Evrenin sürekli genişliyor olması 20. yüzyılın en önemli keşiflerinden biri olarak nitelendirilmektedir. Ancak Allah bu gerçeği bize 1400 sene evvel Kuran'ın Zariyat Suresi'nin 47. ayetinde bildirmiştir:
Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz.
Gökcisimlerinin hesaplanmışbir yörünge üzerinde hareket halinde oldukları bundan asırlar önce Kuran'da şöyle haber verilmiştir:
Geceyi, gündüzü, Güneşi ve Ayı yaratan O'dur; her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedir. (Enbiya Suresi, 33)
Kuran'da Güneşve Ay'dan bahseden ayetlerin Arapçaları incelendiğinde ilginç bir özellik göze çarpar. Ayetlerde Güneşiçin "sirac" (lamba) veya "vahhac" (parıl parıl parlayan, yanıp tutuşan) kelimeleri kullanılmıştır. Ay içinse "munir" (aydınlatıcı, ışıklı) kavramı vardır. Gerçekten de Güneşkendi içindeki nükleer reaksiyonlar sonucunda büyük bir ısı ve ışık üretirken, Ay sadece Güneş'ten aldığı ışığı yansıtmaktadır. Ayetlerde bu ayrım şöyle geçer:
Görmüyor musunuz; Allah, yedi göğü birbirleriyle bir uyum (mutabakat) içinde yaratmıştır? Ve ayı bunlar içinde bir nur kılmış, güneşi de (aydınlatıcı ve yakıcı) bir kandil yapmıştır. (Nuh Suresi, 15-16)
Kuran'da rüzgarların 'aşılayıcı' özelliğinden Hicr Suresi'nin 22. ayetinde şöyle bahsedilir:
Ve aşılayıcı olarak rüzgarları gönderdik, böylece gökten su indirdik de sizleri suladık... (Hicr Suresi, 22)
Söz konusu ayette geçen "aşılama" kelimesinin Arapça karşılığı hem bitkilerin, hem de bulutların aşılanması anl****ı taşımaktadır. Nitekim modern bilim, rüzgarların her iki işleve de sahip olduğunu göstermiştir.
Başka bir Kuran mucizesine bir ayette şöyle dikkat çekilir:
Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp-örtüyor... (Zümer Suresi, 5)
Ayette gecenin ve gündüzün birbirlerinin üzerlerini sarıp-örtmeleri için "tekvir" fiili kullanılmaktadır. Bu fiilin Türkçesi "yuvarlak birşeyin üzerine birşey sarmak"tır. Örneğin Arapça sözlüklerde "başa sarık sarma" gibi yuvarlak cisimleri içeren fiiller için bu kelime kullanılmaktadır. Bu ayet, Dünya'nın biçimi konusunda kesin bir bilgi içermektedir. Ancak ve ancak Dünya'nın yuvarlak olması durumunda bu ayette ifade edilen fiil gerçekleşebilir. Yani 7. yüzyılda indirilen Kuran'da, dünyanın yuvarlak olduğuna işaret edilmiştir.
Kuran'daki rakamsal şifreler nelerdir?
Kuran'da 19 sayısının ayetlerin içine şifresel bir biçimde yerleştirilmişolması ve bazı kelimelerin tekrar sayıları gibi rakamsal mucizeler de vardır.
Kuran'da kelime tekrarları: Kuran'da birbiriyle ilgili bazı kelimeler aynı sayıda kullanılmıştır. Örneğin;
"Yedi gök" tabiri 7 kere geçmektedir.
"Dünya" ve "ahiret" kelimeleri 115'er kez tekrarlanmaktadır.
"Gün" kelimesi 365 kez, "ay" kelimesi ise 12 kez tekrarlanmaktadır.
"İman" (tamlama almadan) kelimesi Kuran boyunca 25 kere tekrarlanır, "küfür" kelimesi de...
"De" kelimelerini saydığımızda çıkan sonuç 332. "Dediler" kelimesini saydığımızda da aynı rakamı görüyoruz.
"Şeytan" kelimesi 88 kere geçiyor. "Melek" kelimesinin tekrar sayısı da 88.
Kuran'da 19 mucizesi: Müddessir Suresi'nde "Onun üzerinde ondokuz vardır." ayetiyle dikkat çekilen 19 sayısı Kuran'ın bazı ayetlerine şifrelenmiştir. (Müddessir Suresi, 30) Örneğin;
Her surenin başlangıcında bulunan "Besmele" 19 harftir.
Kuran 114 sureden oluşur ve 114 ise 19'un 6 katıdır.
Kuran'da geçen "Allah" kelimelerinin toplam sayısı 2698 (19x142)dir.
Kuran'da geçen "rahim" kelimesinin toplam sayısı 114 (19x6)'tür.
Kuran'da geçen tüm sayıları (tekrarlar dikkate alınmadan) topladığımızda çıkan sayı; 162.146 yani 19x8534'tür.
Vahyedilen ilk sure 19 ayete sahiptir.
Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.
Kuran'ın geleceğe yönelik verdiği haberler nelerdir?
Kuran'da ayrıca ayetlerin rakamsal olarak incelenmesiyle elde edilen başka bir şifreleme sistemi daha vardır: Ebced hesabı.
Bu hesap yöntemi, çok eski tarihlere kadar uzanan ve Kuran indirilmeden önce kullanımı çok yaygın olan bir yazım şeklidir. Arap, Fars ve Türk tarihinde geçen tüm olaylar, harflere rakam değeri verilerek yazılır ve böylece her olayın tarihi de kayda geçilmişolurdu. Bu tarihler, her kullanılan harfin özel rakam değerlerinin toplanmasıyla elde ediliyordu.
Ebced yöntemiyle, Kuran'da geçen bazı ayetler incelendiğinde, bu ayetlerin anlamlarına uygun olarak birtakım tarihlere denk geldiğini görürüz. Ayetlerde bahsedilen olayların, ebced hesaplarıyla elde edilen tarihlerde gerçekleştiğini gördüğümüzde ise, söz konusu ayetlerde olaya ilişkin gizli bir işaret bulunduğunu anlamışoluruz. İlginç ebcedlere Kuran'dan verilebilecek birkaç örnek şöyledir:
Hz. Muhammed'e vahyİn baŞlangIÇ tarİHİ
(Bu) Kitabın indirilmesi, üstün ve güçlü olan, hüküm ve hikmet sahibi Allah (Katın)dandır. (Zümer Suresi, 1)
... Kitap Allah'tandır...
MİLADİ: 610 (vahyin başlangıç tarihi)
İstanbul'un fethİ
Bilindiği gibi İstanbul dünyanın en güzel şehirlerinden biridir ve bu ebced değeri de son derece dikkat çekicidir.
Andolsun Sebe' (halkı)nın oturduğu yerlerde de bir ayet vardır. (Evleri) Sağdan ve soldan iki bahçeliydi. (Onlara demiştik ki Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. Güzel bir şehir ve bağışlayan bir Rabb(iniz var). (Sebe Suresi, 15)
... Güzel bir şehir...
HİCRİ: 857, MİLADİ:1453
Aya ÇIKIŞ TARİHİ
Saat (kıyamet vakti) yakınlaştı ve ay yarıldı. (Kamer Suresi, 1)
... Saat ve ay yarıldı...
HİCRİ: 1390 MİLADİ:1969
Ahiretin varlığını nereden biliyoruz?
Allah şu anda insanları bir algılar dünyasının içinde yaşatmaktadır. Bir hayal olan bu dünyayı, böylesine kusursuz ve muhteşem bir yaratılışla, derinliği olan, üç boyutlu, rengarenk, ışıl ışıl görüntülerle var eden Allah, kuşkusuz ki bundan çok daha güzelini de yaratmaya güç yetirir.
Allah insanın beyninde şu an nasıl bir dünya görüntüsü oluşturuyorsa, ölümünün ardından da farklı bir boyuta geçirerek, farklı bir ortam görüntüsünü gösterecektir. İşte insana gösterilen o boyut, ahiret olacaktır.
* Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz *
__sûfilere sohbet gerek,ahilere ahret gerek,mecnunlara leyla gerek,bana SENİ gerek SENİ !!!__
![[Resim: ny4qc.gif]](http://s1306.hizliresim.com/1b/9/ny4qc.gif)