--------------------------------------------------------------------------------
Merhaba Dostlar;
Sizleri selamların en güzeli Allah’ın selamıyla selamlıyoruz…
Keşke biz de her Kutlu Doğum’la yeniden dirilebilsek…
Keşke her günümüz yeniden doğuşların harmanı olsa…
Ama öyle olmuyor. Her gün gafletimize kalın bir perde daha ekleniyor. Oyun, eğlence, müzik vs. kalbimizi karartacak ne varsa gırla gidiyor…
Helâlına haramına bakmadan, hayatı bir eğlence haline getirdik. Daha doğrusu getirtildik. Sinsice planlanmış zevk düşkünlüğüne yuvarlandık. Nefsin uçurumlarına itildik.
Bunca günah pisliği içinde debelenip dururken, Kutlu Doğum’un gelişi, çoğumuz için sürpriz oluyor... Adeta bir kurtuluş vesilesi…
Karanlığın içinden uzanan bir şefkat eli, bizi insanlığın kurtuluşuna davet ediyor adeta…
Rahmet Peygamberinin nurdan şelalesinde, arınmayı arzulamak…
Hayallerin ve emellerin en güzeli… Bu fırsatı iyi değerlendirenler, gerçekten çok kazançlı çıkacak.
Hz. Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi vesellem)e ümmet olanlar, yine O’nun mübarek adıyla dillerini tatlandıracak. O’nun bal u şerbet sözleriyle, o güzelim hadis-i şerifleriyle düşünce ummanına dalacak… O’na ‘salavat’ getirerek, Risalet ve Rahmet’inden nasibini alacak, kalbini ferahlatacak…
Her şey çok iyi ama bir şeyi unutmuyor muyuz? Hz. Peygamber sevgisinin temeli; O’nun şanlı Sünnet’ine sarılmaktır. Yani, O’na benzemeye çalışmaktır. O en güzel kuldu, biz de öyle olmaya çalışmalıyız. Peki, nasıl benzeyeceğiz O’na?...
Öyle ya, sadece kitaplardan okumakla, vaaz dinlemekle, bir türlü O’na benzeyemediğimizi, hepimiz görüyoruz. İçimizi düzenlemeden, dışımızı bir türlü değiştiremediğimiz gün gibi ortada. O halde yapılması gereken, önce iç dünyamızı, kalbimizi, niyetimizi O’na uydurmak.
İçimizin tasarımını yenilemek…
Bu iç tasarımı yenileme işini en güzel yapanları bulmalı ve onlardan Resulullah (sav)e benzeme sanatını öğrenmeliyiz.
Onlar; Rabbimizin bütün insanlığa büyük bir lütfu olan Kur’an-ı Hâkim’in ahlakıyla bezenen Habibullah’ın, en gözde talebeleri, Allah’ın en mükemmel kullarıdır. Onlar her dönemde yaşayan, Allah’ın seçkin kullarıdır. Allah’ı bilen ve Allah’a yakın… Celal ve kerem sahibi, şanı yüce Allah’ı...
Resulullahı tanımaya çalışırken, Allah Dostlarına bigane kalmak, sırt dönmek, ne büyük bir nasipsizliktir! Evliyaullahı tanımaya çalışırken, onların ardındaki büyük üstadı, Hazret-i Resûl (sallallahu aleyhi vesellem)i görememek de öyle…
Şunu hatırımızdan hiçbir zaman çıkarmayalım ki, Hz. Resulullah’ın Peygamberliğinin yansıması olarak, getirdiği dinin zahire/dış dünyaya bakan bir yönü olduğu gibi O’nun kulluk ve velayetinin de kalbe/maneviyata bakan bir yönü vardır.
Ve zamanımızda müslümanların en büyük sıkıntı kaynağı, en korkunç bozulma tuzağı, işte bu manevi mirastan uzaklaşmış olmamızdır. Dünya sevgisiyle gafletlenmemiz, bedensel hazlar bataklığına saplanıp kalmamız, hep bu sebepledir. Bunun sonucu olarak da kişilik ve şahsiyeti zayıf, madden aciz ve olaylar karşısında tepkisiz hale gelmiş, mefluç bir topluluk…
Bu Kutlu Doğum münasebetiyle, yeniden bir “ruhta diriliş”e medar olabilecek şekilde; O’nun mirasına ve davasına hangi yönleriyle ve nasıl sahip çıkmamız gerektiğini düşünmek ve halimizi muhasebe etmemiz gerekmektedir.
Bir önemli olayı kutlarken, coşkusunu yaşarken, onun altında yatan derin manaları ve sorumlulukları da irdelemek gerektiğini asla hatırımızdan çıkarmamalıyız.
Nice Kutlu Doğum’lara ve yeniden doğuşlara ulaşmamız duasıyla, Allah-u Zülcelal’e emanet olunuz…
Bütün Müslümanların Kutlu Doğum Haftası’nı tebrik eder; Rabbimizden, ülkemize, Âlem-i İslam’a ve bütün insanlığa hayırlar getirmesini niyaz ederiz.
SÜLEYMAN KARAKAŞ (GÜLİSTAN DERGİSİ)
Ne kadar toplarsan topla, bir gün bırakacaksın.
Ne kadar yaşarsan yaşa, bir gün öleceksin.
Ne yaparsan yap, bir gün hesabını vereceksin.
![[Resim: 9qfd91186dd20fz6.gif]](http://img147.imageshack.us/img147/9978/9qfd91186dd20fz6.gif)