You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

General
RE: Kur'an Yolu
(Ey Muhammed!) Onlara, Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku.
Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti.
Kurbanı kabul edilmeyen, "Andolsun seni mutlaka öldüreceğim" demişti.
Öteki, "Allah ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder" demişti.

﴾MAİDE 27﴿

...Tâbiînden Hasan-ı Basrî ve bir kısım müfessirlere göre burada anlatılanlar
Hz. Âdem’in kendi oğulları değil, İsrâiloğulları’ndan iki şahıstır.
Bütün insanlar Âdem’in soyundan geldiği için
bu iki şahıs da Âdem’in oğulları olarak anılmışlardır (İbn Kesîr, III, 85).
Bu iki kişinin şahsında İsrâiloğulları’nın taşkınlıkları, bazı kötü huyları, özellikle kıskançlıkları anlatılmaktadır...


Adem'in iki oğlu değil iki adem oğlu.
Kur'an'da geçen bütün 'beni adem' ifadeleri,
insanlar, insan soyu anlamındadır.

Kurban ise, sadece hayvan kesmek değil,
Allah'a yaklaşmak için yapılan her türlü davranıştır.
(salat, secde, zekat, cihad, hayvan kesmek v.s.)
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 22-06-2016, Saat:02:17 PM, Düzenleyen: Dinozor.
General
RE: Kur'an Yolu
"Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim.
Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım."

﴾MAİDE 28﴿

...Buradan, “Saldırgana karşı nefsi müdafaa etmemek gerekir” gibi bir anlam çıkarılamaz.
Mevdûdî, bu sözleri şöyle yorumlar: “Beni öldürmek için kötü niyetler besleyebilirsin;
fakat ben, senin beni öldürme hazırlıklarını öğrendikten sonra bile senden önce davranmak için bir şey yapacak değilim” (I, 419)...
...İslâm’da nefsi müdafaa meşrû bir haktır,
kişinin kendisini ölüme teslim etmesi fazilet olarak kabul edilemez. Fazilet saldırıyı başlatmamaktır...
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kur'an Yolu
"Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın.
İşte bu zalimlerin cezasıdır."
Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.

﴾MAİDE 29-30﴿

Burada öldürülenin günahlarının, öldüren tarafından yüklenileceği kastedilmemiştir.
Çünkü kimsenin başkasının günahını yüklenmeyeceği onlarca ayette bildirilmiştir.
Bu ifade, “önceki günahlarınla beraber beni öldürme günahını da yüklenip de…” anlamında olsa gerektir.
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kur'an Yolu
Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi.
"Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten aciz miyim ben?" dedi.
Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.

﴾MAİDE 31﴿

Burada da cinayet işleyen birinin ancak karga kadar aklı olabileceği,
zavallının ve beyinsizin teki olduğu yine katilin kendisine itiraf ettirilmiştir.
Üstelik suçunun üzerini de hiç bir zaman örtemeyecektir.

Rivayetlere gelince;
Adem'in iki oğlunun kız yüzünden kavga etmesi,
kurban kesmeleri,
kurbanı kabul edilenin kızı alacağı v.s.
tamamen yahudi masalları olup,
kurban kesmenin adem zamanından beri var olduğu iddiası bu ayetlere dayandırılamaz.
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kur'an Yolu
Ey iman edenler!
Allah'a karşı gelmekten sakının,
ona yaklaşmaya vesile arayın
ve onun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.
﴾MAİDE 35﴿

...Müfessirler âyette kastolunan vesilenin,
Allah’ın emrettiklerinin yerine getirilmesi ve yasakladıklarının terkedilmesi olduğunu belirtmişler,
kişiyi Allah’a yaklaştıracak ve O’nun rızâsını kazanmaya yardım edecek her türlü ibadet ve eylemi vesile saymışlardır...


Buradaki vesile sözcüğüne,
“Allah'a götürecek, Allah ile kul arasında aracı olacak mürşit”
manası vermek,
tevhid ile bağdaşmayan, şirk içeren bir anlayış olacaktır :

"İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır.
O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler,
“Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar.
Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir.
Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez."

ZÜMER 3
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kur'an Yolu
Şüphesiz yeryüzünde olanların hepsi ve yanında bir o kadarı daha kendilerinin (kafirlerin) olsa da
onu kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verecek olsalar onlardan yine kabul edilmez.
Onlara elem dolu bir azap vardır.
Ateşten çıkmak isterler ama ondan çıkabilecek değillerdir.
Onlara sürekli bir azap vardır.
﴾MAİDE 36-37﴿

İnkâr edip de kâfir olarak ölenlerin dünyadaki bütün servetlerinin bir misli daha fazla servetleri bulunsa
ve âhiret azabından kurtulmak için bu serveti fidye olarak verecek olsalar dahi bu istekleri kabul edilmeyecektir.
Yani böyle kimseler dünyada iken bu kadar serveti harcayarak hayır yapmış olsalar
ve âhirette bu hayrın sevabını karşılık göstererek kendilerini azaptan kurtarmak isteseler bile bunun yararı olmayacaktır,
çünkü inkârları onların sevaplarını iptal etmiştir (ayrıca bk. Âl-i İmrân 3/91).


Kâfirlerin cehennemde ebedî olarak kalacakları,
oradan çıkmak isteseler de çıkamayacakları ifade edildiği gibi,
reenkarnasyonun, yani insanın, öldükten sonra başka beden veya
bedenlerde tekrar doğarak mânevî tekâmülünü tamamlayana kadar
yeniden yaşamasının mümkün olamayacağına da işaret edilmektedir.
Nitekim bu mânayı destekleyen başka âyetler de vardır (bk. Bakara 2/28; Hac 22/22; Nisâ 4/169; Ahzâb 33/65; Cin 72/23).
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 23-06-2016, Saat:12:45 PM, Düzenleyen: Dinozor.
General
RE: Kur'an Yolu
Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere
hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin.
Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
﴾MAİDE 38﴿
"Ve-ssâriku ve-ssârikatu fakta’û eydiyehumâ cezâen bimâ kesebâ nekâlen mina(A)llâh(i)(k) va(A)llâhu ‘azîzun hakîm(un)"

"eyd" kelimesi "yed"'in çoğulu ise "eller" anlamına gelir.
"eyede" fiilinden mastar ise "kuvvet" anlamı çıkar.
Her durumda ellerinin kesilmesi,
hırsızlık yapmalarına engel olacak önlemlerin alınması,
hırsızlık yapma güçleri ve gerekçelerinin ortadan kalıdırlması,
anlamında değerlendirilmelidir.
Toplumda insanları hırsızlığa iten sebepleri ortadan kaldırın,
açlık muhtaçlık , fakirlik gibi,
mal mülk kontrol altına alınmalı , açıkta bırakılmamalı,
hırsızlığa teşvik olabilecek her türlü sebep ortadan kaldırılmalı,
eğitim, rehabilitasyon, yardım dernekleri, fakirlikle mücadele v.s.
şeklinde anlaşılmalıdır.

Hırsızın elinin fiilen kesilmesi,
bir sonraki ayete aykırıdır :

"Her kim de işlediği zulmünün arkasından tövbe edip durumunu düzeltirse,
kuşkusuz Allah onun tövbesini kabul eder.
Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir
." ﴾MAİDE 39﴿

Hırsızın tövbe etmesine fırsat tanınmalıdır,
çünkü kesilen el geri gelmez.

Cahiliye araplarının uyguladığı el kesme cezası apayrı bir zulümdür.
İslam bu suça yeni düzenleme getirmiş, çözümü toplumların kendi yasalarına bırakmıştır.
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 23-06-2016, Saat:02:41 PM, Düzenleyen: Dinozor.
General
RE: Kur'an Yolu
O gün Allah şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün.
Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun.
Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı, İncil'i de öğretmiştim.
Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu.
Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun.
Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkar edenler,
"Bu ancak açık bir büyüdür" demişlerdi.
Hani bir de, "Bana ve Peygamberime iman edin" diye havarilere ilham etmiştim.
Onlar da "İman ettik. Bizim müslüman olduğumuza sen de şahit ol" demişlerdi.

﴾MAİDE 110-111﴿

Bu ayet grubunda İsa peygamberin israiloğullarına gönderiliş ve sebepleri açıklanıyor.
İsa as.'ın vahyi tebliğ etmenin yanında, israiloğullarına salgın hastalıklara karşı mücadele etmeyi, önceden tedbir almayı, rahat bir yaşam için koruyucu hekimliği,
göz ve cilt hastalıklarına karşı önlemler almayı,
sağlıklı gıda üretim ve tüketimini öğretmek için görevlendirildiği anlaşılmaktadır.
İsa peygamberin tıp eğitimi aldığı ortadadır.
İncil verilmiş, tevrat ve hikmet öğretilmiştir.
Beşikte konuşmamış, yüksek ünvanlı ve yüksek mevkili biri olarak insanlara hitap etmiştir.
Ölüleri diriltmesi ise hastaları iyileştirmesi, sosyal ölüleri ayağa kaldırması olarak anlaşılabilir.
En doğrusunu Allah bilir.
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 29-06-2016, Saat:03:15 PM, Düzenleyen: Dinozor.
General
RE: Kur'an Yolu
Hani havariler de, "Ey Meryem oğlu İsa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?" demişlerdi.
İsa da, "Eğer mü'minler iseniz Allah'a karşı gelmekten sakının" demişti.
Onlar, "İstiyoruz ki ondan yiyelim, kalplerimiz yatışsın.
Senin bize doğru söylediğini bilelim ve ona, (gözü ile) görmüş şahitlerden olalım" demişlerdi.
Meryem oğlu İsa, "Ey Allahım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki; önce gelenlerimize (zamanımızdaki dindaşlarımıza)
ve sonradan geleceklerimize bir bayram ve senden (gelen) bir mucize olsun.
Bizi rızıklandır. Sen rızıklandıranların en hayırlısısın" dedi.
Allah da, "Ben onu size indireceğim. Ama ondan sonra sizden her kim inkar ederse artık ben ona kainatta hiçbir kimseye etmeyeceğim azabı ederim" demişti.

﴾MAİDE 112-115﴿

Bu sofranın indiğini düşünmüyoruz,
zira Allah ben onun size "indiricisiyim" diyor.
Bu, istersem tabiki indiririm ancak :

"Ve onlar, “Bu Peygamber'e bir melek indirilseydi ya!” dediler.
Eğer Biz, bir melek indirmiş olsaydık, iş, kesinlikle bitirilmiş olurdu.
Sonra da kendilerine göz bile açtırılmazdı." EN'AM 8

ayeti bunun açıklayıcısıdır.
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kur'an Yolu
Allah kıyamet günü şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Sen mi insanlara Allah'ı bırakarak beni ve anamı iki ilah edinin dedin?"
İsa da şöyle diyecek: "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarım. Hakkım olmayan bir şeyi söylemem benim için söz konusu olamaz.
Eğer ben onu söylemiş olsaydım elbette sen bunu bilirdin. Sen benim içimde olanı bilirsin, ama ben sende olanı bilemem.
Şüphesiz ki yalnızca sen gaybları hakkıyla bilensin."
"Ben onlara, sadece bana emrettiğin şeyi söyledim: Benim de Rabbim, sizin de rabbiniz olan Allah'a kulluk edin (dedim.)
Aralarında bulunduğum sürece onlara şahit idim. Ama beni içlerinden aldığında, artık üzerlerine gözetleyici yalnız sen oldun.
Sen her şeye hakkıyla şahitsin." . "Eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar senin kullarındır.
Eğer onları bağışlarsan, yine şüphe yok ki sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin."
Allah şöyle diyecek: "Bugün, doğrulara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür."
Onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler vardır.
Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'dan razı olmuşlardır.
İşte bu büyük başarıdır. Göklerin, yerin ve bunlardaki her şeyin hükümranlığı yalnızca Allah'ındır.
O her şeye hakkıyla gücü yetendir.

﴾MAİDE 116-120﴿

İsa peygamber burada Allah'a, insanlara kendisini ve annesini kutsallaştırmaları telkininde bulunmadığını,
bunun kendisinden sonra gelen nesiller tarafından yapıldığını ifade etmektedir.
Muhammed as.'ın da kızı ve torunları hakkında Allah'a karşı aynı ifadeyi vereceğinden şüphemiz bulunmamaktadır.

Doğrusunu en iyi Allah bilir.
Allah dileseydi, insanı, kendisine vahyedilenden başkasını yapamayan diğer canlılar gibi yaratır, fikir ayrılığı da olmazdı ! (HUD-118)
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 29-06-2016, Saat:03:42 PM, Düzenleyen: Dinozor.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.