İnananların gönlüne bahar gibi dolmuştu.
Uçsuz bucaksız papatya tarlalarında benzersiz kırmızı bir lale olmuştu.
Kalbimizin kızıl bahçelerinde beyaz bembeyaz bir muştu olmuştu.
Üzülen sıkılan bunalan gönüllerimizin yâri olmuş;
bize bizden çok üzülmüş;
üstümüze anamızdan çok titremiş;
bize tüy gibi yumuşak merhametli bir el olmuştu.
O’nu ALLAH severdi.
O’nu kullar severdi. O’nu çocuklar ve kadınlar severdi.
O’nu sert gönüllü erkekler de severdi; onlar sonra adalet timsali Ömerler oldular.
O’nu hurma kütükleri bile severdi ayrılığına dayanamaz inlerlerdi.
O kâinatın gözbebeği idi O’nu kimler sevmezdi ki…
Seni biz de seviyoruz ey ALLAH’ın kulu ve peygamberi.
Ey efendilerin efendisi.
Ey sevgililerin sevgilisi.
Seni biz de sevmeye çalışıyoruz; ey hatalıların şefaat edicisi.
Keşke becerebilseydik seni sevmeyi.
Keşke başarabilseydik sana layık ümmet olmayı; bu büyük devletin bilincinde olabilseydik.
Yolunda gidebilseydik er olabilseydik.
İlim ile cihad ile amel-i salih ile güzel ahlak ile kendimizi donatmış olsaydık.
Birbirimizi daha çok sevebilseydik…
Her gün doğum gününüz bize.
Her salâvat sizden bir gül.
Sünnetler gül demetleri.
Hadisler gülün mis kokulu sözleri.
ALINTI
Bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreğimizi,
Taşıyabilir miydin acaba bendeki seni!..
![[Resim: 9qfd91186dd20fz6.gif]](http://img147.imageshack.us/img147/9978/9qfd91186dd20fz6.gif)
![[Resim: 1871qt9.gif]](http://img67.imageshack.us/img67/9378/1871qt9.gif)