Kendime bile söyleyemediğim acilar
Çemberinde bütün yalnizliklar boynuma halka oluyor
Bütün suretleri sahibine sabitliyorum
Kelimeler ki ağrıyan yerlerimin ağir isçileri
Sahipsizligimizde kendime yollar bırakıyorum
Belki hüzün
Belki ask
Yağmurun titremesi gibi
Bahar rengi bir aldanıstan dönüyor gözlerim
Ölüm kovalarken bedenimi ruhum bir güzelligin yansımasını ask diye giydiriyor hüznümün aynasına
Yesil bir arzu kanıyor ellerimden ve en çok da anlatırken eskiyor insan!
Yalnızsan eğer bakıslarım sende kalsın
Ben ki sarap eskitirim gözyaslarınızın aktığı yerde
Zaman hayli gençti ve hayli zaman geçti
Merdivenlerimizi kimler çikiyor simdi
Kimler iniyor o masmavi zamanların ıslak kuyusuna
Ki hepimizin kuyusunda bir yusuf yalnızlığ!
Büyürken yanimiza aldgimiz o düsler
Kimin hücresinde sariyor yaralarimizi
Bembeyaz bir anin serpilmis misk kokulariyla
Bu yanma,bu gece,bu kan kokusu ellerimizin
Bu gidip gelmelerimiz
Bu bizi bizden çikarip
