanında yıldızlara yol gösterenler
Yol bilen biri gelir diye beklemekteler
Yüce görüş, güzel söz, cesur yürek hep birden
Kervanın önderi için yolda azık görevi görürler
Basit bir laftı bu, Acem düşününü takip edenler
Geliştirip karıştırdı onu, destan gibi süslediler
Boğazımdaki nağme Cebrâil’i sarsacak türden
Ve de “Lâ-mekân” için sakladığın o kelimeler
(Bâl-i Cibrîl, s. 49-50, Külliyât-i İkbâl (Urdu), s.
341-342)