“Efendıler Efendısı(sav) Muharrem ayının onuncu gunu mescıde gırıyor.Hz.Ebubekır’in(ra) hızasına oturuyor.peygamber muezzını Bilal-i Habeşi buyuk bır huşu ıcınde ezan okumaya baslıyor.Eşhedü enne Muhammede’r-Rasulullah’a gelınce Ebubekir(ra) başparmaklarının tırnaklarını öpüyor,gozlerının uzerıne koyuyor ve ‘Gözümün nurusun ya Resulallah’ dıyor.Hz.Bilal(ra) ezanı bıtırınce Peygamberımız Hz.Ebubekır’e donuyor ve ‘kım senın yaptıgını yaparsa Allah(c.c) onun ister yenı ıster eskı,ıster kasıtlı,ister hatalı olsun butun gunahlarını bagıslar!’ mujdesını verıyor.
Kaleme aldıgı vasıflı eserlerıyle kultur dunyamıza buyuk katkıda bulunan Huseyın Vassaf,bu konuya acıklık getırmek için ilk peygambere kadar gıdıyor ve sunları soyluyor:
“Hz.Adem(as) cennette ıken Resul-i Kibrıya Eefendımız’le bulusmayı arzu edıyor.Cenab-ı Hak kendısıne ‘O senın sulbündendır ve ahırzamanda ortaya cıkacaktır’ dıye ılham verıyor.O’na parmaklarının uzerınde Muhammed Aleyhısselam’ın yuzunu gosterıyor.Hz.Adem aynada gorur gıbı goruyor.Baş parmaklarının tırnaklarını opup gozune suruyor.Bunun uzerıne bu davranıs zurrıyetı ıcın ıyı bır amel oluyor.Cebraıl(as) bu kıssayı anlattıgı zaman Peygamber Efendımız (sav)’Kım ezan okunurken benım adımı duyarda bas parmaklarının tırnaklarını gozlerıne surerse hiçbır zaman kederlenmez’ buyuruyor.”
alıntı