Unuttuklarımızı hatırlattı.
Unuttuğumuzu da unuttuğumuzu ve bu yüzden asla hatırlayamayacağımızı
style='color:brown'>hatırlattı.
En çok unuttuğumuz şeyi, nefsimizi, hatırlattı.
En çok da nefsimizin kötülük edebileceğini unuttuğumuzu söyledi.
Yusuf (as)�un sancısıyla kendini temiz bilen nefislerin bile kötülüğe eğilimli olduğunu öğretti.
Adem (as)�in düşüşüyle hata ve pişmanlıkla dönülen rahmet kucağının daha serin ve tatlı olduğunu tembihledi.
Issız yerlerde açan zambaklar gibi kendi kötülüğümüzü akça bir düş olarak büyüttüğümüzü fısıldadı kalbimize.
Kâbe�nin kıblesinde durulttu dağılmış muhabbetlerimizi, dağlanmış sevdalarımızı.
Mekke�nin vadisinden sonsuzluk müjdesi sundu ruhlarımıza bin Hacer telaşıyla.
Varlığımızı inceltmek adına nefse ve şeytana tavır aldırdı bize.
Ayartmalara, aldanışlara, azgınlıklara karşı içimizden bir harp başlattı.
Nefsimizi vicdanın keskin kılıcının ucuyla tanıştırdı.
İçimize doğru büyüyen, nefsimize doğru incelen �büyük cihad�lara gönderdi bizi.
Önümüze geçti; acz ve fakrdan kurulu çöller boyu aç ve susuz yürüyüşler yaptık.
Senin ubudiyetinin toprağına attığım tohumlar gibidir kalpsiz secdelerim.
Senin mahbubiyetinin denizine akıttığım nehirler gibidir arsız isteyişlerim.
Senin miracının göğüne dal budak, salkım saçak uzattığım ağaçlar gibidir dilsiz dualarım.
Sözümü miraca eriştiren Efendim.
Sesimi duaya yetiştiren Efendim.
Yüzümü secdeye bitiştiren Efendim.
Yüz buldumsa varlığa, Senin Yüz'ünden Efendim.
Yakınlığından seslenirim.
Söz oldumsa Var Eden'e, Sana inen Söz'den Efendim.
Yakınlığından nefeslenirim.
Yüz'lerce sâlât ve Söz'lerce selam Efendim.
Şükür ki bu paslı dudağa emanettir Sana verilecek selamlar.
Şükür ki bu kirli dile değmektedir Sana edilecek salatlar.
Sesimi çoğaltan, sözümü yükselten
aczimi ve fakrımı Kadir-i Rahîm'in dergahına taşıran "Dua Göğü"m
Efendim. alıntı
![[Resim: 1871qt9.gif]](http://img67.imageshack.us/img67/9378/1871qt9.gif)