Yüreğim eve ekmek getirememiş bir baba kadar buruk.
Üşüyorum.
Canımızı yakacak insanlar uzakta olduğundan mı?
Gurbet yakar demişti annem.
Üşüyorum.
Anneler yalan söyler mi hocam?
Ne ben ilk söylediğim kelimeyi hatırlıyorum ne de kelimeler ilk söylendiği kadar değerli.
O zamanlar seni seviyorum yoktu.
Ve biz pastel kırmızı boya isterdik.
Sırtına bindiğimiz dedelerin ahı mıydı?
Küçüktük.
Namaz bize farz değildi.
Annemin bir adı olduğunu mezar taşında öğrendim.
Üşüyorum.
Ayaklarımızda nasır yok.
Acaba huzurda diz çökmediğimizden mi?
Bir mağaram bir kuyum da yok.
Hikayem çocukları uyutacak kadar da heyacanlı olmadı hiç.
Başrolde ben vardım ama ilk ben vuruldum.
Her leylin bir fecri, her mağaranın bir cebraili var mıdır bilmiyorum.
Ama,
beni sıkma sevgilim.
Ben okuma biliyorum...
Osman Nuri Ünsal