*Ucuz kazanan, ucuz verir.İnci çocuğun eline geçerse onu bir somun ekmeğe satar.
*Süslenen kişi, kendini göstermek ister. Ahirete dünyadan ibadet süsü sürmemişsen kendini Allah’a nasıl göstereceksin!.
*Noksanını gören, Allah’a kanatlanır.Kendini olgun sanan yerde kalır.
*Nice dualar vardır ki; helak olmanın ta kendisidir. Onun için Allah kabul etmez onları.
*Miski tene sürme, gönle sür. Misk; Allah adıdır.
*Dini, babadan bedava miras olarak buldun. Onun için şükürden baş çevirirsin. Mirasyedi, mal kıymetini ne bilsin!..
*İnsan; dilinin altında gizlidir. Dil, can kapısına perdedir. Rüzgâr eserse perde açılır, içi görünür.
*Lokman iyi bir köle idi. Efendisi onda bereket sezdi de her yemeği önce ona verir sonra onun artığını yerdi. Bir gün karpuz aldı efendisi ve lokmana yollamadı, onu huzuruna çağırdı. “Lokman al karpuz ye” dedi bir dilim verdi. Lokman iştahla yedi. Bir daha kesti onu da yedi. Derken son dilime gelindi. Efendi “Bunu da ben yiyeyim “dedi. Isırması ile tükürmesi bir oldu. Efendi “Lokman bu karpuz zehir, nasıl yedin, niye demedin bize ?” dedi.Lokman “Efendim, bana bugüne değin öyle çok ihsan ettiniz ki, bu karpuz acı diyemezdim. Bu edebe ters olur, size nankörlük olurdu” dedi.Hak’tan gelen belaları acı karpuz bil. Sana ne nimetler verdi. Acı karpuz verdi diye hemen kızacak mısın ?
*Aklın özelliği sonu görmektir. Sonu görmeyen akıl ise nefsindir.
*Gülsuyuna b.k böcekleri üşüşmüş ise, bil ki o su aslını yitirmiştir.
*Gönül yalan sözden ferah bulmaz. Yağa su karışırsa kandil güzel aydınlatır mı?
*Fikir ona derler ki; bir yol açsın. Yol ona derler ki; Allah’a varsın.
*Anne yavrusuna süt vermek için çocuğu çağırsa çocuk delil ister mi, güvenerek hemen koşar. Peygamber anadır, hâlâ sözlerinde delil ve mantık mı ararsın?
*Eğer duada güzel bir nefese sahip değilsen, var yürü de hoş nefesli bir dosttan dua iste.
*Bir dertlinin dert ve elemini dinlemek ona verilecek en büyük zekâttır.Dertli kişinin tereddüt ve elemle dolu gönül evi vardır. Onu dinlemek, o eve pencere açıp havalandırmak demektir.
*Tatlı suyu tatmadıkça, acı su insanın gözünde nur gibi görünür.
*Kötüye yormak ve vehim yapmak insanı derdi yokken bile hasta eder.Onun için olaylara iyi bak.
*Ten elbiseye benzer. Elbiseye yapışıp durma, koş da onu diken ustayı ara.
*Akıllılar; olayların başında feryat eder, bilgisizlerse işin sonunda başlarını yere vururlar.
*Seni köpek ısırsa hemen hayvanı döver ya da küfredersin. Velilerden birini ısırsa onlar şöyle derler: ”Allah’ım başka kullarını ısırmasın bu hayvan. Sen onun hırsını al”.
*Allah ne alırsa ona karşılık ihsanda bulunur. Bunun için Veliler kaybettiklerine üzülmez ve Allah’a itiraz etmezler.
*Dert nerede ise deva oraya gider.Yoksulluk nerede ise nimet oraya gider.Soru nerede ise cevap oraya verilir.Gemi nerede ise su oradadır.Suyu ara, susuzluğu elde et de sular alttan da yerden de fışkırmaya başlasın.
*Her meyvenin içi, kabuğundan tatlıdır. Ten kabuk, ruh içtir.
*Allah’ın esas rızkı hikmettir. Onu yemek için bu ağzını kapat da gönül ağzını aç.
*Tanımamaktan beter hastalık yoktur. Sevgili (Allah) şahdamarından daha yakın, ama haberin yok.
*Sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozu kovmaktır. Allah tozunu alıyor, niye kederlenirsin?
*Malla beden eriyen kar gibidir. Ama onları satmak dilersen, en iyi alıcı Allah’tır.
*Belaya uğrayan müminin misali, tencerede kaynayan nohuta benzer. Nohut, yanmaktan ıstırap duyar da kaçmak için kapağı zorlar. Hanım, çıkmasın diye kepçe ile bastırır. Nohut yanmanın yok oluş değil nimete dönüşme olduğunu bilse kaçar mıydı?Allah pişesin, olgun olasın diye seni belalarla kaynatır.
*Ten yeşilliğe ve akarsuya meyleder. Çünkü aslı topraktır. Can hikmete ve bilgilere meyleder. Ten yere, Can göklere meyleder. Ruhun aslı yücelerdendir, tenin aslı yerden.
*Helva kime nasipse o yer, parmağı uzun olan değil.
*Nice güzel sözlüler var ki susmaktadırlar. Nice tatlı özlüler var ki; ekşi yüzlüdür. Mezarlığa var da bir bak; ne hatipler var ki susmuşlar, ne can yakan güzeller var ki, ekşimişler, toprak olmuşlar.
*Mesnevi masal diyenlere göre masaldır. Kendini bu kitapta görmek ve anlamak ise erliktir.
*Akıllılar; parçada bütünü görenlerdir.
*Lakap ve unvandan kaç, manâya yürü.
*Halkın çoğu fihristte kaldı. Kitabı okuyamadı. Sen kitabı okumaya bak.
*Ağzından soğan kokusu gelmekte, sen misk anlatmaktasın (yaşamadan ahkâm kesme) .
*Çeşmeyi gönlünde ara. Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, aramamaktır.
*Belaların çoğu Peygamberlere gelir. En büyük bela, ham kişileri adam etmektir.
*İhtiyarlık akıl ihtiyarlığıdır. Saç sakal ağarmakla adam olunmaz.
*Yapılmak için, yıkılmak gerek.
*Sen fanisin.Varlığını Allah’a adarsan baki olursun.
*Hiçbir testici su konmasın diye, testi yapmaz. Âlemi boşa mı yaratıldı sanırsın.
*Talihsize zahmet gelir Pırtısını toplar, isyan ve küfür mahallesine gider. Talihliye zahmet gelir o da Allah’ın semtine koşar.
*Uykumuz ölümün kardeşidir. Bu kardeşe bak da ötekini tanı.
*Ahmaklara verilecek cevap, susmaktır.
*Şaka ve latife, bilgi öğretmeye yarar. Ahmaklar şakayı maskaralık sayar. Ama sen ciddiye al.
*Aklı gideren sadece şarap değildir. Tüm şiddetli arzular aklı alır. İsyana sürükler. Unutma şeytan Allah’a isyan ettiğinde sarhoş değildi.
*Bulut ağlamadıkça yeşillik güler mi, çocuk ağlamadıkça süt pınarları coşar mı? Çok ağlayınız ki Allah’ın rahmet pınarları coşsun. Nebi neden “Çok ağlayın” dedi anla artık.
*Adalet nedir? Ağaçlara su vermek. Zulüm nedir, dikenlere su vermek. Adalet bir nimeti yerine koymak demektir, her su içen tohumu sulamak değil. Zulüm bir şeyi yerinde kullanmamak, layık olmadığı yere koymak demektir. Bu da ancak belaya vesile olur.
*Sözün çoğu bizlik ve benlik davasıdır. Az konuş.
*Taş taşlıktan geçmedikçe parmaklara yüzük olamaz. Yüzük olmak dileyen taş, ezilmeyi, yontulmayı göze almalıdır.
*Kötü zanda bulunan kişi çirkindir. Aslında o kendi içini vurur karşıya.
*Secde ve rüku varlık tokmağını Allah kapısına vurmaktır. Çok vur, mutlaka açılır kapı.
*Kötülük insana tamahtan gelir. Kanaatten kimse ölmedi, hırsla da kimse padişah olmadı.
*Tutalım ki Hz.Ali’den Zülfikâr sana miras kaldı. Sende Hz.Ali kolu ve kalbi yoksa Zülfikar neye yarar ki?
*Yılan insanın sadece canını alır. Kötü arkadaş cehenneme sürer de ebedi hayatını mahveder.
*İnsan dostunun huyunu alır.
*Nefsinin istediğini yapıp da bir de “inşallah “demek Allah’la alay etmektir. Kimi kandırıyorsun?
*Leş bize göre kötüdür, pistir. Ama domuz ve köpek için şekerdir.
*Ölünce değil mi ki çenen bağlanacak, o halde çeneni az oynat.
*Çocuk oyuna öyle bir dalar ki gece olduğunu fark etmez bile. Hatta eşyalarını çalsalar onu da fark etmez. “Dünya hayatı oyundur.” sözünü iyi düşün.
*Söz,dinleyene göre söylenir. Terzi elbiseyi bedene göre biçer.
*Kabul edilmek ya da reddedilmekle aklını meşgul etme. Sen emredileni yap yasaklanandan kaç o kadar!..
*Gözündeki tozu temizlersen bir damladan Dicle’yi görebilirsin.
*Vaizin sözünün güzelliği dinleyicinin samimiyetindendir. Öğretmenin ilim aşkı talebenin can kulağı ile işe sarılmasındandır.
*Heva ve hevesi terk etmek acıdır. Ama Allah’tan uzak kalmak daha acıdır.
*Adalet; layığını yerine koymaktır. Külahın yeri baş, ayakkabının yeri ayaktır.
*Cebrail’e can olanların kıblesi sidre, karna kul olanların kıblesi sofradır. Arifin kıblesi vuslat nuru; filozofun kıblesi hayaldir.
Zahidin kıblesi Allah, tamahkârın kıblesi ise altın kesesidir.
Manâya yönelenlerin kıblesi sabır, görüntüye tapanların kıblesi bedendir. Batın alemine kanat açmak dileyenlerin kıblesi Allah, Zahir’de kalanların kıblesi güzel kadın yüzüdür.
*Yarasaların göz yumması, güneş yok mu demektir?
*Kendinden korkmak az kişiye nasip olur.
*İlaç dolapta ilaç olarak durdukça tesir etmez. İçilince tesir eder. Mesnevi rafta durmasın. Okumaya bak.