Şimdi Kur'ana uymasa fakat mezhebe uysa bunu tasdik etmeli miyiz? İşte cevabı:
Her iddiayı sahibine sormalı. Bu sözü için (Yalnız Kur'an) diyen insanlar, bu adamı suçlamıştır. Yazar öyle demekle (ayetler delil olmaz.) demiyor. (Kur’an’ı en iyi anlayan Resulullah ve sahabe-i kiramdır. Onların anladıklarına uygun değilse, sizin âyetlerden anladığınız yanlıştır) diyor. (Yalnız Kur'an) diyenler, Kur'andan kendi anladıklarına Kur'an diyorlar. Halbuki onların veya bizim doğru anlamamız yanlıştır. Kendi anladığımız manaya nasıl (Bu Allah'ın kelamı) diyebiliriz. Kur'an-ı Kerim'den anladığı Sünnete uygun olabilir, ama mezhebe uymuyorsa (Bu anlayış bizim mezhebimize uymuyor.) deriz. Çünkü Kur'anı bir insan anlayamaz. Ancak alimler anlar, onlar da Peygamberlerden anlar biz de böylelikle anlamış oluruz.
Biri çıkıp, (Abdest ayetinde, sırayla yıkamanın farz olduğu bildiriliyor.) dese, sahabe-i kiramdan da örnekler verse ve biz de ona, (Evet) dersek, mezhebimizden çıkmış, mezhepsiz kalmış oluruz. Çünkü Hanefi'de tertip farz değildir. Şafii'de farzdır. Şafii olan tasdik eder, ama Hanefi olan tasdik etmez. Çünkü biz kendi alimlerimize bakarız, kendi kafamıza göre yorumlayamayız.
Başka biri, (Abdest ayetinde, muvalatın ve başın tamamını mesh etmenin farz olduğu bildiriliyor.) dese, ve biz de evet desek, mezhepzsiz oluruz. Çünkü Hanefi'de ikisi farz değildir. Bunlar Maliki'de farzdır. Maliki olan tasdik eder, ama Hanefi olan tasdik edemez.
Bir başka biri, (Abdest ayetinde, başı olduğu gibi, çıplak ayakları da mesh etmek farzdır. Ayakları yıkamak bid'attir.) dese mezhebimize aykırı olduğu için tasdik edemeyiz. Sadece (Şii'lerde öyle) deriz.
Yine biri, (Ben Kur'andan fatiha okumanın farz olduğunu anlıyorum) dese, bu sözü sünnete aykırı değildir. Ancak Hanefi mezhebine aykırıdır. Onun için ölçü, mezhebimizin bildirdikleridir. Yalnız Kur'an diyen mezhepsizlerin, mezhebimize aykırı olan bir şeyin (Biz Kur'andan söylüyoruz) dese de, yine de tasdik edemeyiz.
(Yalnız Kur'an) diyenler olduğu gibi, (Yalnız Kitap ve Sünnet) diyen mezhepsizler de vardır. Bunlar mezhepsizliği meşrulaştırmak için, Kur’an’dan anladıkları hükümlere (Kur’an yolu), hadislerden anladıkları yola da, (Sahabenin yolu) diyerek ahmakları kandırmaya çalışıyorlar.
Onun için mezhebi olan, dört mezhebin hak olduğuna inanan kimse, (Kitap ve Sünnet) tabirini kullanmaktan kaçınmalıdır. Çünkü bu tabiri genelde mezhepsizler kullanıyor. Ehl-i sünnet olan bilir ki İslam'ın dört tane delili vardır. (Kur'an, Sünnet, İcma ve Kıyası fukaha) bunlardır. Mezhepsizlere, mezhebin dışına çıkanlara itibar edilmez. Çünkü bunları diyenler de bir mezhebe sahiptir. Ama o mezhepler, sapık 72 bozuk fırkadan olduğu için onlara itibar etmemek gerekir.