You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Acemi Üye
küreselleşme
Küreselleşme globalleşme diğer bir adıyla evrenselleşme olgusu son yirmi yıla damgasını vurmuş özellikle 1990’lardan bu yana dünya gündemine oturmuştur. Küreselleşme bütünleşme veya tek dünya düzeni olarak nitelendirilen bir eğilimdir. Kelime olarak bazen “dünya ile birlikte hareket…” cümlesi içinde ulus devletin egemenlik alanını sınırlayan bir eşiği ima etmekte bazen de “uluslar arası rekabete açılmayı” ikame etmektedir. Dışa açıklık entegrasyon ve karşılıklı bağımlılık gibi kavramları da bünyesine almakla beraber 21. yüz yıl eşiğinde kavram olarak henüz kesinleşmemiştir. (Erol KUTLU Anadolu Üniversitesi İİBF Dergisi 1998 C:XIV S 1-2) Küreselleşme eğilimi liberalizme dayanmaktadır. Ülkeler küreselleşme sürecinde uluslar arası iş birliğini en üst düzeye çıkarmayı ve ticaretteki engelleri kaldırmayı ve sınırların kaldırıldığı bir dünya oluşturmayı amaçlanmaktadır. Küreselleşmenin ticari ve siyasi boyutundan bahsedilebileceği gibi daha çok ekonomik boyutundan ve uluslar arası ticarette sınır tanımamaktan söz edilebilir. Ülkeler arasındaki sınırların kalkması ile az gelişmiş ülkelerin gelişmiş ülkelerin teknolojisinden finansal imkanlarından yararlanabileceği iddia edilmektedir. Gelişmiş ülkeler için az gelişmiş ülkelerin büyük bir pazar olacağı ve gelişmelerin az gelişmişlere hizmet teknoloji götürmede birbirleri ile rekabet edebileceği savunulmaktadır. Böylelikle gelişmiş ülkelerin az gelişmişleri sömürme ihtimalinin ortadan kalkacağını iddia etmektedir. İletişim ve ulaşım imkanlarının artması hükümetlerin izlediği liberal politikalar şirketlerin stratejileri küreselleşmenin kendiliğinden ortaya çıkmasına neden olmuştur. Her ülke küreselleşmeye sosyal ekonomik ve siyasi yönden farklı yaklaşmaktadır. Bunun nedeni ise kendi bağımsızlıklarını tehliaaae atmaktan kaçınma ve küreselleşirken de ülkelerinin menfaatleri yönünde yapılması gerekenleri planlamalarıdır. Küreselleşme öncelikli olan sektörlerin telekomünikasyon sermaye malları kimya endüstrisi doğal kaynak olduğu düşünülürse küreselleşme eğilimi az gelişmiş ve gelişme yolunda olan ülkeleri gelişmiş ülkelerin yanında aleyhte bir duruma sokabilecektir. Bilindiği gibi az gelişmiş ülkelerin ürettiği ürünler katma değeri düşük olup ihraç ettiği ürünlerde emek yoğundur. Küreselleşmenin de uluslar arası ticaretin dolayısıyla da rekabetin arttırılması olduğunu düşünürsek az gelişmiş ülkeler belirli bir zaman sonra gelişmiş ülkelerle rekabet edemez duruma düşeceklerdir. Yani dış ticarette Myrdall’ın kutuplaşma teorisi işleyecektir. Gelişmiş ülkelerin daha da güçlenmesi tek merkezciliğe götürebilecektir. Öncelikle ekonomik alanda başlayan küreselleşme ülkelerin yapılarını ve yaşamlarının niteliğini de değiştirebilecektir. “insanoğlunun var oluşunun bağlı bulunduğu küresel bilinç eğitimin hem iş dünyasında hem de hükümette liderliği ödüllendirme destekleme ve yetiştirme yöntemlerimizin ve başarıyı tanımlama biçimlerimizin değişmesini gerektirmektedir
HeRkes qüLü$ümü qöRüyoR kimse sava$ımı qöRmüyoR..
HeRkes sesimi duyuyoR dü$ündüqümü kimse ßiLmiyoR..
HeRkes yazdıkLaRımı okuyoR qözya$LaRımı kimse qöRmüyoR..
HeRkes ßeni tanıdıqını sanıyoR Ama kimse ßnim kim oLduqumu
ßiLmiyoR..
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.