ANNE VE EVİNİN HANIMI OLMASIDIR
TOPLUMSAL SORUMLULUKLAR ÜSTLENMESİ DEĞİLDİR
KADININ asil sorumluluk alani EVİDİR
“Ey insanlar! Allah'ın vaadi gerçektir, sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve o aldatıcı (şeytan) da Allah hakkında sizi kandırmasın!Çünkü şeytan, sizin düşmanınızdır, siz de onu düşman sayın. O, kendi taraftarlarını ancak ateş ehlinden olmaya çağırır.” (Fatır: 5-6)
“Ey iman edenler! Şeytanın adımlarını takip etmeyin. Kim şeytanın adımlarını takip ederse, muhakkak ki o, fuhşiyatı / çirkin alışkanlıkları ve münkeri / kötülüğü emreder. Eğer üstünüzde Allah'ın lütuf ve merhameti olmasaydı, içinizden hiçbir kimse asla temize çıkamazdı. Fakat Allah dilediğini arındırır. Allah işitir ve bilir.” (Nur: 21)
“Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, işiten, bilendir.” (Fussilet: 36)
وَقُل رَّبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ
“Ve de ki: Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım! Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım, Rabbim!” (Mü’minun: 97-98)
Rabbımız Allahu Teala’nın yukarıdaki ikaz ve emirlerine icab ederek günümüzdeki ins ve cin şeytanlarının ‘kadının sosyalleştirilmesi’ konusundaki açık ve sinsi hile, tuzak, plan ve projelerinin şerrinden Allahu Teala’ya sığınma adına nefsimi, ehli beytimi ve tüm mü’min kardeşlerimi uyarmak niyeti ile bu yazıyı kaleme aldım.. Tevfik Allah’tandır...
İnsanlığın en büyük ezeli düşmanı Şeytan ve Hizbuşşeytan / Şeytanın cinler ve insanlardan oluşan partisi; günümüzde kurmuş olduğu global / küresel imparatorluğunun çatı kurumu olan BM ve ona bağlı bütün taguti devlet ve kuruluşları; “kadın hakları”, “kadının korunması”, “kadının sosyal statüsünün güçlendirilmesi” “kadının sosyalleşmesi” “kadının toplumsal, siyasal, ekenomik faaliyetlere katılması” gibi başlıklar altındaki projelere öncelik vermektedirler. Ellerindeki tüm kamu etkileme ve yönlendirme vasıtaları, devlet ve yasama gücü ile medya, TV-kanalizasyonları ile bu projeler doğrultusunda özellikle halkı müslüman ülkelerde ‘kadını evinden dışarı çıkartıp sosyalleştirmeye’ yönelik faaliyetler yapmaktadırlar.
Ne yazıkki; hemen hemen bütün İslami kuruluşlar, cemaatler, partiler, hizipler -belki de farkında olmaksızın- bu hususta Şeytanın dümen suyuna kendilerini kaptırmış durumdalar. Hepsinin ‘kadın kolları faaliyetleri’ var ve bu faaliyetler; kadını asıl sorumluluk alanı olan evindeki sorumlulukları hakkında biliçlendirmek yerine, ‘kadının yeri evidir’ anlayışını ‘ataerkil, gelenekci’ vb. yaftalarla aşağılayarak ve nasları zoraki te’viller ile kadını ‘evden dışarı çıkartıp sosyalleştirmek’ yönünde yoğunlaşmaktadırlar.!..
Bilinmelidir ki; kadını sosyalleşmiş topluluklar zıvanadan çıkarlar, hatta insanlıktan çıkarlar. Atomize olup kolayca güdülen, sadece üreten ve tüketen birey yığınları olurlar. Günümüz Avrupa, Amerika ve onlara benzemeye çalışan Türkiye vb. toplumlarda olduğu gibi.!.
Halbuki kadın için asıl olan anne ve evinin hanımı olmasıdır, toplumsal sorumluluklar üstlenmesi değildir. Kadının asıl sorumluluk alanı evidir.