Çocukken ağlatmıştı.
Sonra José Mauro De Vasconcelos'un Zeze'si. Şeker Portakalından,
Daha da ağlatmıştı.
Kalbimin efendisi çok sonraları Hermann Hesse'nin, Siddhartha'sı olmuştur.
Paulo Coelho'nun Simyacısı,
İhsan Oktay Anar'ın efrasiyab'ı kırmızı el izi bırakan çocuğu.
Amin Maalouf'un Afrikalı Leo'su
Alex Haley'in Kökleri - Kunta Kinte'si
Ve daha yazsam bitirmeyeceğim onlarca hayali kahramanım.
Pek çoğu kendi gerçeğini barındırıyor ve büyürken gerçekten pek çok şeyi unutuyoruz.
Aynı Küçük Prens gibi.
Vizyonda olduğunu geçenlerde tevafuken öğrendiğim ve hemen sonrasında izlediğim o muaazzam yapıt.
Kitabını okuyanlar için, kıvamında olmuş denilebilecek bir animasyon yapmışlar.
Hayal kırıklığına uğramazsınız.
Küçükler için izleseler hoşlarına gidecek ama anlayamacakları ve belki biraz sıkılabilecekleri ağırlıkta( ekşın seven nesil)
Ve fakat biz büyüklerin için cidden çok hoş.
Yani demem o ki.
Mutlaka gidin hazır vizyonda iken.
Başka bir başlıkta linkini atmıştım ama tekrar atayım.