Baba, “görevini yapmanın huzuru” (!) ile yatıyor. Çocuğun iç dünyasında volkanlar kaynıyor. Baba, ertesi gün “cihad”a çıkarken, çocuk ise okula değil de “çete”lerin arasına doğru yol alıyor. Babasından mutlaka intikam almak zorundadır.
Merhamet, “şeytanı bile güzelleştirirken” ailemizin gözünde her gün çirkinliğimiz artıyorsa, şeytanın görevini kim üstlenmiştir? “Cihad”ımızın sonunda, olur ya, “dâva”mızı hayata hâkim kılsak, acaba hayat, evimizin hâlini almaz mı?
D. Ali Taşçı