Delikanlı: Kimsin sen? Sorularıma cevap verebilecek misin? ,
Hoca: (c.c.)'ın bir kuluyum ve Onun izniyle sorularýna cevap verebileceðim.
Delikanlı: Emin misin? Profesörler bile cevap veremedi bana. Hoca: (c.c.)'ın izniyle cevap vermeye çalışırım
Delikanlı: 3 sorum var
1. (c.c.) yaşıyor mu? öyle ise, şeklini bana göster
2. Takdir (kader) nedir?
3. Eğer şeytan ateşten yaratıldıysa neden cehenneme yollanıyor,
cehennemde ateş dolu değil mi? Ateş ateşi nasıl yaksın. Tanrı bunu düşünemedi mi?
Bu arada, aniden bizim hocamız delikanlının başı üzerinde bir saksı kırar.
Delikanlı canı yana yana sorar; Neden sinirlendin ki?
Hoca: Sinirlenmedim. Bu benim üç soruna bir cevabım der.
Delikanlı: Hiç bir şey anlamadım.
Hoca: Nasıl hissetin kendini saksıyı başında kırınca
Delikanlı: Tabii ki, fena bir acı hissettim.
Hoca: Yani, acının varlığına inanıyor musun?
Delikanlı:Evet
Hoca: Bana bu acının şeklini göster ozaman!
Delikanlı:Gösteremem.
Hoca: Bu benim ilk cevabım. Herkes (c.c.)'ın varlığını hisseder ama
(c.c.)'ı göremez.
Hoca: Dün gece rüyanda benim baþında saksı kırdığımı gördün mü?
Delikanlı:Hayır.
Hoca: Bugün böyle birşey ile karşılaşacağını hiç düşündün mü?
aklından geçti mi?
Delikanlı:Hayır
Hoca: Bu işte takdir’dir. (kader)
Hoca: Biz neyden yaratıldık? topraktan yaratılmıþ değil miyiz?
Delikanlı: Evet böyle denir.
Hoca: E o zaman ? Saksıda topraktan yapılmadı mı? (c.c.) isterse
ateşten yaratılan şeytanı ateşin içinde cezalandıramaz mı??