You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

...Kul Hakkından Korkmak Gerek...

...Kul Hakkından Korkmak Gerek...

..Edep Ya Hu..
...Kul Hakkından Korkmak Gerek...



Mevtalarını mezara koyduktan sonra eve dönen mirasçıların yapacağı ilk iş, önce merhumun üzerindeki kul haklarını araştırıp tespit ederek hemen ödemektir.

Çünkü insanın üzerindeki kul borcu, borçların en büyüğü, ahiret açısından da en korkulanıdır. Denebilir ki, Rabb’imiz kul hakkını şehitlerden bile affetmiyor. Onları bile borçları ödenmediği sürece şehitlik makamına çıkarmıyor. Hak ettikleri şehitlik makamına, ancak kullara olan borçları ödendikten sonra çıkabiliyorlar.

Nitekim Efendimiz (sas) Hazretleri cenaze namazını kıldıracağı mevtanın üzerinde kul hakkının olup olmadığını da soruyor, ölenin borcu varsa, kul hakkı vardır üzerinde, diyerek namazını kıldırmıyor, başkalarının kıldırmasına havale ederek insanlara borçlu gitmeme konusunda böyle uyarıcı mesajlar sunuyordu.

Bir defasında namazını kıldıracağı cenazenin borcu olduğu anlaşılınca beklemeyi tercih etmişti. Cenazeye iştirak edenler durumu anlayınca büyük bir vefakarlık göstererek hemen oracıkta topladıkları parayı borçlu bulunduğu kimseye vererek cenazeyi kul borcundan kurtarmışlar, bundan sonra namazını kıldıran Efendimiz (sas), kul hakkıyla gitmeme konusunda çarpıcı bir misalle şöyle açıklamada bulunmuştu:

-Nefsimi kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, bir insan Allah yolunda üç defa şehit olsa bile üzerindeki kul hakkı ödenmedikçe cennetteki makamına erişemez!..

Evet.. kul hakkından korkmak, kul hakkıyla gitmemeye dikkat etmek gerekmektedir…

Kul hakkının böylesine ehemmiyetinden dolayıdır ki, alimlerimiz yaptıkları tavsiyelerinde ikazlarda bulunarak diyorlar ki:

-Sakın kimseyi şu, bu bahanelerle aldatarak haklarını almaya kalkmayın; mallarını üzerinize geçirmeye yönelmeyin. Şayet geçmişte üzerinizde kul hakkı kalmışsa, sahibiyle mutlaka helalleşin, hayatta değilse mirasçısına ödeme yapın. O da mümkün değilse, hak sahibi adına bir yoksula, hizmete verin... Çünkü kul hakkıyla giden insanın ruhu askıda kalır, hak sahiplerine hakları ödeninceye kadar askıdan kurtulamaz. Hatta bu kul, şehit bile olsa!..

İslam’ın kul hakkına böylesine değer verişinden dolayıdır ki, geçmişteki imanı kuvvetli, dindarlığı sağlam toplumlarda para, mal, eşya gibi dünyevi değerlerin çalınıp kaybolması konusunda bugünkü gibi kötü örnekler yaşanmıyordu. Hatta zaman zaman dükkanlar açık bile bırakılabiliyor, bağ, bahçeye bekçi gereği de görülmeyebiliyordu. Kilit fabrikaları kurmaya bile ihtiyaç duyulmuyordu.

Çünkü dindarlığı kuvvetli, imanı sağlam kimse başkasının malına el uzatma niyetine giremiyor, kul hakkını yüklenme cesaretini kendinde bulamıyordu. Kul hakkı şehitlerden bile affedilmiyor, kul borcunu ödemeden gidenlerin ruhları, hak ödeninceye kadar askıda kalıyordu...

Böyle bilen ve inanan insanın haddine mi birinin hakkına el uzatması, komşusunun malını gasp etmesi, bir kılıfını bularak devletin imkanlarını hortumlaması, kapkaççılığa yönelmesi?..

Nitekim savaşa giden Osmanlı askerlerinin uğradıkları bağ bahçeden aldıkları meyvenin parasını oraya bırakma titizliği göstermeleri de, kul hakkının savaşta bile ihmal edilmediğinin göstergesi oluyordu...

Ne var ki günümüzde dine karşı düşmanca tavırlar alarak kul hakkından korkma inancını sarsanlar, öylesine insan tipleri yetiştirdiler ki, başkalarının hakkını almaktan da, çalmaktan da çekinmiyor, maneviyatsızlığın insanları ne hale getirebileceğinin ibretli örneğini de gözler önüne sermekten de geri kalmıyorlar...

Demek ki din bize sadece ahiretimizi kazandırmakla kalmıyor, dünyamızı da düzenliyor, birbirimizin haklarına karşı “kul hakkı” diyerek dikkatli olmamızı da sağlıyor. “Dinin hedefi öbür dünyadır, bu dünya ile ilgisi yoktur.” diyerek dini devreden çıkarmak isteyenlerin duymayan kulakları çınlasın, demekle yetiniyoruz.

***alıntı...


...Öyle garip bir dünya...
...Olmaz dediğin ne varsa olur...
...Düşmem der düşersin...
...Şaşmam der şaşarsın...
...En garibi de budur ya;...
...Öldüm der durur yine de Yaşarsın...

Bunu ilk beğenen sen ol.
Üye
RE: ...Kul Hakkından Korkmak Gerek...
Baktığımızda çok basit gibi duruyor ama subhanallah oturup bir düşündükmü cennete belkide bir adım kala ufak bir kul hakkının yenmesinden dolayı engel olma ihtimali var. Allah ayaklarımızı islam dini üzere sabit kılsın Allah razı olsun
Bunu ilk beğenen sen ol.
..Edep Ya Hu..
RE: ...Kul Hakkından Korkmak Gerek...
...Nitekim Efendimiz (sas) Hazretleri cenaze namazını kıldıracağı mevtanın üzerinde kul hakkının olup olmadığını da soruyor, ölenin borcu varsa, kul hakkı vardır üzerinde, diyerek namazını kıldırmıyor, başkalarının kıldırmasına havale ederek insanlara borçlu gitmeme konusunda böyle uyarıcı mesajlar sunuyordu...

burada her türlü hakka riayet etmek gerekiyor.. Rabbım korusun inşAllah bizleri..


...Öyle garip bir dünya...
...Olmaz dediğin ne varsa olur...
...Düşmem der düşersin...
...Şaşmam der şaşarsın...
...En garibi de budur ya;...
...Öldüm der durur yine de Yaşarsın...

Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: ...Kul Hakkından Korkmak Gerek...
Allah razı olsun.
"Bir kimse kardeşinin haysiyetine, yahut malına haksız olarak taarruz etmişse, iltimas olarak verilebilecek altın ve gümüşün bulunmadığı günden (kıyamet) önce helâlleşsin. Aksi halde, yaptığı haksızlık nisbetinde onun iyi amellerinden alınıp hak sahibine verilir. İyiliği yoksa, hak sahibinin günahından alınıp haksızlık eden adama verilir."
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
..Edep Ya Hu..
RE: ...Kul Hakkından Korkmak Gerek...


..bu kadar önemli canım.. hayatımıza oturtabılırız inşAllah..

Mevtayı musalla taşına koyunca “merhum üzerindeki haklarınızı helal ediyor musunuz?” diye üç defa sorar imamlarımız. Çünkü İnsanları en çok cehenneme sokan, kul haklarıdır..


...Öyle garip bir dünya...
...Olmaz dediğin ne varsa olur...
...Düşmem der düşersin...
...Şaşmam der şaşarsın...
...En garibi de budur ya;...
...Öldüm der durur yine de Yaşarsın...

Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.