Mevzu malum; Bangladeş’teki Cemaat-i İslam hareketinin lideri Abdülkadir Molla, Pakistan’dan 1971’de kazanılan bağımsızlığı müteakiben dokuz ay süren içsavaştaki ‘savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçlardan’ yıllar sonra asılarak idama mahkûm edildi. Bu yazıyı bitirdikten bir süre sonra da idam edildiği haberi geldi. Bangladeş’te zaten sorunlu olan siyasi iklim ve toplumsal uzlaşmaya hizmet etmeyecek bir gelişme olduğuna şüphe yok. Fakat bu idamı başka yönleriyle de konuşmak gerekir.
En baştan söyleyeyim, ben idam cezasına karşıyım. Bu ilkesel bir tutum. Siyasi meşrebime göre değişmez. Lamı cimi yoktur. Misal, geçmişte yargılanıp hapiste şaibeli koşullarda ölmüş Miloşeviç, mümkün olsaydı da idama mahkûm edilebilseydi, ona da karşı çıkardım. Yahut Mısır’ın darbeci generali El Sisi, devran döner de idama mahkûm olursa, yine aynı tutumu sergilerim.
Peki, bizdeki kampanyanın meselesi ilkesel olarak idam mı, yoksa kimin idam edildiği miydi? Misal, siz bizim medyadan doğruluğu yanlışlığı bir yana Abdülkadir Molla ve Cemaat-i İslami hareketine yöneltilen suçlamaları bile öğrenemezsiniz. Boşuna aramayın, bir iki ‘savaş suçları’ cümleciği bulursunuz anca... Bangladeş neresi, Pakistan neresi? Geçmişte neler oldu, asla bilemezsiniz.
Ben söyleyeyim. Abdülkadir Molla savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçlarla bağlantılı altı ithamın beşinden mahkûm oldu. Bana sorarsanız kurulan mahkemede hem şaibe eksik değil hem hukuki açıdan tartışmalı. Lakin bütün bunlar Abdülkadir Molla ve mensubu olduğu hareketin geçmiş ‘günahlarını’ temizleyecek cinsten de değil.
Bangladeş’te asılmasını isteyen, sokaklara dökülerek ömür boyu hapis cezasının idama çevrilmesinde rol oynayanlar çok. Niye dersiniz? Onların gözünde Molla’nın lakabı, başkent Dhaka’nın Mirpur bölgesindeki eylemlerinden ötürü ‘Mirpur kasabı’dır. Ona isnat ettikleri suçlamalar, ‘Bağımsızlık savaşına karşı kurulan Bedir isimli paramiliter grubun üyesi olmak, Pakistan ordusuyla işbirliği yapmak, aralarında genç bir kadın şairin kafasının kesilmesi dâhil 200 aydının ölümünden sorumlu olmak, 11 yaşında bir çocuğa tecavüz’...
Molla ithamları reddediyor. Haksızlığa uğramış, zemzemle yıkanmış, müstesna bir mümin miydi, değil miydi bilmem! Ama Bangladeş’e dair ahkâm kesmeden önce Bangladeş denen ülkenin tarihini az biraz bilmek icap eder. Misal Bengali’lerin gözünde Cemaat-i İslami hareketinin Pakistan ordusuyla işbirliği yapıp kendi insanlarının ölmesine sebebiyet verdiğini... Pakistan ordusunun 300 bin kadına tecavüz ettiğini... Bir gecede toplanan aydınların kurşuna dizildiğini, bunun ödüllü bir fotoğrafının da bulunduğunu... Ortaya çıkarılan toplu mezarları... Dokuz ayda resmî rakamlara göre 3,5, gayrı resmî rakamlara göre bir milyon insanın öldürüldüğünü...
Britanya sömürgeciliğinin altkıta’yı dinî hatlarla kesip bölmesinin sonucudur Bangladeş’in Pakistan’a bırakılması. Haritaya bir bakın, yamalı bohça misali, iki ülke arasında sınır bile yoktur. Nüfusun yüzde 60’ının Bengali olduğu bu ülkede 1950’lerde Pakistan’ın Müslüman liderliğinin Bengali diline ağır baskılarının sonucudur ilk milliyetçilik. Bengali insanına üçüncü sınıf muamele edilmesi, ne orduda ne hükümet mevkilerinde yer verilmesi, ekonomik olarak sömürülmesinin de öyle...
Abdülkadir Molla için kampanya yürütenler, sırf ‘din kardeşliği’ edebiyatı yapmazdan önce mayanın neden tutmadığını bir düşünsünler. Benden haber vermesi, Pakistan’da ‘Bangladeş ve Bengalilerden özür dileme’ kampanyası var. Abdülkadir Molla’nın idamına karşı çıkanlar, belki bu özür kampanyasına da katılırlarsa, toplumsal uzlaşmaya katkıları olur.
Bana düşen idama karşı omurgalı duruştur. Hiç hazzetmediğim siyasi ve ideolojik çizgideki biri için bile. Onu ve mensubu hareketi mazlum edebiyatıyla savunanlardaki omurga esnekliğinin yılankavi olmasına bu yüzden şaşarım!
ceydak22@gmail.com
Twitter: @ceydak
Bu konuyu paylaşmamdaki amaç, her eline kalemi kağıdı alanın yazar olmadığı, olamayacağı, güncel dürüst tarafsız olması gerektiğini iğneleyip hatırlatmaktır.
Şiddetle ve esefle bu gazeteci yazarı kınıyorum, iletişim bilgilerinden kişiye eleştirilerimi dile getirdim. Sizde eleştirilerinizi veya düşüncelerinizi iletişim bilgileri ile ulaştırabilirsiniz kendisine
Yazık!!!
Çok malın köleliğide çok olur! YAŞASIN ASİL YOKSULLUĞUM ..