"O, Güneş'i bir aydınlık, Ay'ı bir ışık yapan ve senelerin sayısını ve hesabını bilesiniz diye, Ay'a menziller ayarlayandır. Allah bunu ancak gerçek ile yaratmıştır. O, bilecek olan bir kavim için Âyetleri detaylandırır." (Yunus, 5)
Ayette “senelerin sayısını ve hesabını bilesiniz diye”, diyor ve ekliyor, “Ay’a menziller ayarladık”. Seneyi meydana getiren, senenin oluşmasına neden olan şey bilimsel olarak da sabittir ki dünyanın güneş etrafında bir kez dolanmasıdır. İşte bu senelerin yani dünyanın güneş etrafında kaç kez döndüğünün hesabını Ay’a bakarak yapacağız.
Takvimler saymak içindir. Tarih verebilmek, dün, bugün, yarın diyebilmek geçmişi anlatabilmek, geleceği planlayabilmek kısaca sosyal hayatı düzene koyabilmek içindir. Takvim olsa ya da olmasa, o takvim ya da bu takvim olsa, “bir sene” dünyanın güneş etrafında bir tur atmasıyla oluşur. Hicri takvim Ay’ın dünya çevresinde dolanımını esas alan bir takvimdir. Ay dünya çevresinde 29,5 günde dolanır; bu bir ayı oluşturur. Ay’ın dünya etrafında dolanmasının senenin oluşumu ile hiçbir ilişkisi yoktur. Tüm takvimler gibi hicri takvim de sadece sayım yapmak için kullanılan bir yöntemdir. Bu açıklamalardan sonra şimdi bir soru soralım:
“…Senelerin sayısını ve hesabını bilesiniz diye…” diyen Allah, “sene” kelimesini kullanırken bir senenin dünyanın güneş etrafında bir kez dolanmasıyla ortaya çıktığını bilmiş midir, bilememiş midir?
Bu soruya verdiğimiz cevaba göre ayetin ilgili bölümünü bir kez daha okuyalım: “Senelerin sayısını ve hesabını bilesiniz diye, Ay'a menziller ayarlayandır”.
Kur’an’ın bütünü incelendiğinde Kur’an ayetlerinin insanın, dünyanın ve evrenin dinamiklerine göre yazıldığı görülecektir. Bu ayetteki “ayların sayısı on ikidir” ifadesi takvimlerdeki 12 aya bölünmüş 30 günlük zaman dilimlerini değil, Şehri Ramazan’dan/Sıcak Dolunay’dan itibaren arka arkaya gelen 12 dolunayı işaret etmektedir (Şehri Ramazan/Sıcak Dolunay ile açıklamalar Savm-Oruç makalemizde yapılmıştır). Yine “bunlardan dördü haramlardır” ifadesi de Şehri Ramazan’dan/Sıcak Dolunay’dan itibaren görülen 4 dolunayı kastetmektedir. Dolunaylar her 29,5 günde bir ortaya çıkarlar. Allah gökleri ve yeri yarattığından beri bu böyledir.
O halde Kur'an'a göre aslolan Güneş takvimidir ve Güneş takvimini kullanırken senelerin hesabını Ay’a bakarak yapacağız. Ay’ın her gece gökte başka bir hali var bu haller periyodik olarak tekrar ediyor. Belirli periyotlarla görünen Ay’ın hallerinden senelerin sayısını ve hesabını çıkarabiliriz. Ancak bunun içinde güneş takvimini bir yerden başlatmak bir başlangıç noktası belirlemek gerekiyor.
Şüphesiz Allah katında; gökleri ve yeri yarattığı günkü Allah'ın yazısında, ayların sayısı, on ikidir. Bunlardan dördü haramlardır. İşte bu koruyan dindir. Bu sebeple onlarda [haram aylarda] kendinize zulmetmeyiniz. Ve sizinle toptan savaşan müşriklerle siz de toptan savaşın. Ve şüphesiz Allah'ın muttakiler ile beraber olduğunu bilin. (Tevbe, 36)
Kardeşim durumdanda anlaşıldığı üzre Miladi takvim islama aykırı değildir, dolayısıyle Peygamberimizin doğduğu o günü miladi takvime görede belirleyebiliriz hiç bir sakıncası yoktur...
Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil