Allahu Zülcelâl bir insana muhabbet (aşk ve şevk) veriyor. Fakat insan, muhabbetin neden dolayı geldiğini, niçin verildiğini düşünmüyor. Hâlbuki kendisini Allah’a verdiği için Allah da ona muhabbet vermiştir.
Bundan başka, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi veselleme uymuş, mutabaat etmiş idi. Bundan dolayı da muhabbet verilmişti. Fakat o mutabaat azaldığı zaman, insanın muhabbeti de azalıyor. Çünkü muhabbet, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellemin mutabaatına bağlanmıştır. Bu dünyada bir şeyimiz kaybolduğu zaman, hemen onu aramaya koyuluyoruz. Peki, dünyada geçici olan, adî bir şeyimizi arıyoruz da neden kaybolan muhabbetimizi, Allah aşkını aramıyoruz.
Hâlbuki insan, o muhabbetle Allahu Zülcelal’in rızasını kazanarak, cennete girip cehennemden muhafaza olacaktır. Haklı olarak, insan nasıl ki kaybolan dünyalık bir şeyini arıyorsa Allahu Zülcelal’in muhabbetini daha ziyade araması lâzımdır.
O muhabbetin tekrar bulunması da yine Hz. Peygamber sallallahu aleyhi veselleme mutabaat etmekle mümkündür. İnsan, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi veselleme mutabaat ettiğinde, yine eski muhabbetini bulacaktır.
Hepimiz şunu derinlemesine düşünüp tecrübe edelim. İnsan, Allah’ın zikriyle meşgul olduğu zaman, kalbi çok mutmain olup dünyası da cennet gibi olur. Buna karşılık, insan Allah zikriyle meşgul olmayıp bütün dünyanın hükümdarı da olsa o kimse felâh bulamaz, rahat da edemez.
Şimdi biz buradayız. Fakat şu an, kabre doğru gittiğimizden haberimiz var mı? Allahu Zülcelâl, bu ömrü bizlere sayı ile vermiştir. Onun için ömrümüzü boşa sarf etmeyip tefekkür etmemiz lâzımdır. Bir insan, bir evliyanın yanına giderek;
— Kurban bana nasihat et! Demiş. Evliya:
— Senin annen baban yaşıyor mu? Diye sormuş. Adam:
— Hayır! Diye cevap verince Evliya:
— Ben sana ne diyeceğim. Bak annen baban vefat etmiş. Demek ki sıra sana gelmiştir, demiştir. Nitekim Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem bir hadisi şerifte şöyle buyurmuştur:
— İbret için insana ölüm yeter. (Beyhaki)
Allah-u Zülcelâl, kendi fazlı ve keremi ile bizlere muamele etsin ve hepimize razı olacağı şekilde salih amel nasip etsin... (Âmin)