You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Meal ve tefsirden din öğrenmek!..

Meal ve tefsirden din öğrenmek!..

Profesör
Meal ve tefsirden din öğrenmek!..
Tefsir, kelam-ı ilahiden murad-ı ilahiyi anlamak demektir. Tefsir için gereken 15 ana ilimden birisi “Kalb ilmi”dir. Allahü teâlânın rasih ilimli âlimlere vasıtasız olarak ihsan ettiği bu kalb ilmine “mevhibe” de denir. Bir kimse diğer 14 ilmi bilse, mevhibeye sahip olmazsa tefsiri muteber olmaz. Yaptığı tefsir kendi görüşü olduğundan Cehennemde azaba düçar olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Kur’andan kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaran kâfirdir!) Yani kendiliğinden verdiği mana doğru olsa bile meşru yoldan çıkarmadığı için hata olur. Verdiği mana yanlış ise imanı gider...

DİN NEREDEN ÖĞRENİLİR?
Kur’an-ı kerimin tefsiri veya meali yazılabilir ve yazılmıştır. İslam âlimleri, bunu yasak etmemişlerdir. Fakat bunlar, Kur’an-ı kerimin belagatini taşıyamazlar. Murad-i ilahiyi bildiremezler. Kur’an-ı kerimin manasını ve manalarındaki incelikleri anlamak isteyen ve belagatinin zevkini tatmak dileyen Müslümanlar, bu kitab-ı mübini kendi lisanı ile okumalı ve manasını ve zevkini bundan almak için gereken bilgileri öğrenmekten üşenmemelidirler!
Kur’an-ı kerim, hiçbir dile, hatta Arapça’ya bile tercüme edilemez!.. Herhangi bir şiirin kendi diline bile tam olarak tercümesine imkân yoktur... Shakespeare’in (Şekspir), Victor Hugo’nun ve Baki Efendinin şiirlerindeki incelikleri anlamak ve bundan zevk almak için, İngilizce, Fransızca ve Arapça dillerini edebiyatı ile birlikte öğrenmek gerektiği gibi, Allah kelamını ve inceliklerini anlayabilmek için de gerekli ilimleri öğrenmek elbette şarttır.
Fıkıh bilgilerini, İslam âlimleri, âyet-i kerimelerden ve hadis-i şeriflerden çıkarmışlardır. Bu bilgiler ancak fıkıh kitaplarından öğrenilir. Fıkıh kitapları varken, din bilgilerini tefsirlerden öğrenmek mümkün değildir. Farz-ı ayn olan fıkıh kitaplarını okumayı bırakıp, tefsir okumak caiz değildir. Zaten müctehid olmayanların, tefsirden fıkıh bilgisi öğrenmesi imkânsızdır. Cehenneme gidecekleri bildirilen yetmişiki fırkanın âlimleri, tefsirlerden yanlış mana çıkardıkları için sapıtmışlardır. Âlimler sapıtınca, âlim olmayanların tefsir okuması felaket olur...
Türkiye’de Kur’an tercümesi modası, Misak adında bir Ermeni tarafından başlatılmıştır. Gençlerin önüne Kur’an tercümelerini sürerek, “Öz Türkçe Kur’an okuyunuz, yabancı dil olan Arapça Kur’anı okumayınız!” denmesi bu millete ihanetten başka bir şey değildir.
Kur’an-ı kerim Tercümeleri Sempozyumu’nda 1500’den fazla Kur’an-ı kerim tercümesi incelenmiş birbirini tutmayan hükümler görülmüştür. Bunun hakiki sebebi, naklin esas alınmayışıdır. Kur’an-ı kerimin hakiki manasını öğrenmek isteyen bir kimse, din âlimlerinin kelam, fıkıh ve ahlak kitaplarını okumalıdır...

Derece farkı!..
Hazret-i Ömer, bir yerden geçerken, Resûlullah Efendimizin, hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk’a bir şey anlattığını gördü. Yanlarına gidip dinledi. Sonra, başkaları da, gördü ise de, gelip dinlemeye çekindiler. Ertesi gün, hazret-i Ömer’i görünce;
- Yâ Ömer, Resûlullah efendimiz, dün size bir şey anlatıyordu. Bize de söyle, öğrenelim, dediler.
Hazret-i Ömer, şöyle cevap verdi:
- Dün, Ebû Bekr, Kur’ân-ı kerîmden anlayamadığı bir âyetin mânâsını sormuş, Resûlullah, ona anlatıyordu. Bir saat dinledim, bir şey anlayamadım!..
Evet, Hazret-i Ömer böyle dedi. Çünkü, Resûlullah Efendimiz, hazret-i Ebû Bekr’in yüksek derecesine göre anlatıyordu. Hazret-i Ömer, o kadar yüksek idi ki, Resûlullah efendimiz;
- Ben, peygamberlerin sonuncusuyum. Benden sonra peygamber gelmeyecektir. Eğer, benden sonra peygamber gelseydi, Ömer peygamber olurdu, buyurdu. Böyle yüksek olduğu hâlde ve Arabî’yi çok iyi bildiği hâlde, Kur’ân-ı kerîmin tefsîrini bile anlayamadı. Çünkü, Resûlullah efendimiz, herkese, derecesine göre anlatıyordu. Hazret-i Ebû Bekr’in derecesi, ondan çok daha yüksekti. Fakat, bu da, hattâ Cebrâîl aleyhisselâm dahî, Kur’ân-ı kerîmin manasını, esrârını, Resûlullah efendimize sorardı...
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Acemi Üye
RE: Meal ve tefsirden din öğrenmek!..
Bismillah
Din nereden öğrenilir kısmındaki 3.cümle anlayamadim -kendi lisanı derken hangi lisani kasdediyor?
Ordaki birinci cumlede ters geldi bana
O zaman tabiin teba tabiin mufessirleridemi anlatamamiş kurani.
Hepimiz nasil mufessir lacagiz?Subhaneke...?
Bunu ilk beğenen sen ol.
Acemi Üye
RE: Meal ve tefsirden din öğrenmek!..
dini zorlaştırmayınız kim dini zorlaştırırsa din ona galip gelecektir.
hadisi aklıma düştü yazıyı okuyunca şimdi düşünüyorum.
yazdan anladığıma göre Kuran okumak için arapça öğrenmek gerekiyor veya anlamadan okumak gerekiyor. üşenmeyin de denmiş.
Kuranı aslının yanında mealle okuyor ve mecburen bazı çıkarımlar yapıyorum.
dinden çıkmış mı oluyorum
Bunu ilk beğenen sen ol.
Acemi Üye
imanın şartı aslında ne?

En önemli Ayet olan Mücadele Suresinin 22.Ayeti: "ALLAH'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun ALLAH'a ve peygamberine karşı kanunlar koymaya kalkışan kimselerle sevişir bulamazsın,babaları veya oğulları,kardeşleri veya akrabaları olsalar bile.İşte ALLAH,öyle kimseleri sevmeyen bir topluluğun kalplerine imanı yazmış ve kendilerini tarafından bir ruh ile desteklemiştir.Onları içlerinde sonsuza dek kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır.ALLAH onlardan hoşnut olmuş,onlar da Ondan hoşnut olmuşlardır.İşte onlar,ALLAH'ın taraftarıdırlar.Uyanık ol ki,ALLAH'ın taraftarları hep kurtuluşa erenlerdir". Arkadaşlar bakın bu Ayet en önemli Ayettir.Şifredir.KURAN'ın en önemli Ayettidir.Birçok kişi sayıyor imanın şartı 5 tir diye,o müslümanlığın şartıdır imanın değil.Bakın bir başka ayettede ALLAH daha yeni müslümanlığa giren bir topluluğa şöyle diyor KURAN'da,Hucurat Suresi 14.ayet :Bedeviler "iman ettik"dediler.De kiSaskiniz iman etmediniz ama"müslümanlığa girdik" deyin.Henüz iman kalplerinize yerleşmedi.Eğer ALLAH'a ve Resulune itaat ederseniz,ALLAH işlerinizden hiçbir şeyi eksiltmez.Çünkü ALLAH çok bağışlayan çok merhamet edendir".İşte bu yüzden arkadaşlar kafirlere karşı kalbimizde sevgi ve özentiliğin olmaması lazım.Bakın dikkat edin, Ayette öylelerini sevmeyenlerin kalbine imanı yazmıştır diyor.Herkes kalbine bir sorsun,kafirlere karşı sevgi özentilik var mı diye?Dosdoğru iman etmenin yolu kalplerde kafir sevgisinin yerine kinin olmasıdır.Eğer bunu başarabilirsek bakın dikkat edin Ayette kalplerine imanı yazmış ve katından bir ruh ile desteklemiştir diyor.ALLAH tarafından bir ruh ile desteklenirseniz çok mutlu yaşarsınız.Aynı zamanda çok güçlü bir karakter olursunuz.Dosdoğru iman etmenin,hem dünyada hem ahirette mutluluğun,kurtuluşun,cennetin şifresidir MÜCADELE SURESİ'NİN 22. Ayeti.[font=Tahoma][size=large]
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 12-09-2019, Saat:11:32 PM, Düzenleyen: EMREARSLAN.
Süper Moderatör
RE: Meal ve tefsirden din öğrenmek!..
Kur'anı anlayarak okumak, ondan azami istifde etmek, hayatımızı onunla yönlendirmek en güzel şey.
Ancak bugün Türkçe bir kitabı bile okusak herkesin anladığı kendi derecesine göredir. Mesala Bir hukuk kitabı okumakla, veya bir kanun metnini okumakla avukat olamayız.
Biz de Kur'anı okurken mesala namaz vakitlerini, namaz rekatlarını vs... konuları çıkarmak için okuyamayız.
ama Kuran sadece bu değil ki; hayatımızın her anı için, her durum ve halimiz için ne güzel tavsiyeler, emirler var.
Kur'anı Kur'anca yaşamak için okuyalım. Dinimizi de Kur'an-sünnet ışığında bize kadar gelmiş, ömrünü bu işe adamış alimlerimiz icması ile yaşayalım.
Hayatı Kur'andan; ibadetlerimizin kurallarını da fıkıh, ilmihal kitaplarından öğrenelim.
Fakih olmadan Kur'andan fıkıh çıkarmaya kalkıştığımız zaman problem başlıyor.

Allah'a emanet
Bunu ilk beğenen sen ol.
Acemi Üye
RE: Meal ve tefsirden din öğrenmek!..
[/font][/size]Arkadaşlar bakın ALLAH KURAN'da MEARİC SURESİNİ 19 ve 39. AYETLERİ arasında ne diyor: 19. Gerçekten insan hırslı ve huysuz yaratılmıştır.
20. Fenalık dokununca mızıkçı,
21. hayır dokununca kıskançtır.
22. Sadece namaz kılanlar bunun dışındadır.
23. Onlar ki, namazlarına devam ederler.
24. Onlar ki, mallarında belli bir hak vardır.
25. Hem isteyen için, hem de istemekten utanan yoksul için.
26. Ve onlar ki, ceza gününü tasdik ederler.
27. Ve onlar ki, Rablerinin azabından korkarlar.
28. Çünkü Rablerinin azabından emin olunmaz.
29. Ve onlar ki, apışlarını (ırzlarını) korurlar.
30. Ancak karılarına ve sahibi bulundukları cariyelere başka, çünkü bundan dolayı kınanmazlar.
31. Fakat ondan ötesini arayanlar ise haddi aşan haşarılardır.
32. Ve onlar ki, kendilerine emanet edileni korur, verdikleri sözü yerine getirirler.
33. Ve onlar ki, şahitliklerinde dürüstdürler.
34. Ve onlar ki, namazları üzerine muhafızlık ederler.
35. İşte onlar, cennetlerde ağırlananlardır.
36. Şimdi ne oluyor o küfredenlere ki, sana doğru boyunlarını uzatarak koşuyorlar?
37. Sağdan ve soldan bölük bölük.
38. Onlardan her biri nimet cennetine sokulacağını mı umuyor?
39. Yağma yok, Biz onları o bildikleri şeyden yarattık.[font=Tahoma][size=large]
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 28-09-2019, Saat:11:19 PM, Düzenleyen: EMREARSLAN.
Acemi Üye
RE: Meal ve tefsirden din öğrenmek!..
KURAN'dan NAZİAT SURESİ MEALİ bakın ALLAH ne diyor: 1. Andolsun, o daldırıp çıkaranlara,
2. usulcacık çekenlere,
3. yüzüp yüzüp gidenlere.
4. yarışıp geçenlere,
5. ve bir iş çevirenlere ki,
6. o gün sarsıntı sarsacak.
7. Onu ikincisi izleyecek.
8. O gün yürekler oynar kaygıdan.
9. Gözler kalkmaz saygıdan.
10. Diyorlar ki: "Biz gerçekten eski halimize döndürülecek miyiz?
11. Ya, ufalanmış kemikler olduktan sonra ha?"
12. Dediler ki: "Öyleyse o zararlı bir dönüş!"
13. Fakat o zorlu bir kumandadır,
14. bir de bakarsın uyanmışlar, hepsi meydanda.
15. Sana o Musa'nın haberi geldi ya?
16. Hani Rabbi ona o mukaddes vadi Tuva'da seslenmişti:
17. Haydi git Firavun'a, çünkü o pek azıttı.
18. De ki: "İster misin temizlenesin?
19. Sana Rabbini tanıtayım da ona saygı duyasın?"
20. Vardı ona, o büyük mucizeyi gösterdi.
21. Fakat o, yalan dedi ve isyan etti.
22. Sonra koşarak ters yöne gitti.
23. Derken toplayıp bağırdı!
24. "Benim en büyük Rabbiniz" dedi.
25. Allah da onu tuttu, sonuna ve önüne (ahirette ve dünyada) ibret olmak üzere bir cezaya çarptırdı.
26. Şüphesiz ki, bunda saygı duyacaklar için bir ibret vardır.
27. Siz mi yaratılışça daha çetinsiniz, yoksa gökyüzü mü? Onu O "Allah" bina etti.
28. Boyuna yükseklik verdi, nizamına koydu.
29. Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı.
30. Ondan sonra da yeryüzünü döşedi.
31. Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.
32. Ve dağlarını oturttu.
33. Sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için.
34. Fakat o en büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman,
35. O, insanın neye koştuğunu anlayacağı gün,
36. gören kimseler için cehennem hortlatıldığı zaman,
37. artık her kim azgınlık etmiş,
38. dünya hayatını tercih etmişse,
39. muhakkak onun varacağı yer cehennemdir.
40. Her kim de Rabbinin makamından korkmuş, nefsini kötü arzulardan engellemişse,
41. muhakkak cennettir onun varacağı.
42. Sana o saatten (kıyameti) soruyorlar "Ne zaman demir atması?" diye,
43. Nerde senden onu anlatması (sen nerede, onu anlatmak nerede)?!
44. Rabbine aittir onunla ilgili bütün bilgi.
45. Sen, ancak O'ndan korkacakların bir uyarıcısısın!
46. Onlar, onu (kıyameti) görecekleri gün, sanki bir akşam veya bir kuşluğundan başka durmamışa dönecekler.[font=Tahoma][size=large]
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 30-09-2019, Saat:11:10 PM, Düzenleyen: EMREARSLAN.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.