You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Lokma var, seni Allah Teâlâ’ya rağbet ettirir.”

Lokma var, seni Allah Teâlâ’ya rağbet ettirir.”

General
Lokma var, seni Allah Teâlâ’ya rağbet ettirir.”
Lokma var, seni Allah Teâlâ’ya rağbet ettirir.”

Şâh-ı Nakşibend Hazretleri, çoğu zaman yemeği kendi elleriyle pişirir, sofra hizmetini de bizzat kendisi îfâ ederdi. Yemek yenirken sâliklerine;
“–Sofra başında kendinizi Allâh’ın huzurunda bilin, O’nun verdiği rızkı yediğinizi unutmayın…” diye nasihat ederdi.
Topluca yemek yenirken eğer biri gafletle ağzına lokma alsa, Hazret bunu firâsetiyle sezer ve:
“–Önündeki yemeği, Allâh’ın huzurunda olduğunu unutmadan ye, Allah’tan gayrı şey-ler düşünme, dâimâ sana senden yakın olan Mevlâ’yı düşün.” buyururdu.
Bu îkazlarıyla aslında, her hâlükârda ve dâimâ Allâh’ı zikretmek, O’nu düşünmek ve kalben O’nunla olmak gerektiğini hatırlatmış olur; bilhassa Cenâb-ı Hakk’ın lûtfettiği rızkı yerken O’ndan gâfil kalmanın, kulluk edebi bakımından çok daha büyük bir kusur olacağını telkin etmiş olurdu. Nitekim İslâm’ın yemek âdâbında Allâh’ın adını anarak başlayıp yine O’na hamd ve şükür ile bitirmenin tavsiye edilmiş olması da, bu hikmete binâendir.
Yine Nakşibend Hazretleri; şâyet bir yemek gaflet ile, öfke ile, yahut kerhen, yani isteksizce ve zorla pişirilmiş ise, o yemekten kendisi yemediği gibi sâliklerine de yedirmezdi.
Nitekim dostlarından biri Nakşibend Hazret-leri’ne bir ekmek hediye getirdiğinde, Hazret buyurdu ki:
“–Bu ekmeği yemek, bizim için uygun değildir. Zira ekmek, öfke ile yoğruldu ve öfke ile pişirildi.”
Zamanımızda yapılan bâzı ilmî araştırmalar, mânevî hâllerin madde üzerinde büyük bir tesir icrâ ettiğini ispat etmiştir. Bu cümleden olmak üzere meselâ, suya güzel sözler söylenince su zerrelerinde güzel kristallerin oluştuğu, kötü ve çirkin sözler söylenildiğinde ise kristallerin bozulup çirkin bir hâl aldığı, yapılan deneyler esnâsında görülmüştür.
O hâlde bir gıdânın hazırlanması ve tüketilmesi esnâsındaki hâlet-i rûhiyenin ona yansıyacağı, ondan gelecek enerjinin de insanın mânevî keyfiyeti üzerinde müsbet veya menfî bir tesir icrâ edeceği muhakkaktır. Hâl böyleyken, bir de haram ve şüpheli gıdâların vücutta nasıl bir mânevî hantallık ve gaflet meydana getireceğini, ciddiyetle düşünmek îcâb eder.
Abdülkâdir-i Geylâ¬nî Hazretleri, yenilen lokmaların, insanın iç âlemi üzerinde ne kadar hayâtî bir tesiri bulunduğunu şöyle ifâde eder:
“Haram yemek, kalbi öldürür; helâl yemek ise ihyâ eder. Lokma var seni dünya ile, lokma var seni âhiret ile meşgûl eder. Lokma var, seni Allah Teâlâ’ya rağbet ettirir.”

Bunu ilk beğenen sen ol.
...
RE: Lokma var, seni Allah Teâlâ’ya rağbet ettirir.”
Eyvallah.

                                                                        “Hayat tiyatro gibidir, en kötü insanlar, en iyi yerlerde otururlar.”
Aristofanes
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.