Televizyonda bazı insanlar Kuranı sadece indiği çağa mahkum etmeye matuf düşünceler ileri sürebiliyor, bu da insanımızın kafasını karıştırıyor. Inancı bozuk bazı insanlar dini duyguları sarsmaya önce sahih hadislerden başladılar,işlerine gelmeyen hadislerin kimine uydurma,kimine zayıf dediler. Şimdi de, Kurandaki ayetleri tartışmaya açmaya cüret edebiliyorlar. Kendilerini destekleyecek hiçbir dini delil olmamasına rağmen "faiz,zina" vb. Gibi günahlar ile ilgili ayetler "o devir için geçerliydi,şimdi geçersizdir!" diyebiliyorlar. Bu düşüncelerin İslam ile uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Bu tarz fitnelerin çıkacağını Iki Cihan Serveri Efendimiz,sahabe ta o günlerde söylemiş ve ümmeti ikaz etmiştir. Kuran,zamanla hükmü daralan ve kısıtlanan değil,birbiri içine gizli ve her asra ayrı ayrı bakan manaları zamanlar geçtikçe ortaya çıkan ilahi bir vahiydir. Kuran, "taş,toprak,ağaç" gibi "mahluk" değil,bizzat onu "konuşan/emreden/vahyeden" Cenabi Hakkın isimud sıfatlarının toplamidır. Kelam sıfatı nasıl mahluk değilse,Kuran da mahluk/donuk/camid değildir.
Kuran başlı başına mucizedir
Kuranı Kerim, Peygamber Efendimizin en büyük mucizesidir. Içinde bugüne kadar yapılmış kanunlara örnek olacak esaslar,eski kavimlere ait bilinmeyen malumat,insanlara verilebilecek en büyük ahlak esasları,nasihatler,dünya ve ahiret hakkında, O nazil olana kadar hiç kimsenin bilmediği, tasavvur bile edemediği hususlar vardır. Böyle muhteşem bir mucize olan Kuranı Kerim e uyabilmek için,Kuranın muhatabı ve aynası olan Peygamberimize uymak,sunneti seniyesını yerine getirmek ve kutlu sözlerini/vasiyetlerini elden geldiğince yerine getirmeye çalışmak lazımdır.
Mustafa Aydın