Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Muhabbetullah...
Muhabbetullah...
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
-“Aşığın kendi sıfatlarını terk etmesi ve bunun yerine sevgilisinin sıfatlarına girmesidir.”
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
-Ey Mansur, sevgi-muhabbet nedir?
-Bu gün sorma, yarın sor.
Ertesi gün olur Hallac’i katletmek üzere zindandan çıkarırlar ve bir meydana götürüler. Mansur, tam bu sırada yetişen Şibliye şöyle seslenir:
-Ey Şibli, sevgi- muhabbet’in evveli yanmak, sonra katlonulmaktır.
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Rabia Hatun, Malik b. Dinar'a şöyle der:
-Söyle bana, niçin Allah'a ibadet edersin? Buna cevap olarak Malik b. Dinar şöyle der:
-Cennete müştakım. Buna bir cevab vermeden Rabia hemen Sabit'e dönüp:
-Oğlum, sen kulluk etmekde Allah'dan ne istiyorsun? deyince, Sabit:
-Cehennemden korkuyorum, diye cevab verir. Bundan sonra Rabia Hatun konuşmaya başlar:
-Malik, sen yalnız bir şeye tamaan çalışan işçiye benziyorsun. Sabit! Sana gelince; sopa korkusundan iş tutan amele gibisin.
Bu sözler Malik ve Sabit üzerinde derin tesir yaptı. Sebebini sordular
-Ya Rabia! Sen nasıl bir ibadet edersin ki.. Rabia Hatun bunlara şu cevabı verdi:
-Allah sevgisi ve ona karşı bol şevk ve aşk.
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
- Ey Ebu Mahfuz! Bana söyler misin, seni halktan ayırıp ibadete daldıran nedir
Mâruf-u Kerhî sustu. Sonra suali soran dedi ki:
- Ölümün hatırlanması mıdır
- Ölüm de ne imiş!
- Kabir ve berzahın hatırlanması mıdır
- Kabir de ne imiş!
- Cehennem korkusu veya cennet ümidi midir
- Bunlar da ne imiş! Bir sultan vardır. Bütün bunlar onun kudret elindedir. Eğer O´nu seversen, bütün bunları sana unutturur. Eğer O´nunla aranda bir marifet varsa, bütün bunların yerine geçer.
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi