Arapçada yıldız kelimesinin tercümesi necm'dir (çoğulu nücum'dur). Arapça'da çok mu ışık? az mı ışık? bilgileri içermez. Sadece yıldız kullanılır.
Kur'an'da yıldız suresi manasına gelen necm suresi vardır. Necm (yıldız) kelimesi Kur'anda tam 13 defa geçmektedir.
Fussilet 12: yıldızlar için mesabiha diyor.
Mülk 5: yıldızlar için mesabiha diyor.
Saffat 6: yıldızlar için keVakib diyor.
İlk iki ayette yıldız kandil (lamba) anlamına geliyor. Bu iki ayette "biz en yakın göğü kandillerle donattık." lafı söyleniyor. Yani insanları aydınlatan cisimler.
3.ayette keVakib yıldız manasına gelmediği için (modern arapçada) bu lafa "gezegen" manası verilmiştir.
Ama Kur'an modern arapça değil klasik arapçadır. Bu nedenle de klasik arapçaya göre değerlendireceğiz. Klasik arapçadaki manası belirgin (çok parlak) yıldızdır.
Bu 3 ayetin üçünde de en yakın gök ifadesi vardır.
İlk bakışta sıradışı bir durum yokmuş gibi görünse de iyi analiz edildiğinde çok büyük bir incelik ortaya çıkıyor.
imagine.gsvc.nasa.gov.tr sitesinden yakın yıldızların görülebileceği uzak yıldızların görülemeyeceği açıklanmıştır. Bakabilirsiniz.
Şimdi daha da ilginç tarafa gidelim. Ayette neden keVakib ya da mesabiha deniyor hiç düşündünüz mü? Çünkü necm kullanılsaydı yanlış olurdu. Necm normal yıldız demektir. Ama diğerleri parlak yıldız demektir. Necm kullanılan yerlerde en yakın gök ifadesi kullanılmıyor. Ama bu 3 ifadede parlak yıldız manası geliyor. Yani yakın gök ifadesi kullanılmış. Bu 1400 yıl önceden bilinmiyordu ama bir çoban bunu nasıl olduysa tahmin ediyor. (!)
(Necm'den kasıt uzak yıldızlardır)
Görmüş olduğunuz gibi Kur'an'ın neredeyse her ayetinde mükemmel bir incelik bulunmaktadır. Bir sonraki konumuz olan Kur'an'da mükemmel incelik örneği konusunu da daha sonra yazacağım.
Kur'an okuyun çünkü Kur'an Dünya'nın en mükemmel kitabıdır. 1400 yıl önceden görülmemiş yıldızlar akıl işi değildir. Tesadüf de olmaz bu kesinlikle ne yarattığını bilen bir Yaratıcı'nın işi olsa gerek.
Süphanallah