Önce duvara çarptım sözlerimi..
Onlar henüz varmamışken duvarın sert yüzüne
ilk kırılan gözlerim oldu yine.
O an
kırık dökük yağdı avuçlarımın içine gözyaşlarım.
Eğildim sonra dizlerimin üzerine
Baktım ki; öylece duruyor yerde
kırılıp dökülenler.
Her yer dağılmış.
Derli toplu bir yan kalmamış…
Oysa
Ellerim beyaz bir öykü yazmaya hazırdı ellerinde
Dizelerimi süsleyen sevdalı sözlerin başrolüydün sen
Saçlarında gezinen parmaklarımın
dokunmaya korkan yanıydın..
Aslında
Bir mevsim adı olmalıydı aşkımız
Bahara inat kışa küs
Ne zaman açacağı belli olmayan
Bir erik ağacı olmalıydım ben mesela
Sen se ne zaman yağacağı belli olmayan
Yaz yağmuru..
Şimdiyse
Ne sen varsın
Ne ben..
Yazılan çizilen onca söze rağmen…
Ey Sevgili
Bir kaşık suda boğulan düşlerimin katilisin Sen
Etrafa dağılan misketlerimin küsen yanısın...
Bak işte
Senin de suçun belli;
Aşk hiç denenmeMeliydi…
'Sevda sahrasında Mecnun değilsen...
Ne Leylâ'yı çağır ne çölü incit...'***vLdN
A$k Doqu$tan Kısmét İ$i!

baksenn...