Almanya, Fransa, Kanada, Amerika...
'Burada kal, kürsünün başına geç' demişler. O, bunların hepsini elinin tersiyle geri çevirmiş.
"Ermeni olduğun için dedeni, fukara olduğun için kolunu kaybettiğin o ülkede ne isin var' demişler, gülmüş geçmiş.
Peki ne düşünmüş? 'Evet doğrudur:
"Ülkemde çok acı çektim. Sefaletin dibinde yasadım. Doğrudur: Dedemi, çocukluğumu, kolumu kaybettim. Ama yolumu kaybetmedim. Bu ülkede yasayan milyonlarca insandan hiçbir zaman farklı olmadığımı düşündüm. Bu topraklarda yasayan tüm insanları kardeşim olarak benimsedim. Bir ülkeyi sevmek demek, bu topraklarda geçirdiğin güzel ve iyi günleri sevmek demek değildir. İyi günde ve kötü günde burada olmak, vatanın yanında kalmak demektir yurt sevgisi. Boş başak dik, dolu başak ise eğiktir, derler. Ben hep eğik gezdim şu dünyada. Kibirden nefret ettim. Boş başaklar gibi diklenmedim, caka satmadım, her şeyi biliyorum demedim. Burnumun dikine gitmedim, bilginin ve bilimin ipine sarıldım. İşimi sansa bırakmadım. Çünkü, çok çalıştım ve boşluk bırakmadım."
Prof. Dr. Kotogyan'in emekli oldugu gün annesi Makruhi Hanim (87) rahatsiz oldugu için törene katilamadi. Kiz kardesi ünlü matematik hocasi Hripsime Kotogyan, kürsüye çikti ve annelerinin gönderdigi mektubu okudu:
"Cigerim Agop. Baban da okuma yazma bilmez idi, ben de. Sen, okudun. Sen hep okudun ve çok çalistin can parçam. Biz fukaraydik, senin yaptigin su çok zor yolculukta yanina yetecek kadar azik koyamadik. Bak, burada da açikliyorum, herkes duysun: Oglum, sana yeterince yardim edemedik ve ben hep üzüldüm buna. Pek belli etmezdi ama baban da buna çok üzülmüstü. Ama, sen bizim yüzümüzü hiç kara çikarmadim. Her zorlugun üstesinden geldin. Garip kusun yuvasini yapan Allah, uçmak istedigini anlayinca sana kanat takti. Cigerim Agop, çok çalistin, çok yoruldun. Sana biraz istirahat et diyecegim ama biliyorum ki beni dinlemeyeceksin. Simdi, biraz hastayim ama sen biliyorsun ki yanindayim. Bilesin ki anacigin seninle iftihar ediyor. Baban da simdi yukaridan sana bakiyor ve gülüyordur. Cigerim benim, senin o kara gözlerinden öpüyorum."
Prof. Dr. Agop Kotogyan ( Cildiyeci Kolsuz Agop - Lakabı ile meşhur olmuş )
41 yıl İstanbul Üniversitesi Cerrahpasa Tip Fakültesi'nde hizmet verdi.
Röportajı Yapan : ERSİN KALKAN