![[Resim: kurtulus-savasi-milli-mc3bccadele-kemalh...c3bcrk.jpg]](http://belgelerlegercektarih.files.wordpress.com/2012/06/kurtulus-savasi-milli-mc3bccadele-kemalhli-alim-mevlevi-ibrahim-hakki-efendi-kemal-atatc3bcrk.jpg)
İbrahim Hakkı Hazretleri, Millî Mücadele'de özelikle de Erzurum ve Erzincan bölgelerinde sarıklı mücahitlerin başında büyük hizmetler vermişti. Çünkü onun için en önemli şey, İslâm'ın muhafazası ve bu uğurda bütün İslâm düşmanlarını bu cennet vatandan kovmaktı. Hizmetle dolu Millî Mücadele yıllarından hemen sonra yavaş yavaş Millî Mücadele ruhuna aykırı davranışlar kendisini hissettirmeye başlayınca Erzurumlu Kadı Raif Efendi ile birlikte Ankara'yı yakından takib etmeye başlamışlardı.
İbrahim Hakkı daha 1921 yılının Temmuz ayında iken Ankara'nın makam-ı hilâfeti ilga edeceğini, medreseleri kapatıp, her türlü din eğitimine zincir vuracağını etrafındakilere haber verdiğinde kimseyi inandıramamıştı.2 Fakat İbrahim Hakkı Efendi'nin Erzincan ulemasına 1921 senesinde söylediği Ankara hakkındaki kanaatleri daha sonra ayniyle çıkmıştı. Gerçekten 1924 yılında hem hilafet kaldırılmış ve hem de onun gözü gibi sevdiği ve bir daha açılmamak kaydıyla kapısına kilit vurulan medreseler kapatılmıştı. Hilâfetin kaldırılması özellikle onu derinden yaralamıştı. Çünkü ona göre hilâfet müessesesi çok önemliydi. İslâm dünyasını değişen dünyada ayakta tutacak yegâne kurum ona göre hilâfet-i İslâmiyeydi.
İstiklal Mahkemesi ve idam kararı
Şark İstiklal Mahkemeleri, 1924 yılı sonlarına doğru hakkında gıyabî olarak idam karan verir. Ancak o bu kararın verildiği sıralarda hayata gözlerini kapar.
Vefat haberi İstiklal Mahkemesine intikal ettirilir, mahkemenin gönderdiği bir heyet, durumu yerinde tespit eder ve bir rapor halinde Ankara'ya bildirir. İstiklal Mahkemesi bu büyük İslâm âliminin gıyabında verdiği idam kararının infazına fırsat bulamaz. Çünkü kendisi bu karardan önce 14 Ekim 1924 (15 Rebiü'l-evvel 1343) tarihinde Pazartesi günü vefat etmiştir.
''Vefat etmeden once savunmasini yazmisRuyasinda Peygamber (sav) Efendimizi gormus..
Efendimiz;Ey Ibrahim! Biz kucagimizi acmis seni bekliyoruz.Yoksa yanimizi gelmek istemezmisin? demis.
Ve Ibrahim Hakki hazretleri hemen uyanir
Daha once yazdigi savunmasini hemen yirtar.Namaz da vefat eder.
Defnedikten sonra Hukumete! haber verilir.Nami diger seyyar kasap olan istiklal mahkemesi heyeti,olenin o sahis olduguna inanmak icin mezarindan cikartilir.Evet, olen giyabinda idam cezasi verilen Ibrahim Hakki Hazretleridir.
Buraya kadar her sey normal
Bundan sonra dunya dunya olali gorulmemis bir zulum islenecek her karis topraginda sehit fiskiracak olan bir memlekette
Ustad Beddiuzzaman'in dedigi gibi;ZALIMLER ICIN YASASIN CEHENEM.
''Mubarek zati mezardan cikartip orda derma-catma bir idam agaca kurulur
Adalet!!! yerini bulsun diye O zatin cesedini orda asarlar..Alem-i ibret olsun diye gunlerce idam agacinda bekletirler""
Merhumun vefatından sonra ailesine taziyeye gelen yakın bir dostu şöyle demiştir:
“Dünya ağlasa revadır bu zât-ı pâke,
Hiç yakışır mı bu zât gömülsün hâke”