Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Kadınlar dövülür mü ? dövülürse hangi durumda dövülür ?
Kadınlar dövülür mü ? dövülürse hangi durumda dövülür ?
Şimdi Hz.Eyyub hanımı için bir miktar sopa vurarak dövme üzerine yemin ediyor.
Sıhhatı yerine gelince yemininden pişmanlık duyuyor ama yemin etmiş bir kere.
Allah'da bir yöntem sunmuş ne kadar sopa atacaksa bir demet yap hafifçe vur.
Soru: Resul döneminde ya da sonraki dönemlerde mesela imamlar bu yöntemi alıp örnek uygulamalarda bulunmuş mu tarihte ?
hile-i şer'iye ne oluyor ?
Bu tarihî arka plan bilgisinden hareketle Nisâ 4/34. ayetin, eşiyle arasında bir sorun çıktığında, yani eşi kendisine dikbaşlılık ettiğinde ilk tedbir olarak dayağa başvuran adamlara hitap ettiğini ve onlara daha insanî çözüm yolları önerdiğini söylemek mümkündür. Bu inceliği göz ardı etmek, Kur’an’ın tüm erkek muhataplarının sabah-akşam eşlerine dayak atan adamlar olduğu gibi, tarihsel gerçekle bağdaşmayan bir yargıya veya Kur’an’ın bütün evli erkeklere gerektiğinde eşlerini dövmelerini salık verdiği gibi bir yanlış anlamaya yol açabilmektedir. Hâlbuki bu ayet ataerkil Araplar arasında eşini dövmeyi belki de tek yöntem olarak benimsemiş erkeklere başka yöntemler ve tedbirler salık vermektedir.
Bu konuda söylenecek nihai söz şudur: Çağdaş müslümanlar Kur’an’ın nüşûz ve darb konusundaki tavsiyesinden ziyade bu tavsiyenin Hz. Peygamber’in fiili sünnetinde nasıl karşılık bulduğuna dikkat etmelidir. Nitekim eşlerini boşanma konusunda muhayyer bırakacak derecede aile içi huzursuzluklar yaşandığı dönemde bile Kur’an dayakla tedibe ruhsat tanıdığı halde en ufak bir şiddet eğilimi göstermediği gibi eşlerini döven arkadaşlarını, “Sizden biri hanımını köle/cariye döver gibi dövecek, gece vakti de [utanıp sıkılmadan] onunla aynı yatağa girecek, öyle mi?” (Buhârî, “Tefsir” 91, “Nikâh” 93; Tirmizî, “Tefsir” 91) gibi çarpıcı sözlerle paylamıştır. İşte bu yüzden müslümanlar için öncelikli rehberlik, Hz. Peygamber’in rehberliğidir. Unutmamak gerekir ki Kur’an Hz. Peygamber de dâhil olmak üzere bütün herkese hitap etmekte, ancak herkes ilahi hitabın gereklerini Hz. Peygamber gibi yerine getir(e)memektedir.
Mademki Allah’ın sözü tutulacaktır; öyleyse kendi öznelliğimizle bizatihi sözün kendisini “çağdaş Kur’an üretme” pahasına te’vil ve tatbike çalışmaktan ziyade, onun en güzel te’vili/teevvülü (pratik yorumu) olan nebevi sünnete bakmak ve bunu esas almak daha akıllıcadır. Nebevi sünnetteki uygulamaya bakıldığında, “Adam olan, karısını dövmez” sonucuna ulaşılır.
Prof. Dr. Mustafa Öztürk
Dayak Cennetten çıkma değildir, Cennetten çıkarılmıştır.
Herkes aynı fikirdeyse,
hiç kimse yeterince
düşünmüyor demektir.
Mevlana
Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi