Forum Gündemi:

Konu Başlığı : Kıyamet Alameti Uydurmaları...

*
Bu konu; tarihinde açılmış olup, 9 defa yorumlanmıştır.
Konu Sahibi : CENGİZHAN99
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çevrimdışı
Acemi Üye
*
46
mesajlar
7
konular
0
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#1
13-08-2012, Saat:01:01 PM


KIYAMET ALAMETİ UYDURMALARI: İSALAR, MEHDİLER…



Kuran’da dünyamızın bir sonu olduğu söylenir. Dünyamızın sonu ve bundan sonra başlayan süreç “saat” veya “kıyamet” olarak tarif edilir. Kıyamet alametlerinden kasıt da evrenin ve dünyanın sonuna yakın zaman diliminde olacak olaylardır. Dolayısıyla bu olayları görmek beklenen sonun yakın olduğunun habercisi olacaktır.

Kuran’da olmayan izahların halka nasıl yutturulduğunu ve din adına uydurulan hurafeleri gösterebilmek için bu bölümde “kıyamet alametleri”ni işleyeceğiz. Kıyamet alametlerini işlerken ilk önce Kuran’da hiç geçmemesine rağmen gerçekleşmesine inanmanın İslam’ın bir şartı, inanmamanın kafirlik olarak ilan edildiği konulardan;

1- Mehdilik,
2- Deccaliyet,
3- Hz. İsa’nın yeniden gelişini işleyeceğiz. Daha sonra ise Kuran’da bir iki ayette bahsedilen, fakat hadislerde yüzlerce yalanla şişirilen konulardan
4- Yecuc-Mecuc ve
5- Dabbe konularına değineceğiz.


MEHDİLİK VE DECCALİYET

Mehdi, kıyamet alametleri içinde en popüler olan, hakkında en çok hadis uydurulan ve en çok istismar edilen karakterdir. Hadisler kullanılarak oluşturulan bu karakterin, sonuna yakın dünyaya geleceğine, herkesi yenip dünyaya hakim olacağına, daha sonra gelecek Hz. İsa ile buluşup dünyayı yöneteceğine, bunları gerçekleştirmek için ise Deccal ile savaşacağına inanılır.

Hadislere göre Mehdi kadar, Mehdi’nin talebeleri de üstün yeteneklere sahip sıra dışı kişilerdir. Tüm bu yeteneklere sahip olabilmek, kendi şeyhinin veya kendi liderinin Mehdi olduğunu ispat edebilmek için binlerce hadis uydurulmuştur.

Bu yüzden Mehdi’nin dış görünüşü hakkında, yapacakları hakkında, çıkacağı yer hakkında birbiriyle çelişen birçok hadis vardır. Mesela bir hadise göre Mehdi Şam’dan çıkacakken, diğerine göre Kufe’den, bir diğerine göre İstanbul’dan, bir başka hadise göreyse Medine’den çıkacaktır.

İlk nesiller kendi şeyh veya liderlerini Mehdi ilan etmek için o kadar çok hadis uydurmuşlardır ki sonraki nesillerin hadis uydurmasına gerek kalmamıştır. Bu nesiller de kendi liderlerine uyan hadisleri doğru kabul etmiş, diğer hadisleri yorumla saptırmış veya yalanlamışlardır.

Örneğin liderleri küçük burunluysa, “Mehdi küçük burunludur” hadisini kabul etmişler, Mehdi’nin gaga burunlu olduğuna dair hadisleri gözardı veya inkar etmişlerdir. İslam âleminde Mehdi enflasyonu yaşanmıştır. Şu anda Mehdi sanılan bir dini grup lideri var mı şeklindeki bir soruya vereceğimiz cevabımız “Acaba hangi grup kendi liderini Mehdi sanmıyor ki?” şeklindedir.

HER TARAF MEHDİ KAYNIYOR

Gerek Türkiye’deki, gerek İslam âlemindeki gelenekçi cemaatleri iyi tahlil etmemiz için Mehdilik olgusunu iyice kavramamız gerekmektedir.

Biz, Türkiye’deki, bizce en büyük olan on geleneksel İslami cemaati bir kenara yazdık ve sonra bunların hangisinin şeyhini, liderini Mehdi zannettiğini araştırdık. Sonuçta tamama yakınının kendi şeyhini, liderini Mehdi sandığını gördük.

Bu da gerçek manada İslami cemaatleri kavramak için Mehdiyet olayını bilmenin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. (Unutmayın ki cemaatlerin büyük bir kısmı Mehdiyet konusunda açık konuşmaz. Bu konuyla ilgili bilgileri kendi içine girenlere bile hemen açıklamazlar. Birçok cemaatte bu bilgileri açıklayan, şeyhin kendisi değil, onun en yakın halkası olmaktadır.)

Hadislerde Mehdi’nin kendisinin bile Mehdi olduğunu söylemeyeceği de nakil edilir. Cemaatler bu hadisi, liderlerinin Mehdiyet’ini gizlice, kulaktan kulağa, basının ve diğer kuruluşların önünde belli etmeden yaymalarının daha iyi olduğuna işaret kabul ederler.

Mehdiyet bir cemaate büyük bir kuvvet verir. Liderinin, 1400 yıl kadar önce tarif edilen, bazı Peygamberler ile eşit üstünlükte olan, dünyaya hakim olacak kişi olması, bu liderin müritlerinde çok güçlü bir bağlılık oluşturur. Bu bağlılıkla müritler tüm enerjilerini, tüm paralarını, tüm olanaklarını şeyhin eline teslim ederler.

Şeyhin hiçbir lafını tartışmayı bile düşünemezler. 1400 yıl önce hadislerle müjdelenmiş, “dünyayı fethedecek Mehdi”ye karşı gelmek kimin haddine düşmüştür? Liderini Mehdi diye yüceltenler, Mehdi’nin talebeleri olma vasfıyla 1400 yıl önceki hadislerde müjdelendikleriyle uyutulurlar.

Mehdi’nin halife olacağına dair izahlar, grup liderlerinin uzun vadeli ayaklanma, darbe gibi organizasyonlarla halifeliğe oturtulması gerektiğine dair planları da düşündürür. İslam tarihi, kendini Mehdi sanıp ayaklanmalar çıkartmış ve yüzlerce kişinin ölümüne sebep olmuş şizofrenlerin örnekleriyle doludur.

HUMEYNİ’NİN MEHDİLİKTEN GELEN GÜCÜ

Şiilik’te Mehdilik konusu imanın şartlarındandır. Şiilik’teki bu konuya atfedilen önem Sunnilik’tekinin de üstündedir. Mehdi’nin hicri 256’da doğan Hasan Askeri’nin oğlu Muhammed olduğu, ortadan kaybolduğu ve günü gelince meydana çıkıp vazifeyi alacağı inancı Şiiliğin temel inançlarındandır. Şu anda hicri 1400’lü yıllarda olduğumuz düşünülürse; Şiiler’in temel inancına göre Mehdi, 1100 yıldan fazla bir süredir bizle saklambaç oynayan bir kişidir.

Geleneksel İslamcılar içinde kalabalık bir kitleyi temsil eden Şiiler’in bu inancı, gelenekçi kitlelerin aklı nasıl bir kenara bırakıp, Kuran yerine mezheplere, hem de inanılmaz Kuran dışı izahlarına rağmen tabi olabildiklerini göstermektedir. Şii yönetimleri ve İran devrimini tahlil etmek için de Mehdilik konusunun bilinmesi çok önemlidir.

Şiiler’e göre Mehdi ortaya çıkıncaya kadar onun vekilleri hüküm sürecektir ve vekillere itaatsizlik, Mehdi’ye itaatsizliktir, Mehdi’ye itaatsizlik ise Allah’a isyandır.

Ayetullah Humeyni de Mehdi’nin bir dönemdeki vekili kabul edilmekteydi. Böylece Ayetullah Humeyni, halkı kontrol edecek ve yönlendirecek kuvveti Mehdi vekilliğinden aldı. Humeyni’ye -Mehdi’nin vekiline- itaat Şii inancında farzdı. İran devriminde, halkın bölünmeden, tek kaynaktan, büyük bir bağlılıkla idare edilip ayaklanmasının altında da Mehdiyet inancı vardır.

Yani yakın tarihte önemli yeri olan Şii-İran devrimini iyi anlamanın yolu da Mehdiyet konusunu iyi analiz etmekten geçmektedir. Şiilik’te, Sunnilik’teki binlerce Mehdi’ye karşı tek bir saklambaç oynayan Mehdi vardır; fakat bu Mehdi’nin Humeyni gibi vekilleri bile sırf bu vekaletten dolayı ihtilal yapacak gücü ellerinde bulundurmuşlardır.

DEVAM EDECEK....
Çevrimdışı
Acemi Üye
*
46
mesajlar
7
konular
0
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#2
13-08-2012, Saat:01:31 PM


ÖLÜ DİRİLTEN DECCAL



Deccal ise Mehdi’nin savaşacağı kişidir. Şeyhlerini Mehdi ilan edenler, şeyhlerine karşı çıkan veya şeyhlerinin yaşadığı devirde karşı fikirlere sahip olan kişileri Deccal ilan edivermişlerdir. Mehdi’ye hizmeti ibadet sananlar, Deccal’in ordu veya fikir sistemiyle savaşı da ibadet sayarlar. Hadislerde bir Mehdi, bir Deccal tarifi varken; on binlerce kişinin Mehdi ve onlara karşı on binlerce kişinin Deccal ilan edilmesi, konunun nasıl zıvanadan çıktığını gösterir. Deccal hakkındaki hadislerde Deccal’in cenneti ve cehennemi olduğu, ölüleri dirilttiği, alnında kafir yazdığı, kör olduğu, yeryüzünde gelmiş geçmiş en büyük fitne olduğu anlatılır.

Kuran’ın Mehdi ve Deccal hakkında ne dediğinin cevabı koca bir hiçtir. Yani Kuran’da tek bir ayette bile geçmeyen bu karakterler yüzünden binlerce Mehdi’nin peşine düşülmüş ve bunların düşmanları Deccal diye lanetlenmiştir. Binlerce kişinin kanı dökülmüş, adeta bir “İslam mitolojisi” oluşturulmaya çalışılmıştır. Her devirde gelecekmiş gibi beklenen Mehdi, kişileri tembelliğe itmiş, birçok Mehdi bekleyicisi kendi ürettikleriyle kurtuluşu arayacaklarına, kurtuluşu gelecek Mehdiler’den ummuşlardır. Ayrıca mezhepçiler, içinde bulundukları zayıf, hükmedilen, bilimsel olarak geri durumun günahını da kendilerinde arayıp kendilerini düzelteceklerine, uydurma Deccaller’e suçu yükleyip kurtulmuşlardır.






HZ. İSA’NIN YENİDEN GELECEĞİ İDDİASI



Kuran’da yer almamasına rağmen, ortaya atılan iddialardan biri de Hz. İsa’nın dünyanın sonuna yakın yeniden geleceğidir. Hadislerde Hz. İsa’nın Şam’ın doğusunda beyaz minareye ineceği, Mehdi ile buluşacağı, Deccal’i öldüreceği anlatılır. 12. bölümde bazı hadis uydurucuları anlatılırken geniş yer verdiğimiz Ebu Hureyre’nin, Buhari ve Müslim gibi, gelenekçilerin en güvendikleri iki kaynaktaki bir hadisi şöyledir: “Allah’a yemin ederim ki İsa’nın adil bir hakem olarak aranıza inmesi yakınlaşmıştır. O indiğinde haçları kırıp domuzları öldürür, cizyeyi kaldırıp maymunu öldürür ve İslam’dan başkasını kabul etmez.” Hıristiyanlık’tan ilk devirlerde dinimize geçenlerin yaydığını sandığımız bu uydurma, Kuran ayetleriyle de uyuşmaz.



Allah şunu demişti: Ey İsa, seni vefat ettireceğim, seni kendime yükselteceğim, seni inkar edenlerden ayıracağım…

3-Ali İmran Suresi 55



Hüseyin Atay bu ayete göndermeler yaparak şu açıklamayı yapar: “Hz. İsa hakkında Kuran-ı Kerim’in verdiği bilgi içinde onun öldüğü fakat öldürülmediği bilinmektedir. Bunlara göre Hz. İsa ölmüştür, hayatta değildir ve dünyaya dönmeyecektir. Hadislerle iman esasları sabit olmaz ve Kuran’a ilave yapılamaz. Hıristiyan kültünden ve kültüründen, Hz. Muhammed’in vefatından sonra İslam literatürüne geçen hikayelerden birinde; Hz. İsa’nın ölmediği, göğe çıkarıldığı ve kıyamet kopmadan dünyaya Şam’daki minareden ineceği anlatılmaya başlanmıştır. Hıristiyan mitolojisi İslamlaştırılarak Müslümanlar’ın inançları arasına sokulmuştur. Öyle ki buna inanmayanlar, aklı başında sanılanlar tarafından bile kafirlikle itham edilmektedirler.” (Hüseyin Atay, Kuran’a Göre Araştırmalar)



Muhammed sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. O Allah’ın elçisi ve Peygamberler’in sonuncusudur.

33-Ahzab Suresi 40




Ayetten Peygamberimiz’in son Peygamber olduğunu anlıyoruz. Kuran’da Hz. İsa’nın da Peygamber olduğu geçtiğine göre, Peygamberimiz’den sonra Hz. İsa’nın gelişi Kuran’ın bu ayetiyle çelişir.



Selam üzerimedir doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak kaldırılacağım gün.

19-Meryem Suresi 33



Meryem suresinde, Hz. İsa’nın ağzından nakledilen yukarıdaki sözlerde, Hz. İsa’nın üç önemli gününden bahsedilir. Görüldüğü gibi bu günler sayılırken; Hz. İsa’nın kıyamette dünyaya yeniden geleceği şeklinde bir günden bahsedilmez. Eğer böyle bir gün olsaydı, elbette bu da yalanlarla dolu hadislere bırakılmadan, şüpheye yer bırakmayacak şekilde Kuran’da bildirilirdi.

Ne yazık ki Kuran’ın belirtmediği ve Kuran ile çelişen Hz. İsa’nın gelişi hikayesi, yüzlerce sahte İsa’nın çıkışına yol açmıştır. Sahte Mehdi enflasyonu gibi, sahte İsa enflasyonu da yaşanmıştır.
General
*
4,320
mesajlar
329
konular
1,797
REP PUANI
Yeni Üye

Jun 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#3
13-08-2012, Saat:02:22 PM
hadis ilminin,sahih-mütevatir hadislerin bir önemi yok yani,bu yazından onu anlıyorum.sahih hadisler ve kuran birlikte alındığında bir çelişki-hata görmüşlüğümüz yoktur,buna imkan yoktur.fakat siz hadis ilmini bilmeden rahatça mütevatir hadise uydurma diyebiliyorsunuz.sizin kuran a yaklaşımınız kadar mantıksız yaklaşımı sofilerde gördüm.

forumda önceden de söyledim diye hatırlıyorum,mehdiyet inancına sığınılarak gidilen saçmalıklar var ve ben bunları kabul etmiyorum.mehdi bizim dönemizde çıksa bile bizi kurtaracak olan değildir(haşa),tek kurtaracak olan vardır o da Allahtır.ama sahih-mütevatir hadislere karşı hadis ilminin usulleri ile bir cevap veremiyor,hadisi şartlarını düşünerek değil de "mantıksız bulduğunu söyleyerek" reddediyorsanız bu zihniyetten bir ilim bekleyemiyorum.yaşar nuri,edip yüksel gibi kişilerden feyz alıyor sizin gibi çoğu insan.bu Türkiye Devleti'nin diyanetinin de,sapık bel'amlarının da çok vebali var.
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Çevrimdışı
Acemi Üye
*
46
mesajlar
7
konular
0
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#4
13-08-2012, Saat:02:33 PM
(13-08-2012, Saat:02:22 PM)karadamlalar Adlı Kullanıcıdan Alıntı: İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!
hadis ilminin,sahih-mütevatir hadislerin bir önemi yok yani,bu yazından onu anlıyorum.sahih hadisler ve kuran birlikte alındığında bir çelişki-hata görmüşlüğümüz yoktur,buna imkan yoktur.fakat siz hadis ilmini bilmeden rahatça mütevatir hadise uydurma diyebiliyorsunuz.sizin kuran a yaklaşımınız kadar mantıksız yaklaşımı sofilerde gördüm.

forumda önceden de söyledim diye hatırlıyorum,mehdiyet inancına sığınılarak gidilen saçmalıklar var ve ben bunları kabul etmiyorum.mehdi bizim dönemizde çıksa bile bizi kurtaracak olan değildir(haşa),tek kurtaracak olan vardır o da Allahtır.ama sahih-mütevatir hadislere karşı hadis ilminin usulleri ile bir cevap veremiyor,hadisi şartlarını düşünerek değil de "mantıksız bulduğunu söyleyerek" reddediyorsanız bu zihniyetten bir ilim bekleyemiyorum.yaşar nuri,edip yüksel gibi kişilerden feyz alıyor sizin gibi çoğu insan.bu Türkiye Devleti'nin diyanetinin de,sapık bel'amlarının da çok vebali var.

Yukarıdaki yazı bir dini siteden alıntılanmış...
İslami bilimsel bir yazıdır...

Yazıyı okuyunuz...

Varsa tek yanlış cümle...
Yanlış cümleyi alıntılayarak, doğrusunu yazınız...
Tartışma , tartışabilme usulü budur....

Yok sen şu kişiye,şuna inanıyorsun, yok ben şuna inanıyorum masallarını bırakalım...Sevgili kardeşim.....

Selam...
General
*
4,320
mesajlar
329
konular
1,797
REP PUANI
Yeni Üye

Jun 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#5
13-08-2012, Saat:02:47 PM
benim delilim kuran ve sünnet birlikte olacak.bu durumda münazara yapmayacaksın,sünneti kabul eden biri değilsin ki.sünneti reddeden birine sünnet ile delil getirmek boş bir vakit kaybı olmayacak mıdır?
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Çevrimdışı
Acemi Üye
*
46
mesajlar
7
konular
0
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#6
13-08-2012, Saat:03:00 PM
(13-08-2012, Saat:02:47 PM)karadamlalar Adlı Kullanıcıdan Alıntı: İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!
benim delilim kuran ve sünnet birlikte olacak.bu durumda münazara yapmayacaksın,sünneti kabul eden biri değilsin ki.sünneti reddeden birine sünnet ile delil getirmek boş bir vakit kaybı olmayacak mıdır?



Bakınız güzel kardeşim,

Önce benim eğitimim müsbet ilimler dalındadır..
Bu nedenle ben her konuya SORGULAYARAK başlarım...

Sizinle farklılıklarımızı bir tesbit yapalım, uyuşamayacağımız
konu şudur:

Öncelikle hadisler konusunda:

Yüzbinlerce uydurma ve yalan hadisleri uyduranlar ,binlece arap din adamlarıdır.....
Bu yüzbinlerce uydurma hadis arasından, inceleme yapıp bazı hadisleri
sahih ilan edenler de arap din adamlarıdır.....

Bu nedenle benim arap din adamlarının hadis kitaplarına itimadım
yoktur...
Bu nedenle ben hadis kitaplarında bildirilen hadisleri sorgularım.
Ve bu hadislerin:
Önce Aziz Kur'anı Kerimin temel prensiplerine uyup uymadığına bakarım..
Sonra bu hadislerin AKLA UYGUN olup olmadığına bakarım...

Akla uygun olmayan bir hadise itibar etmem...
Sebebi Peygamberimiz üstün bir akla ve zekaya sahip bir kimsedir.
Onun AKLA UYMAYAN bir söz söyleyebileceğini kabul edemem..

Siz ise arap din adamlarının her sahih dediği sözü aynen
sorgulamadan kabul edip, tabi oluyorsunuz..
Düşünce farkımız budur...

Peygamberimizden bize RİVAYET OLARAK naklediler hadisler
Kur'ana ve akla uyuyorsa BAŞTACIMDIR....

SELAMLAR....
General
*
4,320
mesajlar
329
konular
1,797
REP PUANI
Yeni Üye

Jun 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#7
13-08-2012, Saat:03:31 PM
"Akla uygun olmayan bir hadise itibar etmem..."
"Kur'ana ve akla uyuyorsa BAŞTACIMDIR...."

sorun burada bitiyor işte,biz sizin aklınızı veya yeni din müçtehidi kesilenlerin,nakille uyuşmayanların aklını kabul etmiyoruz.ki emin olun nakil ve aklımız çatışmaz.size bazı hadisleri getirdiğimde işinize geldiği gibi alıp bazen de reddediyorsunuz,bunun hadis ilminde bir karşılığı yok.kuran'a arz etme ile gelen hadisi aklınıza uydu diye kabul edebilirsiniz ancak bu hadis de uydurma hadistir.sizler senin de dediğin gibi "aklınıza" göre hadis kabul ediyorsunuz.kişilerin akılları dinen mutlaklık arzedecek şeylerde delil kabul edilmez.
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Çevrimdışı
Acemi Üye
*
46
mesajlar
7
konular
0
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#8
13-08-2012, Saat:04:52 PM
(13-08-2012, Saat:03:31 PM)karadamlalar Adlı Kullanıcıdan Alıntı: İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!
"Akla uygun olmayan bir hadise itibar etmem..."
"Kur'ana ve akla uyuyorsa BAŞTACIMDIR...."

sorun burada bitiyor işte,biz sizin aklınızı veya yeni din müçtehidi kesilenlerin,nakille uyuşmayanların aklını kabul etmiyoruz.ki emin olun nakil ve aklımız çatışmaz.size bazı hadisleri getirdiğimde işinize geldiği gibi alıp bazen de reddediyorsunuz,bunun hadis ilminde bir karşılığı yok.kuran'a arz etme ile gelen hadisi aklınıza uydu diye kabul edebilirsiniz ancak bu hadis de uydurma hadistir.sizler senin de dediğin gibi "aklınıza" göre hadis kabul ediyorsunuz.kişilerin akılları dinen mutlaklık arzedecek şeylerde delil kabul edilmez.


Alıntı:.kişilerin akılları dinen mutlaklık arzedecek şeylerde delil kabul edilmez.

Evet çok haklısınız....(!)

100 yıl önce yaşamış arap din adamlarının her söyledikleri, her uydurdukları dinen mutlaklık arzeder..Size göre tabii ki....!!

Kardeş,

Eğer kur'an-ı kerimden haberiniz varsa:

Kaç ayette kaçdefa...
Okuyun...Aklınızı kullanın..Düşünün der biliyor musunuz...
Ben diyim 40 defa siz diyin 50 defa...

Ben bu ayetleri es geçeceğim, bu ayetleri bir kenara atacağın...
1000 yıl önce yaşamış arap din adamlarının akıllarıyla hareket edeceğim öyle mi...???

Sağol kardeş...
Benim arap din adamlarının söylediklerine ihtiyacım yok...
Aziz Kur'anı Kerim bana yetiyor da artıyor..Fazla bile geliyor...

Her okuduğumda yeni bir kitap okur gibi farklı farklı düşüncelere
farklı dünyalara gidiyorum...

Arap din adamlarından nakillerle de size mutluluklar....

Selam...
General
*
4,320
mesajlar
329
konular
1,797
REP PUANI
Yeni Üye

Jun 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#9
13-08-2012, Saat:05:16 PM
"100 yıl önce yaşamış arap din adamlarının her söyledikleri"

hadis hakkındaki önyargınızın ve bilgisizliğinizin teşhiri olmuş bu da.kuranda aklınızı kullanın diyordu evet,aklımı kullanıp kitaba ve rasule tabi oldum ben de.aklı kullanmayıp her deneni kabul etmekten bahsetmedim.neyse tekrar tartışmaya girmeyeceğim sizin ile.
Allah sizin şerrinizden müslümanları korusun.
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Çevrimdışı
Acemi Üye
*
46
mesajlar
7
konular
0
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#10
13-08-2012, Saat:05:21 PM
(13-08-2012, Saat:05:16 PM)karadamlalar Adlı Kullanıcıdan Alıntı: İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!
"100 yıl önce yaşamış arap din adamlarının her söyledikleri"

hadis hakkındaki önyargınızın ve bilgisizliğinizin teşhiri olmuş bu da.kuranda aklınızı kullanın diyordu evet,aklımı kullanıp kitaba ve rasule tabi oldum ben de.aklı kullanmayıp her deneni kabul etmekten bahsetmedim.neyse tekrar tartışmaya girmeyeceğim sizin ile.
Allah sizin şerrinizden müslümanları korusun.

Yüce Allah sizin ve öncelikle yüzbinlerle hadis uyduran arap din adamlarınıN şerrinden de tüm kainatı ve tüm müslümanları korusun...

AMİNNNNN....


Hızlı Menü:


Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi