You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Kalpler Seni Bilmeli Diller Seni Söylemeli

Kalpler Seni Bilmeli Diller Seni Söylemeli

Administrator
Kalpler Seni Bilmeli Diller Seni Söylemeli
Gözler eserini görmeli, kalpler seni bilmeli, hissetmeli; diller seni söylemeli.

Şehir denen mezarlarda, sıkıştık kaldık betonlar arasında. Yıktığını yapamayan, kırdığını onaramayan, dağıttığını toplayamayan, darmadağınık kullarının imdadına yetiş, Allah’ım, yetiş!

Hayalleri ve inancı kadar büyüktür insan. Bir de azmi ve sebatı kadar… Dilde Allah, gönülde şeytan. İkisi de bir arada olmaz. Melek, şeytanla barışmaz.

“Allah de dostum, Allah / Lâ ilâhe illallah / Nur Muhammed Sallallah / Lâ ilâhe illallah.”
Bir şeyler değişmeli hayatımızda. Aklın eli imdada yetişmeli, hırsın ve hevesin dizginini tutmalı. Yeniden bir şeyler olmalı. Sen kendine yardım et ki, Allah da sana yardım etsin. Hayatın değişsin… Gönülden istemedikçe sen, her şey aynı kalmaya mahkûm, hayatı değişmeden yaşamaya devam edeceğiz demektir.

Sen nasılsan, dünya öyledir. Gördüğüne göredir. Sen mutluysan, gözüne mutlu görünür insanlar. Her şey gördüğün gibidir. Bakışın bir bir elbise giydirir gördüklerine, ruh biçer hallerine.

Bir halden diğer hale geçiyoruz. Her halimiz iyi olacak değil ya… Bazen öyle, bazen böyle. Kusurunu bilen, talihli insandır, kalbi değişime açıktır. Değişime direnmek, kendine kötülük etmektir.

Her sabah güneş niye yeniden doğuyor? Yataktan kalkalım diye mi, yoksa gaflet uykusundan ayılıp uyanalım diye mi?
Değişime karşı direnmek, bir nevi ölümü istemek. Ölmeden kabre girmek, yani hayatın içine gömülmek… Çıkmalıyız bu şehir denen zindandan. Bu yerler bize göre değil. İmanın ışığıyla ve Allah’ın yardımıyla çıkacağız inşallah. Yeter ki biz çıkmak isteyelim.

Karanlıklardan yudum yudum nuru sağarken gökleri yıldız yıldız içerken ve gözyaşlarıyla abdest alırken üşümez insan. Kendini bulan, Rabbini bulur. Kendini bilen, rabbini bilir. “Bu uçsuz bucaksız kâinatın içerisinde, küçücük bir toz zerresiyim ben, ne işim var bu dünyada, görevim ne burada?”

Nefis huysuz, yaramaz bir çocuk gibi ayartmaya çalışır bizi. Odaklandığımız noktadan, ayağımızı kaydırmaya çalışır. İçimizdeki ateşi sadece Yüce Allah tefekkür söndürür; tefekkürsüzlük bizi sinsi, sinsi yavaş yavaş öldürür.
Ey çaresizliğine yanan ve ağlayan, hiçbir insanı unutmayan, yalnız bırakmayan Allah’ım; bir gecenin gülüyle, ince bir düşünceyle güldür ruhumuzu.

Büyüdük ne değişti? Karanlıkta bile gören o gözler, şimdi ışıl ışıl yanan ve aydınlanan kâinatta niye göremez, niye seçemez oldu Allah’ım Senin ayetlerini, işaretlerini…

“Söndürün ışıkları uzaklara gideyim,
Nurdan bir şehir gibi ruhumu seyredeyim.” (Necip Fazıl Kısakürek)

Merakımızı ve tefekkürümüzü ruhumuza yöneltmeli; engelleri aşarak bu zorlu yolculuğa çıkmalıyız. Önce gözler görmeli, ardından diller söylemeli. Dalda bülbüller şakırken, kâinat bahçelerinde susan insanlara tahammülü yok ay ve yıldızların. Susmak görmemektir, şahitlikten kaçınmaktır. Yaşadığını zanneden böyle ölüler çok dünyamızda.
Ey izzet ve azamet sahibi olan Allah’ım! Zillet ve sefalet çukurlarından, bu yüce ismin hürmetine, Sana olan kulluğumuza yakışan en güzel yerlere çıkar bizi. O sağlam ipine Kur’an’ın ayetlerine sıkı sıkı yapışmayı ve anlayarak okumayı nasip eyle.

Allah’ım, Senin büyüklüğünü lâyıkıyla anlamadıkça, kendi küçüklüğünü de anlayamıyor insan.
Bir tek elimi bile, binbir iş göreyim diye hikmetle yaratan Rabbim. Sana sundum elim. Senden gizli değil hiçbir halim. Karanlık bir gecede aciz bir kalbin duası olarak dileklerimizi kabul eyle.

O “ol” deyince olmazlar olur / İnsan huzuru imanda bulur.

Gençliğin kıymeti, ihtiyarlıkta bilinir. Gündüz gecenin gençliğidir. Gündüz geçmişse eğer, gecenin kıymeti bilinmeli.
Mevlâm, gecelerin nuruna gark eylesin. Gerçek hayatın farkına vardırsın. Ağzımızın tadını bozmasın, arttırsın Rabbim İnşallah. Geçen günler ve geceler ömürdendir. Şuur lâmbasını yaksın, uyandırsın. ‘Amin’ diyelim de duamızı kabul etsin Rabbim.




Oğuz Metiner
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.