mü'min kardeşimiz için de istemeliyiz. Peygamberimiz (s.a.v.), şöyle buyurmuş:
“Sizden biriniz diğer kardeşinizin aynasıdır. Öyleyse onda bakana eziyet verecek kötü bir hal görürse, onu ondan gidermeye baksın (tövbesine yardımcı olsun).”
(Buharî, Edebü’l-Müfred, 238; Tirmizî, Birr, 18, 1929) buyurur.
Abdullah ibn Mesud r.a. der ki:
“Bir kardeşinizi günaha bulanmış görünce, ‘Allahım onu perişan et, ona lanet et’ gibi ifadelerle beddualar ederek şeytana yardımcı olmayın. Allah’tan, kendinizle beraber onun için kurtuluş ve afiyet isteyin. Rasulullah s.a.v.’in ashabı: ‘Bizler, ne durumda öldüğünü görmeden hiç kimse hakkında kesin bir hüküm vermezdik. Eğer iyi bir hal üzere ölürse onun hayra ulaştığını bilirdik. Fakat kötü bir halde ömrü biterse, onun adına korkardık.’ derlerdi.”
Ebu Hüreyre r.a. rivayet etmiştir ki, içki yüzünden ceza verilen bir kimseye oradakilerin beddua etmesi üzerine
Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdu:
“Böyle söylemeyiniz, kardeşinize karşı şeytana yardımcı olmayınız! ‘Allahım onu affet, onu doğru yola ilet. Allah sana acısın.’ deyiniz.”