CEVAP
Elbette yanlıştır. Resulullah efendimiz "sallallahü aleyhi ve sellem" Allahü tealanın bildirdiğini söyleyince, haşa (Bu söz dine aykırıdır) denmez. Eğer o sözün söylenildiğinde şüphe varsa, sadece (Resulullah böyle söylememiştir) denebilir. Ama kaynak sağlamsa, elbette buna itiraz da edilmez. Eğer sağlam kaynaklar kabul edilmezse, ortada din kalmaz. (Yalnız Kur'an) diyenlerle dinimiz rahatlıkla yıkılır. Resulullah'ın (Nesh vardır) dediği hadis-i şerif, en sağlam hadis kitabı Buhari'de geçmektedir. Nesh olan bir ayeti Allahü teala Resulullaha bildirmişse, O da bunu bir hadis-i şerifle açıklamışsa, buna yanlış demek, Nassa inanmamak olur. Bu çok yanlış bir harekettir. Çünkü Resulullah efendimiz, bize dine uygun olmayan bir şey söylemez.
Tenkitler, ilmi olmalıdır. Akla dayandığı gibi nakle de dayanmalıdır. Başka türlü kurtuluş olmaz. Mesela Kurtubi'deki nesh konusu hakkında, (Hayır, Kurtubi'de öyle bir ifade yoktur) veya (Kurtubi'de öyle bir ifade var, ama Kurtubi muteber bir kitap değildir, veya başka bir muteber kitapta nesh yoktur yazar) diye kesin ve nakle dayanan bir ifadeyle bize gelmeniz gerekir. Yoksa, aklımıza ve mantığımıza göre bir dini anlayamayız. Böyle bir şey söylemeden, ("Nesh vardır" diyen imanını tazelemelidir) gibi hiçbir ilmi dayanağı olmayan, gerçekçi olmayan ve nakle dayanmayan bu ifadeler, tabi ki bir delil olamaz. Resulullaha din mi öğretiyorsunuz, haşa! Hayır, bu yanlış bir ifadedir. Neshi kabul eden Resulullaha ve Eshab-ı kirama (İmanınızı tazeleyin) demek, dinin peygamberine dini öğretmek olur. Yahut (Nesh var) diyen muteber kitaplara yalan mıdır diyeceğiz? Hadis kitaplarına inanılmazsa ortada din kalmaz. Hele (Şevkani de nesh yoktur diyor) demek ayrı bir saçmalıktır. Şevkani'nin mezhepsiz biri olduğu vesikalarıyla bildirilmiştir. İsteyen bakabilir.
Kararname ve kanun benzetmesi isabetli değildir. Kanun hükmünde kararname çıkarılabilir. Bakanlar Kuruluna bu yetki verilmişse, buna yanlış denir mi? Eğer yetki verilirse, kanun da çıkarılır. Bu tamamen yetkiye dayalıdır. Anayasa'ya (Bakanlar Kurulu, kanun çıkarabilir, mevcut kanunları değiştirebilir ve iptal edebilir) diye bir madde konsa, buna kimse itiraz edemez. Allahü teala, Kur'an-ı kerimde kanun çıkarma yetkisini sadece Resulullah'a vermiştir. Mesela Kur'an'da sadece domuz eti haramdır, ama Resulullah köpeği, yılanı da yasak etmiştir. (Niye Allah, peygamberine bu yetkiyi verdi?) demek doğru olmaz, çok yanlıştır. Resulullah efendimizin, Allahü tealanın verdiği yetkiyi kullanmasında ne yanlışlık vardır? Böyle diyenler apaçık sapıklığa düşmüşlerdir.
(Yalnız Kur'an) diyenler, (Hadis, bir ayeti nasıl nesh edebilir?) diyorlar. Böyle söyleyenler asla Kur'an-ı kerime inanmıyor. İnanan kimse böyle söyleyemez. Çünkü Allahü teala, Kur'an-ı kerimde, (Resulüme tabi olun, Resulüm neyi verdiyse onu alın, neyi yasakladıysa ondan sakının! Onun [dine ait] her sözü vahye dayanır) buyuruyor. Resulü de (Falan ayet nesh edildi) buyuruyor. Kur'ana inanıp, Resule tabi olan elbette buna inanır. Üstelik Resulullahın sözü vahye de dayanıyor. Yani Allahü tealanın bildirdiğini söylüyor. İnanan kimse, asla Resulullah'ı yalanlayamaz, Resulullahın bildirdiklerini bize ileten hadis kitaplarını yok saymaz. Bunları yok sayanlara, itibar edilmez!