Öyle arzu ediyorum ki, keşke inanan insanlar birbirlerini âşık-maşuk münasebeti içinde sevseler.
Yani biri Leyla ise diğeri Mecnun, biri Vamık ise öteki Azra, biri Şirin ise beriki Ferhat, biri Kerem ise öbürü Aslı olsa.
Birbirlerini görmek için âdeta mehâliki iktiham etse yani her türlü sıkıntı, meşakkat ve tehlikelere karşı göğüs gerip katlansa ve birbirlerinin arkasından koşturup dursalar.
Fakat beşer tabiatının ne tür zaaflardan mündemiç olduğunu nazar-ı itibara aldığımız zaman, aşk derecesinde böyle bir sevgi ve alakanın öyle çok kolay gerçekleştirilemeyeceğini de biliyoruz.