Dayanmak adalelerimize
Ve kusmak bin yıllık yangınları
alevli öfkeleri
Düşmanın kirli yüzüne savurmak
Ve vurup kırmak direnmeyen elleri
Taş atmayan, sapan tutmayan
işbirlikçi hain elleri
Bütün yönlerden savaşçılar,
güzel atlılar koşuyor kavgamıza.
Beklemek.
Elbette ihanet!
Bir büyük vatansever edasıyla konuşuyor
işbirlikçiler, pazarlıkçılar
Bilsin kılıçları bileyenler
Dikilen bir putun tapıcısı olmaktır bekledikleri.
Oysa biz
Oysa Devrim
Oysa KURTULUŞ…
Dağılmak bize yaraşmaz
Kavgamız birdir
yumrukların sıkıldığı her yerdedir
Emperyalizme karşı
Her gün binlerce yürek çarpar
Dağlarda, şehirlerde her yerde
Bir büyük umuttur savaşımız
Artık zındanlara sığmaz sevdamız
Emekçi, işçi, memur, mazlum
Biriz Biz
Bilsin kılıçları bileyenler
KAVGAMIZ BÜYÜK!
Şükür ki
Kavgamız büyük
Bir kelime daha etmek istemiyoruz
“Bizim işimiz Devrim yapmaktır.”
Artık yiğitler söylesin şarkımızı
ellerde şanlı sancaklar
ve binlerce bayrakla
tek sloganımız olsun
-hep hep hep-
Raşid-i Hilafet
Diken üstünde çarpar şanlı bir yürek
Kanlardan görünmez kahraman bilek
Ve zifiri karanlıkta
haince vurulmuş bir militan
Pınar olur gül olur gök olur
Olur yandaşımız
Artık tamamız
Böylece, kahramanca
-vakit geldi-
AYAKLANIYORUZ!..
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim
canlarım, kollarında Parti pazubentleri
dik başlar, erkek haykırışlarla
göndere, en yukarlara çekiyorlar
en yukarlara çatlıycak kadar aşkî yüreklerini.
