Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Kur'an ve bilimsel zihin
Kur'an ve bilimsel zihin
Kuran’ın zihnini şekillendirdiği bir teist için evren rasyoneldir / gerçektir
ve yapısı / yasaları anlaşılabilir.
Evreni yaratan Allah rasyonel / gerçek bir varlıktır
ve Kuran’ın bir unsuru olan imtihan dünyasında olmamız,
ancak böyle bir evrende mümkündür.
Eğer evreni algılayamıyor olsaydık, imtihan olmamız imkansızdı.
Demek ki diğer varlıklar evrenden bi haberler diyebiliriz.
Yaptığımız davranışlardan sorumluyuz,
çünkü neyle sonuçlanacağını biliyoruz.
Bir uçurumun kenarında duran insanı itersek,
aşağı düşer ve ölür.
Bunu bildiğimiz için sorumluyuz.
Eğer bilmeseydik sorumlu tutulamazdık.
Allah'ın üflediği ruh sayesinde bilebiliyoruz.
Hayvanlarda ruh yoktur ve bilemezler,
dolayısıyla sorumlu da değillerdir.
Hayvanlara hesap günü yoktur, insanlara vardır.
en önemli isimlerinden biri olan Galile,
insan zihninin evreni anlama kapasitesini
insan zihnini Allah’ın yarattığının bir delili olarak görmüştür.
Galileo Galilei, Dialogue Concerning the Two Chief World Systems, çev:
Stillman Drake, University of California Press, Berkeley, 1967, s. 104.
teist ontolojinin, zihnin evren hakkındaki doğru bilgilere ulaşabileceğine dair
güveni destekler nitelikte olduğuna şu sözleriyle dikkat çekmiştir:
“Evrendeki her şeyi belli bir niceliğe bağlı olarak kuran Allah,
aynı zamanda insan zihnine bu yapıyı anlayacak özellikleri vermiştir.”
şu sözleriyle zihinle evren arasındaki uyumun natüralizm açısından sorun teşkil ettiğini belirtmiştir:
“Gerçek uygunluk…
İnsan beyni ile fiziksel dünyanın bütünü arasındaki uygunluk.
Dünya diğer bir deyişle ‘kullanıcı dostu’ gözükmektedir.
Bu natüralizme/materyalizme karşı bir meydan okumadır.
Hatta birçok teist gelenekte,
(İslam’ın içinde bazı ekoller de böyle özellikler göstermektedir)
akla önem vermek iman zafiyeti olarak değerlendirilmiş,
aklın aşağılanması temel öğreti olarak benimsenmiştir.
bahsedilen ön kabule mantıki zemin oluşturduğu gibi
birçok ayetiyle evrendeki fenomenler üzerinde düşünmeye davet ederek de
gerekli bilimsel zemini oluşturur.
gece ile gündüzün ardarda gelmesinde,
insanlara yararlı şeylerle yüklü olarak denizde yüzüp giden gemilerde,
Allah’ın gökten indirip de ölü haldeki yeryüzünü canlandırdığı suda,
orada her çeşit canlıyı yaymasında,
rüzgârları ve yer ile gök arasında emre tabi bulutları yönlendirmesinde,
aklını kullanan bir toplum için deliller vardır."
BAKARA 164
Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi