Yürüdüğümüz bu çöl Habil mezarlığıdır
Ceset torbalarında çürüttük umutları
Ve üstü örtülmeyen savaş çocuklarıyız
Ortadoğu derler kan ve insan kolajı..
Kağıttan şehirlerin üstüne basan geçti
Rohingya bir çiçek adı olsaydı eğer
Gırtlağıma saplanmazdı paslı bir demir gibi
Güdümlü silahların sapanla tenakuzu
Limanlarına yüzümün demir atar her akşam
Ve gelir çöreklenir kalbimin ortasına
Adem'le yaşıt hüzünler silsilesi..
Yanağından süzülen o berrak mücevherle
Takas edilebilir mi yeryüzünün suları
Sen bir kadının elini tuttuğun zaman
Parmak uçlarımdan doğranıyor ellerim
İçin sızlamalıydı kalbinden deport edildim
Cennetten demedim kalbinden dedim
Ağır silahlar altında konuşlanır sevgimiz
Ülkesiz kalmış gibi kırgın bileklerimiz
Kalbimiz ki sönmeyen birer volkanik dağdır
Tehlike ve bereket iç içe ve mündemiç
An gelir terkedilir ins-ü cin tarafından
Kırığıyla kalır tüm fay hatları
Zümrüt KARABUDAK