You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Kuran da zina ve hukumleri nelerdir?

Kuran da zina ve hukumleri nelerdir?

Yeni Üye
Kuran da zina ve hukumleri nelerdir?
Selamlar. Kuran da kadin ve erkegin aldatmasi durumunda cezalandirilmasi nasildir? bu konuda hangi ayetleri kılavuz olarak alabiliriz ?
Bunu ilk beğenen sen ol.
köyün delisi
RE: Kuran da zina ve hukumleri nelerdir?
İslâm için yazan, çizen, konuşan ve çaba sarfeden kişilerin gündeme getirecekleri konuları hikmete uygun bir sıralamaya tâbî tutmaları gerekir. Karşı taraftan bir sataşma olmadıkça bugünkü hayatımızda yeri olmayan, başka zaman ve zeminlerde düşünülmesi gereken konular gündeme gelmemelidir, 2. Günümüzde hakim olan sosyal ve kültürel şartlar içinde duygu ve düşüncesi şekillenmiş olan kişilere recim cezası ağır gelebilir ve muhtemelen sayın yazar bu yüzden mezkûr ceza üzerinde düşünmek ve onu yumuşatmak, bu suretle bazı kişilerin fitneye düşmelerini (imanlarının tehlikeye girmesini) önlemek istemiş olabilir.
Halbuki konuyu İslâm'ın bütün ahkâmı ile oturduğu bir zeminde görüşecek olursak durum değişir. Burada evli bir kimsenin zina etmesi için tabiî sebepler ortadan kaldırılmıştır. İslâm'ın bir bütün olarak yaşandığı zeminde evli olan kişi, eşinden memnun değilse ayrılabilir. Memnun olmayan erkek ise ayrılma yanında ikinci bir eşle daha evlenme imkânına sahiptir. Bunun da ötesinde -savaş sonucu alınan kadın esirler cariye statüsüne sokulmuş ise- bunlardan alma imkânına sahiptir. Ayrıca kişileri zinaya sevkeden bütün tahrik vasıtaları yasaklanmıştır. Duvarlarda, sinema ve televizyonda, gazete ve dergilerde... kişiyi fuhşa çağıran manzaralar yoktur. Kadın örtünmüş, karşı cinsle ilişki zarûret seviyesine indirilmiştir. Bütün bu şartları gerçekleştirdikten sonra aileyi kesin olarak korumak isteyen İslâm, evli şahısların zinasını kesin olarak yasaklamakta ve bu yasağa uyulmasını sağlamak için de en ağır ceza olan recmi koymaktadır. Bekârlık bir tahrik sebebi olduğu için bekârın zinasının cezası daha hafif olmuştur. 3. Recme sebep olan evlinin zinasını önlemek için alınan tedbirlere rağmen birisi bu fiili işlerse cezanın uygulanabilmesi için mahkemde isbat gereklidir. İsbat ve cezanın uygulanması öyle şartlara bağlanmıştır ki bunların gerçekleşmesi hemen hemen imkânsızdır. Tarih boyunca recim cezasının uygulanmasında görülen nedreti (azlığı) bu noktada aramak gerekir. Bu şartlar konurken âdetâ recim ezasının, uygulanmaktan ziyade caydırıcı bir müeyyide olması düşünülmüştür.
Şimdi suâlinize geliyorum: İslâm'da bir hüküm ictihad ile ortaya konmuş olursa buna bir başka müctehid karşı çıkabilir. Recim cezası ve bu cezanın ölümle sonuçlanacağı hükmü ictihada değil nassa dayanmaktadır. Aşağıda bir kısmını vereceğimiz hadîsler sağlam ve kesin hüküm ifade eden hadîslerdir. İctihad yoluyla bunlara karşı çıkmak mümkün değildir. Hemen işaret edelim ki recim cezası her şeklinde ölüm sonucu doğurmaz. Öldürünceye kadar cezanın uygulanması suçun şahitlerle isbat edilmiş olmasına bağlıdır; bu ise -yukarıda işaret edildiği üzere- çok zordur; çünkü fiilin işlendiğini açık-seçik olarak dört müslüman, erkek, ahlâklı, sağlam, ergenlik çağında... kişinin görmesi, bir celsede şahitlik etmeleri, infaza kadar şahitlik ehliyetlerinin devamı... gereklidir. Eğer suç şahitlerle değil de zina edenin itirafı ile isbat edilmiş ise cezanın infazı sırasında suçlunun kaçması, kendini cezaya teslim etmemesi ölüm cezasını düşürür. Bu durumda suçlu takip edilerek öldürülmez.

Recim ile ilgili rivâyetleri nasıl değerlendirebiliriz?
Hadîs âlimleri bu konu ile ilgili rivâyetlerin tevatür derecesine yaklaştığında, sağlam ve açık olduğunda birleşmişlerdir. Bu hadîslerin sened bakımından sahih olmadıkları iddiâ edilemeyeceği gibi te'vil edilmeleri de mümkün değildir; çünkü ifadeleri açık ve seçiktir, bir kısmı uygulama ile ilgili bulunmaktadır; yani Hz. Peygamber (sav) bu suçu işleyen bazı şahısların recmedilmesini emretmiş ve bu emir yerine getirilmiştir.

Recim konusunda farklı düşünce ve mezhebler var mıdır?
Sünnî mezheblerin tamamı recim cezasının meşrûiyetinde (hukukîliğinde) birleşmişlerdir. Gayr-i Sünnî mezhebler içinde yalnızca Hâricîler ile bazı Mu'tezile âlimleri bu cezayı -Kur'ân'da bulunmadığına dayanarak- kabul etmemişlerdir.
Bazı muâsır âlimler de recm cezasının İslâma ait devamlı bir ceza (hadd) olmadığı devletin değiştirebileceği "tazir" nev'inden bir ceza olduğu kanaatindedirler.

Hz. Ömer'in bu konuda âyet bulunduğuna dair sözleri hakkında ne dersiniz?
Hz. Ömer'in, sağlam ve mûteber kaynaklarda yer alan sözleri aynen şöyledir: "Allah Teâlâ Muhammed'i hak din ile göndermiş ve kendisine kitap indirmiştir. O'na gönderdiği âyetler içinde recim de vardı; onu okudum, üzerinde düşüdüm ve ezberledim. Bizzat Resûlullah (sav) recim cezasını uyguladığı gibi kendisinden sonra da biz bu cezayı uyguladık. Korkarım zaman geçtikçe 'recim cezasını Allah'ın kitabında görmüyoruz' diyerek Allah'ın gönderdiği bu cezayı terketmek suretiyle dalâlete düşecek kimseler bulunacaktır. Kadın ve erkek evlenip birleştikten sonra zina ederler ve bu da şahitler, yahut, itiraf, yahut da hamilelik ile sabit olursa recim uyulanır; bu gerçek bir dinî hükümdür. Recim hakkındaki âyet şudur: Evli erkek ve evli kadın zina ettiklerinde Allah'tan caydırıcı bir ceza olmak üzere bunları kesin olarak recmedin; Allah azîz ve hakîmdir."34
Bu rivâyet hem konumuzla hem de nesih konusu ile ilgilidir. Bilindiği üzere nesih, Allah ve Resûlü (sav) tarafından konmuş bir hükmün yine kendileri tarafından kaldırılmasıdır. İslâm âlimlerinin bir kısmı hükmü bırakıldığı (devam ettirildiği) halde tilâveti (Kur'ân'dan bir âyet olarak okunması) kaldırılmış olan metinleri de nesih içinde mutâlâa etmişler; Hz. Ömer'in zikrettiği metni de buna örnek olarak göstermişlerdir. Sayısı çok az olmakla beraber bu neviden nesih de vardır. Şu halde yukardaki metnin Kur'ân âyeti olarak okunma vasfı kaldırılmış, ancak hükmü geçerli kılınmıştır. Bize göre lafzı Kur'ân'dan çıkarılmış, âyet olduğu halde Kur'ân'a yazılmamış bir metin olamaz. Ancak bu rivâyet dışında birçok sahih hadîs recim cezasını teyit etmektedir. Her hükmün Kur'ân olması gerekmez. Resûlullah'ın (sav) görevlerinden biri de sünneti ile boşlukları doldurmak, açıklama ve detaylar getirmektir. Namaz, oruç, hacc, zekât gibi İslâm'ın şartı mahiyetinde olan ibâdetlerimizin de -kaç rekat olacağı, nasıl kılınacağı, nasıl yapılacağı, nasıl ve neden, ne kadar verileceği gibi- hükümleri Kur'ân'da yoktur; bütün bunları bize getiren ve açıklayan sünnettir.

İslâm kamu hukukunun çok erken bir dönemde yozlaştığı iddiâsını nasıl karşılıyorsunuz?
İslâm kamu hukukunun başlıca kaynakları Kur'ân-ı Kerîm, Sünnet, İcmâ, Râşid Halîfeler ile bu yolda gidenlerin uygulamaları ve örftür. Bunlardan bir yozlaşma ve bozulma sözkonusu değildir. Ancak Emevîlerden itibaren hilâfetin saltanata dönüşmesi -kaynaklarda ve İslâmî hükümlerde değil- uygulamada ilk yozlaşmadır. Bunu uzun İslâm tarihi boyunca İslâm amme hukukundan yan çizen yöneticilerin yozlaşmış uygulamaları takip etmiştir. Bunlar tarihî birer gerçek olmakla beraber bir başka gerçek de İslâm amme hukukunun kaynakta ve nazariyede bozulmamış, yozlaşmamış bulunduğudur.

Kur'ân'da yer alan şekli ile kadına öğüt vermek, yatağını terketmek, dövmek tedbirlerinin birbiri ardınca uygulanması şer'î mecburiyet midir?
Nisâ sûresinin 24. âyetinde şöyle buyurulmaktadır: "Allah'ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Zâten saliha kadınlar itâatkârdır. Allah'ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Başkaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve dövün. Eğer size itâat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür."
Âyet'te tedbirler hafiften ağıra doğru sıralanmış ve itâat ettikleri takdirde başka bir yol aranmaması emredilmiştir. Bu düzenleme ve ifadenin hükmü, mezkûr tedbirlerin sıra ile uygulanması ve biri fayda vermediği takdirde diğerine başvurulmasıdır. Aksine düşünenler varsa da doğru olan anlayış budur. Burada üzerinde durulması gereken birkaç husûs vardır:
1. Âyetin başında aile reisliğinin erkeğe verildiği, bunun da biri tabiî, diğeri ekonomik iki sebebe bağlandığı ifade edilmiştir. Tabiî sebep yaratılıştan verilen kabiliyetlerdir; bunlar aile reisliği görevinin erkek tarafından yürütülmesine uygun düşmektedir. Buna mukabil meselâ çocuğun küçük yaşlarda bakımı ve eğitiminde öncelik kadına aittir; onun kabiliyetleri de buna uygun düşmektedir. Ekonomik sebep ise ev geçimini temin yükümülülüğünün erkeğe ait oluşudur. Kazanan ve geçindirmekle yükümlü olanın harcamaya nezaret etmesi tabiî haktır.
2. Yukarıdaki sebeplerle kendisine aile reisliği verilen erkeğin kadını tedip hakkı sınırsız değildir. Kadın kocasına ancak meşrû olan isteklerinde itâat eder. Meşrû olmayan isteklerine itâat etmez ve bundan dolayı kocasının te'dip hakkı sözkonusu olamaz. Başta namus olmak üzere korunması gereken şeyleri korumamak ve kocasının meşrû isteklerine karşı çıkmakta direnen kadına karşı kocası te'dip hakkını kullanır. Bu hak birinci derecede öğüt vermektir, bu fayda etmezse yatakları ayırmaktır; bu da fayda vermez, ancak buna rağmen koca aile yuvasını dağıtmayı istemezse dövmeyi denemektir. Burada dövme kelimesi başka bir tabir olmadığı için kullanılmış, ancak sonuçta dövme demeye bin şahit gerekecek sınırlarla kayıtlanmıştır. Sövmek yasaktır, yüze ve tehlikeli yerlere vurmak yasaktır, iz bırakacak şekilde dövmek yasaktır.
Bütün bunların yanında Hz. Peygamber (sav) bütün ömründe bir defa bu hakkı kullanmamış, ümmetine de:
"Hayırlı olanlarınız asla kadınları dövmez",
"Bazılarınız eşlerini köle gibi dövmekten utanmıyor mu? Sabahleyin kadını dövüp akşam koynuna almak nasıl olur?" buyurmuşlardır.
3. Yukarıda sıralanan kayıt ve sınırlar içinde kadını dövmek İslâm'da sevilmeyen, başka çare kalmazsa, kullanılmasına izin verilmiş olan bir tedbirdir. Bunu denemeden önce boşanarak aile hayatına son vermek de imkân dahilindedir; ancak kadının kabalarına vurulacak bir iki tokat aile hayatını kurtaracaksa denenmeye değer mi sorusu vardır; buna cevap verecek olan da kocadır. Ancak sebep ve sonuç ne kadar meşrû olursa olsun "dövme" tabiri sevimsizdir; bunun içindir ki İslâm'da ona, zarûret halinde (ve muhtemelen geçici olarak) cevaz verilmiş, fakat tavsiye edilmemiş, sevimli bulunmamıştır. Bu noktada sudan bahaneler ve meşrû olmayan sebeplerle karısını döven her millet ve seviyeden çok sayıda kişinin bulunduğu, böyle bir vakıanın gözardı edilemeyeceği de unutulmamalıdır. Denebilir ki İslâm bu konuda da orta yolu tutmuştur.

"Her bir fiil ve tedbir erkeğin nefsî müdâfaasıdır" şeklinde bir yorum var, buna katılıyor musunuz?
Bu yorumu tam olarak anladığımı söyleyemem. Nefsi müdâfaadan maksat "meşrû müdâfaa" ise te'dip hakkını meşrû müdâfaa olarak değerlendirmek bize göre mümkün değildir. Burada müdâfaadan ziyade "namusu, şerefi, ailenin düzen ve devamlılığını korumaktan" sözedilebilir.
Erkek bu koruma görevini yaparken başka çare kalmamış ise, aile hayatına son vermeden önce isterse bir de bu mânâda tedip hakkını kullanmasına izin verilmiştir.
Âyetin başında zikredildiği üzere iyi bir kadın zâten böyle tedbirlerden uzaktır. Yoldan çıkan ve bunda ısrar eden kadınlar ise baştan bu tedbiri göze almış ve kabullenmiş demektir.
Kocanın bu hakkı kötüye kullanması halinde ise kadının hakem ve hâkime başvurarak haksızlığı ortadan kaldırma hakkı mevcuttur


kaynak: hayrettinkaraman.net


zina ile ilgili ayetler:
4:15 - Kadınlarınızdan zina edenlere karşı, içinizden dört şahit getirin. Eğer onlar, şahitlik yaparlarsa, bu kadınları, ölüm alıp götürünceye kadar veya Allah onlara bir çıkış yolu açıncaya kadar evlerde hapsedin.

4:25 - Sizden her kim hür mümin kadınları nikah edecek bir zenginliğe gücü yetmiyorsa, ona da ellerinizin altındaki mümin cariyelerinizden efendilerinin rızası ile nikahlamak var. Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Siz birbirinizdensiniz. O halde sahiplerinin izni ile ve mehirlerini örfe göre vermek suretiyle cariyelerden iffetli olan, zina etmeyen, dost da edinmeyenlerle evlenin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, o vakit hür kadınlar hakkında gerekli bulunan cezanın yarısı kendilerine lazım gelir. Bu hükümler, içinizden günah işlemekten korkanlaradır. Sabretmeniz ise, sizin için daha hayırlıdır. Allah Gafûrdur, Rahimdir (çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir).

17:32 - Zinaya da yaklaşmayın, çünkü o pek çirkindir ve kötü bir yoldur.

24:2 - Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah dini(ni tatbik) hususunda sizi sakın acıma duygusu kaplamasın! Müminlerden bir grup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun.

24:3 - Zina eden erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkası ile evlenemez; zina eden bir kadınla da ancak zina eden veya müşrik olan erkek evlenebilir. Bu, müminlere haram kılınmıştır.

24:4 - Namuslu kadınlara zina isnadında bulunup, sonra (bunu ispat için) dört şahit getiremeyenlere seksener sopa vurun ve artık onların şahitliğini hiçbir zaman kabul etmeyin. Onlar tamamen günahkardırlar.

24:5 - Ancak bundan sonra tevbe edip ıslah olanlar müstesnadır. Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

24:6 - Eşlerine zina isnadında bulunup da kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah adına yemin ederek şahitlik etmesidir.

24:7 - Beşinci defa da, eğer yalan söyleyenlerden ise, Allah'ın lanetinin kendi üzerine olmasını dilemesidir.

24:8 - Kadının, kocasının yalan söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah adına yemin ve şahitlik etmesi,

24:9 - Beşinci defa da, eğer (kocası) doğru söyleyenlerden ise, Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını dilemesi kendisinden cezayı kaldırır.

25:68 - Yine onlar ki, Allah ile beraber başka bir tanrıya yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan günahı(nın cezasını) bulur.

33:30 - Ey peygamberin hanımları! sizden her kim bir terbiyesizlik ederse ona azab iki kat katlanır. Bu Allah'a göre çok kolaydır.

60:12 - Ey Peygamber! İnanmış kadınlar sana gelip Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamaları, hırsızlık etmemeleri, zina etmemeleri, çocuklarını öldürmemeleri, elleri ile ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemeleri, iyi bir işte sana karşı gelmemeleri hususunda sana bey'at ederlerse onların bey'atlarını al ve onlar için Allah'tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

65:1 - Ey Peygamber! Kadınları boşamak istediğiniz zaman onları iddetleri içinde boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz Allah'tan korkun. Apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilmezsin, olur ki Allah, bundan sonra bir durum ortaya çıkarıverir.


umarım faydalı olur
PEAH!


“Somali'de, 90 günde, 29.000'den fazla çocuk açlıktan öldü. Mübarek Ramazan ayında son altmış yılın en büyük kuraklığını yaşayan Afrika ülkelerine 5 TL. yardım etmek için bir kısa mesaj atabilirsiniz:

Afrika yaz 5601 (Türkiye Diyanet Vakfı)
Afrika yaz 2868 (Türk Kızılayı)
Afrika yaz 3072 (İHH- İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı)..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Kıdemli Üye
RE: Kuran da zina ve hukumleri nelerdir?
Anlamadığım bi nokta zina sadece cinsi münasebetle olmuyor tabiki değil mi ?
Sanalda bile olabilir yani ?
Teşekkürler bebeğim açıklama için..
Çocuğunu Asma Köprüde Sallayan Bir Annedir ;


♥ İstanbul ♥


ve Soğusun Diye Suya Bırakılan İçi Süt Dolu Bir Biberondur ;


♥ Kızkulesi ♥



sLtnn.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 19-08-2011, Saat:02:09 AM, Düzenleyen: sLtnn.
köyün delisi
RE: Kuran da zina ve hukumleri nelerdir?
allah zinaya yaklaşmayın buyuruyor, yani senin de bahsettiğin gibi sanaldan olsun bakışmalarla olsun konuşmalarla olsun zinaya yaklaştıracak herşey de haram kılınmıştır.
PEAH!


“Somali'de, 90 günde, 29.000'den fazla çocuk açlıktan öldü. Mübarek Ramazan ayında son altmış yılın en büyük kuraklığını yaşayan Afrika ülkelerine 5 TL. yardım etmek için bir kısa mesaj atabilirsiniz:

Afrika yaz 5601 (Türkiye Diyanet Vakfı)
Afrika yaz 2868 (Türk Kızılayı)
Afrika yaz 3072 (İHH- İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı)..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Yeni Üye
RE: Kuran da zina ve hukumleri nelerdir?
rep puani verecektim ama yeterli mesajim yokmus. bir dahaki sefere insallah. borcum olsun. tesekkur ettim
Bunu ilk beğenen sen ol.
ölüm değilse bizi ayıran yazık olmuş
RE: Kuran da zina ve hukumleri nelerdir?
ben verem senın yerıne kardesım gülücük) yardımcı olabıldıysek ne mutlu bıze gülücük)
[Resim: ts_atki2.gif]
Dev gibi kestane ağaçları altında çıplak ayak dolaştığımız buz gibi sularında dudaklarımız mosmor olana kadar balık tuttuğumuz fırtınanın cocuklarıyız biliyoruz ki hırçınlığımız, asiliğimiz, ondandır.

[Resim: tb43nr.gif]

Şampiyon Trabzonspor


Kuşkusuz çocuğuna ''tabağını bitir'' diye bağıramayan tek anne, afrikalı ANNE'dir...
Ölmesinler Artık ..!

AFRİKA yaz 5601'e gönder...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Kıdemli Üye
RE: Kuran da zina ve hukumleri nelerdir?
Ayette evli cariyenin cezası hür evlinin cezasının yarısıdır diyor , eğerki zina eden evli kişiye recm olsaydı , recmin yani öldürmenin yarısı nedir ? ikiye bölüpte mi öldürecek gülücük demekki recmin yarısı olmadığına göre recm diye bir cezada islam dininde yoktur , hadiste ise derki recm kuranda bulunan bir cezaydı der , keçi yemiş güya ayeti kaybolmuş , eğerki recm kuranda bulunsa bu iki ayet birbiriyle çakışır , o hadise doğru diyenler öldürmenin yarısını getirmeleri lazım , soruyorum öldürmenin yarısı nedir , cevap veremezler , az insaf , insaf , insaf diyorum , artık kendinizi sorgulayın ve bu cinayete dur deyin .
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 17-04-2013, Saat:07:48 PM, Düzenleyen: e2828.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.